• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

24 Ekim 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Bu sözler kulaklarımıza küpe olsun. Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Karikatürü istifadelerinize sunuyoruz... (24 Ekim 2026)

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Fevzi UZEL

Harika analiz Her kademede Müslümanın hal, hareket, edep, ahlak giyim kuşam, sosyal ilişkilerin nasıl olması gerektiği çok güzel tarif edilmiş,
  • 4 Saat Önce

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

MÜSLÜMAN GENÇ KIZ NASIL OLMALI? Güzelliği Edebinde, Değeri Ahlakında, Gücü İmanında Saklı Bir Gençlik Bir milletin geleceğini görmek istiyorsanız gençlerine, bir toplumun ahlaki durumunu anlamak istiyorsanız aile hayatına bakınız. Çünkü gençlik, bir milletin yarınlarıdır. Genç kızlarımız ise yarınlarımızı şekillendirecek nesillerin yetişmesinde önemli sorumluluklar üstlenebilecek kıymetli bireylerdir. Bugün genç kızlarımızın önünde birbirinden farklı hayat tarzları, modalar, alışkanlıklar ve düşünceler bulunmaktadır. Özellikle sosyal medya, televizyon dizileri ve internet dünyası, gençlerimizin giyiminden konuşmasına, arkadaş seçiminden hayata bakışına kadar pek çok konuda etkili olmaktadır. Peki, Müslüman bir genç kız bütün bu gelişmeler karşısında nasıl bir duruş sergilemelidir? Nasıl giyinmeli, nasıl konuşmalı, kimlerle arkadaşlık etmeli ve kendisini hayatın tehlikelerinden nasıl korumalıdır? Bu soruların cevabını ararken öncelikle şu gerçeği unutmamalıyız: İslam'ın yetiştirmek istediği genç kız; yalnızca dış görünüşüyle değil, ahlakıyla, bilgisiyle, merhametiyle, iffetiyle ve şahsiyetiyle örnek olan genç kızdır. GİYİMİNDE ÖLÇÜ, DAVRANIŞINDA EDEP OLMALI İslam dini, kadın ve erkek bütün müminlere haya, iffet ve güzel ahlakı öğütler. Kur'an-ı Kerim'de Nur Suresi'nin 30 ve 31. ayetlerinde önce erkeklere, ardından kadınlara bakışlarını sakınmaları ve iffetlerini korumaları emredilmektedir. Bu emir bize önemli bir hakikati hatırlatmaktadır: Edep yalnızca kadından beklenen bir sorumluluk değildir. Erkek de kadın da davranışlarından Allah katında sorumludur. Müslüman bir genç kız, giyiminde İslam'ın tesettür ölçülerini esas almalı; bedenini örten, şeffaf olmayan, vücut hatlarını belirginleştirmeyen, temiz ve düzenli kıyafetleri tercih etmelidir. Ancak burada çok önemli bir hususun altını çizmek isterim. Tesettür yalnızca başı örtmekten ibaret değildir. Tesettürün ruhunda haya, tevazu, vakar ve Allah'ın rızasını gözetme düşüncesi vardır. Başını örttüğü hâlde insanları küçümseyen, dedikodu yapan, kalp kıran bir kimse de ahlakını sorgulamalıdır. Aynı şekilde bir insanın yalnızca kıyafetine bakarak onun bütün ahlakı hakkında hüküm vermek de doğru değildir. Çünkü kıyafet insanın dışını, güzel ahlak ise iç dünyasını güzelleştirir. GÜZELLİĞİNİ BAŞKALARININ BEĞENİSİNE EMANET ETMEMELİ Sevgili genç kızlarımız! Bugün sosyal medya dünyası sizlere sürekli aynı mesajı vermeye çalışıyor: Daha güzel görün, daha fazla beğeni al, daha çok dikkat çek! Oysa insanın değeri aldığı beğeni sayısıyla ölçülmez. Bir genç kızın güzelliği yalnızca yüzünde, saçında, kıyafetinde veya dış görünüşünde değildir. Asıl güzellik onun düşüncesinde, terbiyesinde, konuşmasında, merhametinde ve karakterindedir. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Sosyal medyada gördüğünüz gösterişli hayatlara özenerek kendi hayatınızı değersiz görmeyin. Unutmayınız ki her güzel görünen hayat huzurlu, her gösterişli insan mutlu değildir. Sizi gerçekten değerli kılan şey, insanların alkışları değil, Allah katındaki sorumluluk bilinciniz ve sahip olduğunuz güzel ahlaktır. KONUŞMASIYLA, TAVRIYLA VE NEZAKETİYLE ÖRNEK OLMALI Müslüman bir genç kız konuşurken ölçülü, dürüst, nazik ve saygılı olmalıdır. Büyüklerine hürmet etmeli, küçüklerine şefkat göstermeli, anne ve babasına karşı güzel davranmalıdır. Ancak saygılı olmak, her söylenene kayıtsız şartsız boyun eğmek değildir. Genç kızlarımız gerektiğinde düşüncelerini açıkça ifade edebilmeli, haksızlık karşısında susmamalı ve kendilerine yapılan yanlışlara karşı kararlı bir duruş sergileyebilmelidir. Edep, çekingenlik veya çaresizlik demek değildir. Edepli olmak başka, hakkını savunamamak başkadır. İslam ahlakıyla yetişmiş bir genç kız, ne insanları kıracak kadar kaba ne de kendisini ezdirecek kadar iradesiz olmalıdır. Dürüstlükten ayrılmamalı, yalandan, gıybetten, iftiradan, kıskançlıktan ve gösterişten uzak durmalıdır. Çünkü güzel ahlak, insanın en kıymetli ziynetidir. ARKADAŞINI SEÇERKEN DİKKATLİ OLMALI Atalarımızın güzel bir sözü vardır: "Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim." Gerçekten de arkadaş çevresi, özellikle gençlik yıllarında insanın hayatını derinden etkiler. İyi arkadaş insanı iyiliğe teşvik eder. Kötü alışkanlıkları bulunan bir çevre ise zamanla insanı yanlış davranışlara sürükleyebilir. Bu nedenle genç kızlarımız arkadaş seçerken yalnızca dış görünüşe, maddi imkânlara veya popülerliğe bakmamalıdır. Arkadaşlarının dürüstlüğüne, güvenilirliğine, merhametine ve kendilerine gösterdiği saygıya dikkat etmelidir. Kendisini yalana, zararlı alışkanlıklara, ahlaki değerlerinden uzaklaşmaya veya istemediği davranışlara zorlayan kişilerden uzak durmalıdır. Gerçek arkadaş, arkadaşını tehlikeye atan değil, tehlikeden koruyandır. SOSYAL MEDYADA KENDİSİNİ KORUMAYI BİLMELİ Günümüzün en önemli meselelerinden biri de gençlerin internet ortamında karşılaştıkları tehlikelerdir. Eskiden aileler çocuklarının kimlerle görüştüğünü, nereye gittiğini daha kolay takip edebiliyordu. Bugün ise bir telefon ekranından dünyanın herhangi bir yerindeki insanla iletişim kurulabiliyor. Bu durum büyük imkânlar sağladığı gibi ciddi tehlikeleri de beraberinde getirmektedir. Sevgili genç kızlarımız! İnternet üzerinden tanıştığınız herkese güvenmeyin. Size güzel sözler söyleyen, sürekli iltifat eden veya sevdiğini iddia eden herkesin samimi olduğunu düşünmeyin. Özel fotoğraflarınızı, adresinizi, okul bilgilerinizi ve kişisel sırlarınızı tanımadığınız kişilerle paylaşmayın. Hiç kimsenin sizi sevgi bahanesiyle baskı altına almasına, tehdit etmesine veya istemediğiniz davranışlara zorlamasına izin vermeyin. Böyle bir durumla karşılaştığınızda utanıp susmayın. Güvendiğiniz aile bireylerinden, öğretmenlerinizden veya yetkili kurumlardan yardım isteyin. Şunu özellikle belirtmek isterim: Bir genç kızın iffetli ve dikkatli olması önemlidir; ancak uğradığı tacizin, tehdidin veya şiddetin sorumlusu asla mağdurun kendisi değildir. Suç işleyenin sorumluluğu suç işleyene aittir. SEVGİ İLE İSTİSMARI BİRBİRİNDEN AYIRMALI Gençlik, duyguların yoğun yaşandığı bir dönemdir. Sevmek, sevilmek, değer görmek ve bir insanla hayatı paylaşmayı hayal etmek insanın yaratılışında vardır. Ancak her sevgi sözü gerçek sevgiyi ifade etmez. Bir insan sizi gerçekten seviyorsa kişiliğinize, inancınıza, kararlarınıza ve sınırlarınıza saygı gösterir. Sizi ailenizden ve arkadaşlarınızdan koparmaya çalışan, sürekli kontrol eden, korkutan veya istemediğiniz şeylere zorlayan bir davranış sevgi değildir. Genç kızlarımız duygusal kararlar verirken acele etmemeli, insanları tanımaya önem vermeli ve hayatlarını etkileyecek konularda akıllarını da kullanmalıdır. Unutmayınız: Gerçek sevgi insanın onurunu korur; istismar ise onu elinden almaya çalışır. NİKÂH DÜŞEN ERKEKLERLE MÜNASEBETTE SINIRLARINI BİLMELİ Sevgili genç kızlarımız! İslam dini, kadın ile erkek arasındaki ilişkilerde edebi, iffeti ve karşılıklı saygıyı esas almıştır. Dinimizde bir kadının evlenmesi dinen mümkün olan erkekler, namahrem olarak değerlendirilir. Amca ve dayı çocukları, yani kuzenler; enişte, aile dostları ve nikâh yapılmamış nişanlılar bu konuda dikkat edilmesi gereken kişilerdendir. Çünkü akrabalık, tanışıklık veya nişanlılık tek başına mahremiyet hükmü oluşturmaz. Burada bir ayrıntıyı da açıklamak gerekir: Bir kadınla kız kardeşinin aynı anda nikâh altında bulunması dinen yasaktır. Ancak bu geçici evlenme engeli, enişteyi sürekli mahrem hâline getirmez. Peki, genç kızlarımız bu kişilerle nasıl münasebet kurmalıdır? Öncelikle konuşmalarında, davranışlarında ve fiziksel yakınlıklarında İslam'ın koyduğu ölçülere dikkat etmelidir. Geleneksel İslam fıkhında namahrem bir erkekle baş başa, kimsenin kolayca girip çıkamayacağı kapalı bir ortamda yalnız kalmaktan sakınılması öğütlenir. Buna halvet denilmektedir. Aynı şekilde fiziksel temas konusunda da dinî sınırlar gözetilmelidir. Geleneksel fıkıhta namahrem kişiler arasındaki sarılma, öpüşme ve benzeri yakınlıklar uygun görülmez. Ancak bu ölçüler, kadınların erkeklerle eğitim, çalışma, alışveriş veya günlük hayatın gerektirdiği konularda saygılı ve ölçülü iletişim kuramayacağı anlamına gelmez. Burada özellikle ailelerimize de seslenmek istiyorum: Çocuklarımıza yalnızca yabancılardan sakınmalarını öğretmek yeterli değildir. Tanıdıkları insanların yanında da kişisel sınırlarını koruma hakları olduğunu anlatmalıyız. Hiçbir genç kız, akrabası veya aile büyüğü olduğu gerekçesiyle bir erkeğin istemediği şekilde kendisine dokunmasına, sarılmasına veya özel hayatına müdahale etmesine katlanmak zorunda değildir. Akrabalık güvenin garantisi olmadığı gibi, büyüklük de sınırsız yakınlık hakkı vermez. Genç kızlarımızın bilmesi gereken önemli bir husus daha vardır: İslam'da haya yalnızca kadınlara emredilmemiştir. Erkeklerin de gözlerini haramdan sakınmaları, iffetlerini korumaları ve kadınların sınırlarına saygı göstermeleri emredilmiştir. Unutmayalım ki mahremiyet, korkuyla değil bilinçle; iffet, baskıyla değil iman ve güzel ahlakla korunur. Ve sevgili genç kızlarımız! Bir insanın size yaklaşmasına izin vermemeniz için mutlaka dinî bir gerekçe göstermeniz gerekmez. İstemediğiniz bir yakınlığa karşı çıkmak en doğal hakkınızdır. Edebinizi koruyun, sınırlarınızı bilin, fakat kendinizi korumak için sesinizi yükseltmekten de asla çekinmeyin. EĞİTİMİNE ÖNEM VERMELİ, BİLGİYLE DONANMALI İslam'ın ilk vahyinin "Oku!" emriyle başlaması, ilmin önemini ortaya koymaktadır. Müslüman bir genç kız yalnızca iyi bir evlat, ileride iyi bir eş veya anne olmayı değil, aynı zamanda bilgili, bilinçli, üretken ve topluma faydalı bir insan olmayı da hedeflemelidir. Okumalı, araştırmalı, kendisini geliştirmeli ve yeteneklerini keşfetmelidir. Doktor, öğretmen, mühendis, hukukçu, bilim insanı, sanatçı veya başka bir mesleğin başarılı temsilcisi olabilir. İslam tarihinde Hz. Âişe validemizin ilmi birikimi ve hadis rivayetindeki yeri, kadınların bilgi ve eğitim alanında üstlenebileceği sorumlulukların önemli örneklerindendir. Genç kızlarımız bilmelidir ki cehalet bir meziyet değildir. İman ile ilim birbirinin düşmanı değil, insanın hayatını güzelleştirebilecek iki önemli değerdir. NAMAZINI, DUASINI VE MANEVİYATINI İHMAL ETMEMELİ Müslüman bir genç kızın hayatında ibadetin özel bir yeri bulunmalıdır. Namazını önemsemeli, Kur'an-ı Kerim'i okumaya ve anlamaya çalışmalı, helal ile haram konusunda bilgi sahibi olmalıdır. Ancak ibadeti yalnızca alışkanlık hâline getirmekle yetinmemelidir. Kıldığı namazın kendisini kötülükten uzaklaştırmasına, tuttuğu orucun sabrını artırmasına, yaptığı duaların kalbine huzur vermesine gayret etmelidir. Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan insan, yalnız kaldığında da doğru olanı yapmaya çalışır. Çünkü gerçek ahlak, yalnızca insanların gördüğü yerde değil, kimsenin görmediği yerde de dürüst kalabilmektir. KENDİSİNİ KORUMAKTAN UTANMAMALI Genç kızlarımıza verebileceğimiz en önemli öğütlerden biri de şudur: Kendinizi korumayı öğrenin. Gerektiğinde "Hayır!" demekten çekinmeyin. Tanımadığınız insanların araçlarına binmeyin, güvenliğinizden şüphe duyduğunuz ortamlarda bulunmak zorunda hissetmeyin. Fiziksel, psikolojik veya dijital şiddeti normal karşılamayın. Kendinizi güvende hissetmediğinizde yardım istemekten utanmayın. Fakat bütün bunları söylerken genç erkeklerimize de önemli bir sorumluluğu hatırlatmalıyız. Bir toplumun güvenliği yalnızca kız çocuklarına dikkatli olmalarını öğreterek sağlanamaz. Erkek çocuklarına da kadınlara saygıyı, sınırlarına riayet etmeyi, merhameti ve sorumluluk bilincini öğretmek zorundayız. Kadını korumanın en doğru yollarından biri, ona zarar vermeyi aklından bile geçirmeyen ahlaklı nesiller yetiştirmektir. ANNE VE BABALARA DA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR Burada bütün sorumluluğu genç kızlarımızın omuzlarına yüklemek büyük bir haksızlık olur. Anne ve babalar da kendilerine şu soruyu sormalıdır: Biz çocuklarımıza yalnızca nasihat mi ediyoruz, yoksa davranışlarımızla örnek de oluyor muyuz? Bir baba kızına dürüst olmasını öğütlerken kendisi yalan söylüyorsa, bir anne kızından merhamet beklerken sürekli başkalarının arkasından konuşuyorsa verilen nasihat ne kadar etkili olabilir? Evlatlarımızın yalnızca kıyafetleriyle ilgilenmeyelim. Kalplerini, düşüncelerini, korkularını ve hayallerini de anlamaya çalışalım. Onları sürekli azarlayarak değil, sevgiyle dinleyerek yetiştirelim. Yanlış yaptıklarında korkudan bize yalan söylemek zorunda kalmasınlar. Öyle bir aile ortamı oluşturalım ki başlarına bir sıkıntı geldiğinde ilk sığınacakları güvenli yer kendi evleri olsun. Çünkü güvenin bulunmadığı yerde nasihat çoğu zaman etkisini kaybeder. SON SÖZ: GENÇ KIZLARIMIZ BİZİM EMANETİMİZ DEĞİL, AYNI ZAMANDA GELECEĞİMİZİN GÜÇLÜ ŞAHSİYETLERİDİR Sevgili genç kızlarımız! Hayatınız boyunca sizi farklı yönlere çekmeye çalışan insanlar olacaktır. Kimileri güzelliğinizle, kimileri kıyafetinizle, kimileri maddi imkânlarınızla, kimileri de sosyal medyadaki takipçi sayınızla değerlendirecektir. Siz bütün bunların ötesinde bir insan olduğunuzu unutmayın. İnancınızı öğrenin, ahlakınızı güzelleştirin, ilminizi artırın, ailenizle bağlarınızı güçlendirin ve kendinize saygı duyun. Tesettürünüzü bilinçle taşıyın, ibadetlerinizi samimiyetle yerine getirin, insanlara karşı merhametli olun. Ama aynı zamanda güçlü olun. Hakkınızı bilin. Haksızlığa karşı sesinizi yükseltin. Hiç kimsenin sizi değersiz hissettirmesine izin vermeyin. Çünkü İslam'ın hedeflediği güzel ahlak, insanı silik ve iradesiz hâle getirmek değil; onu sorumluluk sahibi, onurlu ve güvenilir bir şahsiyet olarak yetiştirmektir. Şunu da asla unutmayın: Bir insan hata yapabilir, yanlış kararlar verebilir ve zaman zaman yolunu şaşırabilir. Önemli olan hatasından ders çıkarabilmesi, tövbe edebilmesi ve yeniden doğruya yönelebilmesidir. Allah'ın rahmetinden ümit kesilmez. Ey Müslüman genç kız! Güzelliğinle değil, yalnızca güzelliğinle anılmakla yetinme; ahlakınla da tanın. Kıyafetinle değil, yalnızca kıyafetinle değerlendirilmekle yetinme; bilginle, düşüncenle ve karakterinle de saygı kazan. Başını örterken aklını örtme. Edebini korurken cesaretini kaybetme. İffetini gözetirken şahsiyetinden taviz verme. Merhametli olurken kötülüğe boyun eğme. Öyle bir hayat yaşa ki seni tanıyanlar yalnızca nasıl giyindiğini değil, nasıl güzel bir insan olduğunu da anlatsın. Çünkü ideal Müslüman genç kız, yalnızca dış görünüşüyle değil; imanıyla, ilmiyle, edebiyle, vicdanıyla ve güzel ahlakıyla örnek olan genç kızdır. Ve unutmayalım: Bir genç kızın gerçek değeri ne giydiğiyle, ne kadar güzel göründüğüyle veya başkalarının onun hakkında ne düşündüğüyle ölçülür. Onun insan olarak onuru zaten vardır; güzel ahlakı ise bu onuru taşıma biçimidir. Rabbim bütün genç kızlarımızı ve genç erkeklerimizi güzel ahlakla yetişen, kötülüklerden uzak duran, kendisine, ailesine, milletine ve bütün insanlığa faydalı bireylerden eylesin. Âmin.
  • 6 Saat Önce

ne dedin

hııı??
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23