• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ABD İsrail'in saldırısını kınadı ama...

ABD, israil'in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne saldırısını “gereksiz bir tırmanma” olarak nitelendirerek görünüşte Tel Aviv’e tepki gösterdi. Ancak israilli üst düzey bir yetkilinin, saldırı öncesinde “son derece hassas istihbarat bilgilerinin” ABD ile paylaşıldığını açıklaması Washington’ın saldırıdan önceden haberdar olduğunu ortaya koydu.

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Hüseyin Yavuz

Bari bu defa kınamasak, artık komik olmaya başladı
  • 2 Ay Önce

RI

ABD bağımsız bir ülke değil....
  • 2 Ay Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Stratejik Ortaklık mı, Gizli Suç Ortaklığı mı? Washington’ın İkiyüzlü Suriye Politikası! Uluslararası diplomaside "müttefiklik" kavramı, karşılıklı güven, şeffaflık ve ortak güvenlik çıkarları üzerine inşa edilir. Ancak ABD’nin Orta Doğu’daki hamleleri, bu kavramın içini tamamen boşaltmaktadır. Son olarak İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırı karşısında Washington’ın takındığı tavır, müttefiklik maskesinin ardındaki acı gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir. Beyaz Saray, saldırıyı kamuoyu önünde "gereksiz bir tırmanma" olarak nitelendirerek Tel Aviv’e güya tepki göstermiştir. Fakat madalyonun diğer yüzü çok geçmeden ortaya çıkmıştır. İsrailli üst düzey bir yetkilinin, saldırı öncesinde "son derece hassas istihbarat bilgilerinin" ABD ile paylaşıldığını açıklaması, Washington’ın bu kanlı plandan en ince ayrıntısına kadar haberdar olduğunu kanıtlamıştır. Bu durum, basit bir dış politika tutarsızlığı değildir; açık bir riyakarlık ve ikiyüzlülüktür. Bir yanda barış ve istikrar hamisi gibi davranıp saldırıyı kınamak, diğer yanda ise o saldırının istihbaratına sessizce onay vermek müttefiklik hukukuna sığmaz. Eğer bir güç, müttefiki olduğu bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit eden adımları önceden bildiği halde sessiz kalıyor ve bunu engellemek için hiçbir yapıcı adım atmıyorsa, o gücün niyetini sorgulamak kaçınılmazdır. Kendi çıkarları söz konusu olduğunda dünyayı ayağa kaldıran ABD, bölgedeki şımarık ortağının saldırganlığına göz yumarak statükoyu korumaya çalışmaktadır. Önceden alınan istihbarata rağmen sessiz kalmak, saldırıyı kınayan içi boş açıklamalardan çok daha güçlü bir mesaj taşır. Bu sessizlik, saldırıya verilmiş gizli bir icazettir. Son söz olarak, sahada yaşananlar diplomasi masalarındaki süslü yalanları bir kez daha çürütmüştür. Bölge ülkelerine yönelik bu haince körlük, Washington’ın gerçekte kimin yanında durduğunu netleştirmiştir. Bilgi paylaşıldığı halde sessiz kalan, saldırı gerçekleştikten sonra ise timsah gözyaşları döken bir aktör, müttefik olamaz. Bu tavır, müttefiklik değil; açıkça istikrarsızlığın ve düşmanlığın ortaklığıdır. Bölge ülkeleri, kendi güvenliklerini Washington’ın sahte dostluğuna değil, kendi öz güçlerine dayandırmak zorunda olduğunu bir kez daha acı bir tecrübeyle görmüştür.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23