• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Abdullah Çiftçi'den Azerbaycan çıkışı: Hanya'yı Konya'yı anlayacaklar

Abdullah Çiftçi'den Azerbaycan çıkışı: Hanya'yı Konya'yı anlayacaklar

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

SAYIN ALİYEV, DEVLET YÖNETMEK İNSANLARI SUSTURMAK DEĞİL, ONLARIN HAKLARINI KORUMAKTIR! Bir ülkenin büyüklüğü sahip olduğu petrol yataklarıyla, doğalgaz rezervleriyle, güçlü ordusuyla veya görkemli saraylarıyla ölçülmez. Bir ülkenin gerçek büyüklüğü, o ülkede yaşayan insanların ne kadar özgür olduğu, düşüncelerini ne kadar rahat ifade edebildiği ve devletin vatandaşına ne kadar adaletli davrandığıyla ölçülür. Sayın İlham Aliyev! Size Türkiye'den, Azerbaycan halkını kardeşi bilen, onun sevincini kendi sevinci, acısını kendi acısı kabul eden bir insan olarak seslenmek istiyorum. Biz Azerbaycan'ı yalnızca sınırları olan bir devlet olarak görmedik. Biz Azerbaycan'ı kendi canımızdan, kendi kanımızdan bildik. Karabağ işgal altındayken yüreğimiz yandı. Azerbaycan'ın zaferinde gözlerimiz doldu. Çünkü bizim için Azerbaycan'ın sevinci Türkiye'nin, Türkiye'nin sevinci de Azerbaycan'ın sevincidir. Ancak kardeşlik, yanlışlar karşısında susmayı gerektirmez. Gerçek dost, her yaptığınızı alkışlayan değil, yanlış yaptığınızda sizi uyarmaktan çekinmeyendir. Son günlerde Azerbaycan yönetimine yönelik eleştiriler ve bu eleştirilerin ardından bazı isimlerin ülkeye girişinin yasaklandığı yönündeki haberler, kardeşlik hukukuna yakışmayan bir tartışmayı beraberinde getirdi. Stratejist Abdullah Çiftçi'nin sert açıklamaları da bu tartışmanın geldiği noktayı göstermektedir. Ben meseleye tehditlerle, meydan okumalarla veya karşılıklı suçlamalarla yaklaşmak istemiyorum. Benim söylemek istediğim çok daha insani, çok daha temel bir hakikattir. Sayın Aliyev, eleştiriden korkmayınız! Çünkü eleştiri bir devletin düşmanı değildir. Aksine, devletlerin yanlışlarını görmesini sağlayan en önemli imkânlardan biridir. Bir insanı susturabilirsiniz. Bir gazetecinin ülkeye girişini engelleyebilirsiniz. Bir düşünceyi yasaklayabilirsiniz. Fakat bütün bunlar o düşüncenin yanlış olduğunu ispatlamaz. Unutmayınız ki fikirlerle mücadele etmenin yolu yasaklar değil, fikirlerdir. Bir devlet başkanı kendisini eleştiren herkesi düşman olarak görmeye başladığında, çevresinde yalnızca kendisini alkışlayan insanlar kalır. İşte asıl tehlike de burada başlar. Çünkü insanı bazen düşmanlarının eleştirileri değil, dostlarının bitmek bilmeyen alkışları felakete sürükler. Sayın Aliyev! Azerbaycan halkı onurlu bir halktır. İnancıyla, kültürüyle, tarihiyle ve gelenekleriyle saygıyı hak etmektedir. Bu insanların düşüncelerini açıklaması, inançlarını yaşaması, barışçıl biçimde itiraz etmesi ve yöneticilerini eleştirmesi bir lütuf değil, en temel insan hakkıdır. Bir vatandaşın başörtüsü takması, inancının gereğini yerine getirmesi veya devletin bir uygulamasına karşı çıkması tek başına suç sayılamaz. Devletin görevi insanların vicdanlarını yönetmek değildir. Devletin görevi, farklı düşüncelere ve inançlara sahip insanların huzur ve güven içerisinde yaşayabileceği adil bir düzen kurmaktır. İnsanların başını eğdirerek devletin başını yüceltemezsiniz! Tarih bize defalarca göstermiştir ki baskıyla sağlanan sessizlik, toplumun huzurlu olduğu anlamına gelmez. Bazen insanlar korktukları için susarlar. Bazen başlarına bir şey gelmesin diye düşüncelerini içlerine gömerler. Bazen de çocuklarının geleceğini düşünerek haksızlıklar karşısında seslerini çıkaramazlar. Ama onların susması, yapılanların doğru olduğu anlamına gelmez. Sayın Aliyev! Size bir kardeş nasihati vermek isterim. Gücünüzün zirvesindeyken adaletten ayrılmayınız. Çünkü makamlar geçicidir, iktidarlar geçicidir, insan ömrü ise hepsinden daha kısadır. Bugün verdiğiniz kararlar yarın tarih kitaplarında yer alacak. Gelecek nesiller sizi yalnızca Karabağ zaferiyle değil, kendi halkınıza nasıl davrandığınızla da değerlendirecek. Bir devlet başkanı için topraklarını korumak ne kadar önemliyse, o topraklarda yaşayan insanların hukukunu korumak da o kadar önemlidir. Hatta bana göre insanın gönlünü kazanmak, bazen bir şehri kazanmaktan daha değerlidir. Çünkü şehirleri ordular fethedebilir, fakat gönüller ancak adaletle kazanılır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik de şahısların, makamların ve siyasi hesapların üzerinde tutulmalıdır. Türkiye'den yükselen her eleştiriyi Azerbaycan'a düşmanlık olarak değerlendirmek doğru değildir. Azerbaycan yönetimini eleştirmek, Azerbaycan halkını sevmemek anlamına gelmez. Biz bir milletin kardeşliğini savunurken, o milletin insan haklarını da savunabilmeliyiz. Kardeşlik bunu gerektirir. Sayın Aliyev! Bir gün makamınızdan ayrıldığınızda arkanızdan yalnızca güçlü bir lider olduğunuzun söylenmesi mi daha değerlidir, yoksa insanların sizi adaletiyle, merhametiyle, hoşgörüsüyle hatırlaması mı? Bence üzerinde düşünülmesi gereken asıl soru budur. Zira güçlü olmak başka, adil olmak başkadır. Güç insana korkulan bir yönetici olma imkânı verebilir. Fakat adalet, insana saygıyla hatırlanan bir devlet adamı olma şerefini kazandırır. Korkuyla elde edilen itaat, sevgi değildir. Baskıyla sağlanan sessizlik de huzur değildir. Son sözüm şudur: Sayın Aliyev, Azerbaycan halkına güveniniz. İnsanların düşüncelerinden, inançlarından, eleştirilerinden korkmayınız. Hukukun üstünlüğünü, vicdan özgürlüğünü ve insan onurunu devlet yönetiminin merkezine koyunuz. Sizi eleştirenlere kapıları kapatmak yerine, onların ne söylediğini dinlemeyi tercih ediniz. Çünkü devlet adamlığı, yalnızca kendisini sevenlerin değil, kendisini eleştirenlerin de hakkını koruyabilmektir. Unutmayınız ki bir ülkenin gerçek zaferi yalnızca savaş meydanlarında kazanılmaz. En büyük zafer, vatandaşın devletinden korkmadan yaşayabildiği, hakkını özgürce arayabildiği ve adalete güvenebildiği bir ülke kurabilmektir. Karabağ'da kazanılan zaferi, insan haklarında ve adalette gösterilecek bir başarıyla taçlandırmak sizin elinizdedir. Ve unutmayınız Sayın Aliyev: TARİH, GÜCÜ ELİNDE TUTAN HERKESİ DEĞİL, GÜCÜNÜ ADALETTEN YANA KULLANANLARI SAYGIYLA HATIRLAR.
  • 3 Saat Önce

cafer

Zamanına yazık olmuş. Siz Firavuna Musa olmayı teklif ediyorsunuz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23