• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
30 Ekim 2020

Sizi “Cumhuriyetçi” yapacak kıyafetleri kim dikecek?

Barbaros Şansal…

Uzun yıllar modacı Yıldırım Mayruk ile çalıştığından dolayı kendisine “terzi yamağı” diyor.

Tesettürün “öcü”leştirildiği “28 Şubat” sürecinde, İzmir’de düzenlenen bir defile(!)de Deniz Akkaya adlı mankeni “anadan üryan” bir şekilde podyuma çıkardığı marjinal defile ile adını duyurdu.

Şuurlu insanlardan gelen yoğun eleştirileri hafifletmek için olsa gerek;

Sonradan düzenlediği bir başka defilede, “Filistin’deki vahşete dur demek” amacıyla güya podyumda “Filistin bayrağı” ile yürüyerek, muhafazakârlara şirinlik yapmak istedi. Fakat Filistin bayrağı ile yürüyeceğim derken Ürdün bayrağıyla yürüyerek rezil oldu.

Kendisini “antimilitarist” olarak niteleyen Şansal, bu skandaldan sonra verdiği bir röportajda ise “Çağırsalar Filistin için çarpışırım” diyerek bir kez daha saçmaladı…

Zira!

“Psikosomatik bozukluk” tanısı konulduğundan, Filistin’e çağrılması şöyle dursun, “homoseksüel” olduğu için askere bile alınmadı.

Nüfus cüzdanının din hanesinden “İslam” ibaresini kaldırtarak, yerine “seçilmemiş” yazdıran Şansal, “Benim için din, dil, ırk farkı yoktur. Dinlerin hepsi palavradır” deme küstahlığında bulunan bir “Ateist”tir.

“Ateizm Derneği” üyesi de olan bu zat, derneğin kuruluşunun birinci yıl dönümünde düzenlenen bir yürüyüşte, “Ateist olmanın bir özgürlük değil hak olduğunu” iddia ederken…

“Orduevlerinde türban, sakal, sarık ve cübbenin serbest olması yetmez; kerhanelerde de serbest olmalı ki çarşafla evden çıkıp takside değişmek zorunda kalmasınlar...” diyerek, “örtünme hakkı” şöyle dursun, çarşaflılara “fahişe” imasında bulunacak kadar da şeref yoksunudur.

Son yıllarda Girne’de aldığı evde yaşayan ve sık sık Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne giderek orada birçok kişiyle görüştüğü için hakkında “Rum Ajanı” olduğuna yönelik söylentiler çıkan Şansal, 2017’nin ilk saatlerinde DEAŞ’lı bir teröristin düzenlendiği ve 39 kişinin vahşice öldürüldüğü “Reina saldırısı”ndan sonra, Kıbrıs’tan yaptığı bir paylaşımda, Türk milletine, “Bokunda boğul Türkiye” diye hakaret etmişti.

Kıbrıs’tan sınır dışı edilerek, getirtildiği İstanbul’da vatandaşların tepkisiyle karşılaşınca da, bu kez “lince uğruyorum, küfre maruz kalıyorum” diyerek mağdur ayağına yatmıştı.

Hâlbuki kendisi “küfürbaz”ın önde gideniydi.

“200 bin yıl önce oluşan genetik bozukluk sonucu insanoğlunun konuşmaya başladığını” iddia eden bu küfürbaz, evrimini tamamlayamamış olmalı ki, ekseriyetle konuşmak yerine küfretmeyi tercih ederdi.

Mesela!

“Ölen askerlerimiz için şehit diyorlar. Bunlar bok yoluna gitti Niyazi lafını bilmiyorlar”  diyerek, şehitlerimize dil uzatan da...

Geçmişte sıkı bir müdavimi olduğu Reina’da, hava alsınlar diye ayağından çıkardığı 300 avroluk ayakkabıları çalındığında, bu hırsızlığı fırsat bilerek;

“Birileri orayı (Reina’yı) cami zannedip, pabuç çalıyor!..” diyerek camilerimize hakaret eden de…

Yine!..

Reina’da, 2008 yılında düzenlenen bir “Yaza Merhaba Partisi”ne;

Sarıklı, cüppeli, potinli, şalvarlı bir kostümle ve elinde içki kadehiyle katılarak; “Ben sosyetenin müftüsüyüm. Alevilik in, Sünnilik out” diyerek, hem alevilerle, hem de sünnilerle dalga geçmeye kalkışan da Şansal adlı bu küfürbazdı.

Türk milletine hakaret etmekte bir sakınca görmeyen…

Atatürk Havaalanının erkekler tuvaletini kullandığı için bir görevli tarafından ikaz edildiğinde ise tüm Türkiye’den özür bekleyen bu terbiye yoksunu Barbaros, bir ara üzerinde 6 gram uyuşturucu ile yakalandığı için Kıbrıs’tan “sınırdışı” edilmesiyle gündem olmuştu.

Şu sıralar ise tam tersi bir durumla, 60 yıllık şirketini kapatıp Kıbrıs’a gitmesiyle gündemde.

Ateist modacı, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, yönetim kurulu kararıyla şirketlerinin faaliyetlerine son verildiğini ve kapatıldığını açıkladı.

Tabii şirketi kapatırken, koleksiyon ile defileleri de arşivlemeyi ihmal etmemişler. Üstelik bu “özel arşivi” bir de korumaya almışlar.

Ellerinde kalan ve dünyaca ünlü firmalar tarafından üretilmiş emsalsiz kumaşları ise “aydınlık bir gelecek için mücadele” ettiğine inandıkları Darrüşafaka’ya bağışlamışlar.

Jübile galalarında sergiledikleri 250 kostümü ise “gelecek nesillere emsal ve kültür oluşturması” için “yaşayan müze” projesi kapsamında Mersin’in CHP’li Mezitli Belediyesi’ne hibe etmişler.

Tabii “Hoşçakalın, laik kalın, özgür yaşayın” mesajıyla.

Bu haberi duyduğumda, Barbaros Şansal’a ait 250 adet paçavrayı kabul eden CHP’li Mezitli Belediyesi’ni eleştirmek istedim.

Fakat aklıma, geçtiğimiz yıl tam da bugünlerde, CHP’li İBB tarafından İstanbul Sultanahmet’te “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” kapsamında düzenlenen “Şevval Sam Konseri” geldi.

CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun, eşi Dilek İmamoğlu ile katıldığı konserle ilgili en çok konuşulan konulardan biri de Bayan İmamoğlu’nun kıyafeti olmuştu.

Kemalistlerce, “gerçek bir cumhuriyet kadını” diye göklere çıkarılan Dilek İmamoğlu’nun giydiği o elbiseyi Barbaros Şansal dikmişti.

O konserden bir sene sonra, tam da “Cumhuriyet Bayramı” haftasında, Barbaros Şansal’ın şirketini kapatıp ülkeyi terk etmesi, Kemalistler için büyük bir kayıp olsa gerek…

Zira artık diktiği kıyafetlerle kendilerini “Cumhuriyetçi” yapacak bir “Terzi Yamakları” olmayacak!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Erol baran

T.C tüm sınırları kapatılarak 6 ay Allah'ın kanunu şeriatla yönetilsin..Bu ve bunun gibi tüm pislikler yok olur geleceğimiz kurtulur
  • Yanıtla

Sülüman

Erol baran ülkeden önce sen kaçarsın
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23