ABD sattı, İsrail sustu, SDG çöktü, peki ya silahlar?
ABD sattı, İsrail sustu, SDG çöktü, peki ya silahlar?
YÜCEL KAYA
Suriye’de Esed rejiminin devrilmesinin ardından iş başına gelen Şara Yönetimi, ülkenin toprak bütünlüğünü sağlamak ve devlet otoritesini tesis etmek amacıyla harekete geçti.
ABD ve İsrail destekli, PKK’nın Suriye uzantısı SDG ile 10 Mart’ta imzalanan mutabakat, örgüte açık bir yol haritası sunuyordu: Silahları bırak, silahlı unsurları Suriye ordusuna entegre et.
Ancak PKK-SDG bu çağrıya uymadı. Bunun üzerine Suriye Ordusu sahaya indi; önce Fırat’ın batısına gidildi, ardından da doğusuna!
Bu süreçte kritik bir kırılma yaşandı: ABD, muhatap olarak (Mazlum Abdi) Ferhat Abdi Şahin’i’ değil; Şara ile Erdoğan’ı tercih etti. Ve perde arkasında yıllardır sürdürülen kirli ittifak bir anda çöktü.
Bugün manzara net: PKK-SDG darmadağın, lider kadrolar panikte, taban ise “ABD ve İsrail bizi sattı” ağıtları yakıyor.
***
ABD, Yıllardır Desteklediği SDG’den Neden Vazgeçti?
ABD için SDG hiçbir zaman “stratejik müttefik” olmadı; O kullanışlı bir aparattı. DAEŞ bahanesiyle sahaya sürülen bu yapı, Türkiye’yi baskılamak, Suriye’yi parçalı tutmak ve enerji hatlarını kontrol etmek için kullanıldı.
Ancak dengeler değişti:
Türkiye’nin kararlı duruşu ve sahadaki askeri caydırıcılığı,
Şara Yönetimi’nin devletleşme hamlesi,
ABD’nin yeni dönemde doğrudan devletlerle çalışmayı tercih etmesi,
SDG’yi Washington için yük haline getirdi. ABD, risk büyüdüğünde her zaman yaptığı şeyi yaptı: Aparatını attı.
***
Maaşları Veren İsrail Neden Sessiz?
Sahada SDG’lilerin maaşlarının önemli bir bölümünün İsrail bağlantılı fonlardan geldiği uzun süredir biliniyor. Peki bugün Tel Aviv neden suskun?
Çünkü İsrail:
Açık çatışmadan kaçınıyor,
Suriye’de doğrudan hedef haline gelmek istemiyor,
Ve en önemlisi: Taşeronlarının ifşa olmasını istemiyor.
İsrail için SDG de tıpkı diğer vekil unsurlar gibi harcanabilir. Sessizlik, bu harcamanın ilanıdır.
***
Arz-ı Mevud Hayali ve Bazı Kürtlerin Yanılsaması
İsrail’in Arz-ı Mevud hayali gizli değil. Buna rağmen bazı Kürt unsurların Türkiye yerine İsrail’i “hamî” olarak görmesi, tarihi bir yanılgıdır.
Çünkü:
İsrail hiçbir halkın özgürlüğünü savunmaz,
Etnik yapıları birbirine kırdırarak kendi güvenliğini inşa eder,
Kürtleri değil, kaosu sever.
Bu tercihin bedelini bugün sahada ödeyenler, dün alkış tutanlardır.
***
PKK İçindeki Gençler Neden Gerçeği Görmüyor?
PKK içindeki “devlet hayali” ile kandırılan gençlere şu gerçek gösterilmedi:
ABD, İsrail’in aparatı; PKK-SDG ise ABD’nin aparatıydı.
Yani ortada bir “müttefiklik” değil, çok katmanlı bir sömürü zinciri vardı. Silah verdiler, maaş bağladılar; ama gün geldiğinde tek kurşun atmadan çekip gittiler.
***
Bu Gelişmeler ‘Terörsüz Türkiye’ Sürecini Nasıl Etkiler?
Türkiye’de başlatılan Terörsüz Türkiye vizyonu, bu tabloyla birlikte tarihi bir eşik yakaladı:
Örgütün dış destek mitolojisi çöktü,
Sığınacak alanlar kapandı (Irak sınırı kapalı, Türkiye zaten kapalı),
Suriye Ordusu sahada ilerliyor.
Bu şartlarda örgütün silahlı varlığını sürdürmesi imkânsız.
***
Kaçacak Yer Kalmadı: PKK’lı Kürtler Ne Yapmalı?
Gerçek şu:
Silah bırakmak,
Devletlerle çatışmayı bırakmak,
Kendi halkının geleceğini taşeron projelere satmamak.
Aksi yol, sadece daha fazla yıkım demektir.
***
On binlerce TIR silah nerede?
En kritik soru burada:
ABD’nin yıllarca gönderdiği on binlerce TIR silah ve mühimmat nerede?
Uçaksavarlar yok,
Tanklar yok,
Ağır silahlar ortada yok.
Cevap net: Bu silahlar SDG’nin kontrolünde değil.
Bir bölümü:
ABD tarafından geri toplandı,
Bir bölümü başka vekil yapılara aktarıldı,
Kritik sistemler ise çoktan İsrail ve ABD’nin kontrolüne alındı.
Yani sahada kalanlar, göstermelik hafif silahlar ve terk edilmiş mevziler.
***
100 Bin Kişilik SDG Ordusu Nerede?
Türkiye’de bazı ulusalcı emekli generaller, SDG’nin 100 bin kişilik bir orduya sahip olduğunu iddia etti.
Peki sahada ne gördük?
2-3 bin silahlı unsur,
Dağınık gruplar,
Disiplinsiz, maaş kesilince dağılan yapılar.
100 bin kişilik ordu nerede?
Cevap acı ama gerçek:
YOKTU!
Bu rakamlar ya bilinçli bir algı operasyonuydu ya da Batı kaynaklı brifinglerin tercümesiydi! Peki neden böyle gösterildi?
Türkiye’yi korkutmak,
SDG’yi sahada olduğundan büyük göstermek,
ABD’nin kurduğu yapıyı meşrulaştırmak için.
Bir emekli generalin bunu yapması ise ya ideolojik körlük ya da bilinçli yönlendirme sorusunu gündeme getiriyor.
***
Velhasıl
Bugün Suriye sahasında yaşananlar şunu gösterdi:
ABD satar, İsrail susar,
Taşeron yapılar çöker,
Gerçek olan devlet aklı ve millet iradesidir.
PKK-SDG için oyun bitti. Geriye sadece sorular, yalanlar ve terk edilmiş silah masalları kaldı.