‘Üç aylar’ iklimine girerken
İçinde bulunduğumuz ay olan Recep ayı, Şehrullah yani Allahü Teala’nın ayıdır. Peygamberimiz: “Ya Aişe! Recep ayı tevbe ayıdır. Kim onda tevbe ederse, tevbesi kabul olunur. Sen o ayda her gün Allah’a: ‘Allah’ım! Bizi bağışla, zira sen (inneke entettevvaburrahîm) Tevvab ve Rahimsin!’ diye niyaz eyle.”
Halk arasında ‘üç aylar’ diye şöhret bulan, art arda gelen kamerî aylardan olan Recep, Şaban ve Ramazan ayları, Ümmetin de Milletin de ayrı bir ihtimam gösterdiği mübarek aylardır. Nitekim Peygamber Efendimiz de. “Recep, Allahü Teala’nın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan, Ümmetin ayıdır.” buyurmuşlardır.
İçinde bulunduğumuz ay olan Recep ayı, Şehrullah yani Allahü Teala’nın ayıdır.
Peygamberimiz: “Ya Aişe! Recep ayı tevbe ayıdır. Kim onda tevbe ederse, tevbesi kabul olunur. Sen o ayda her gün Allah’a: ‘Allah’ım! Bizi bağışla, zira sen (inneke entettevvaburrahîm) Tevvab ve Rahimsin!’ diye niyaz eyle.”
Peygamberimiz, bu ayların ilki olan Recep ayı girdiğinde “Ey Rabbim! Bize Receb’i ve Şa’ban’ı mübarek (bereketli) kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır” diye dua ederlerdi. Recep ve Şaban aylarının ayrıcalığı da bu hadis-i şeriften de anlaşıldığı üzere, Ramazan ayını haber vermelerinden kaynaklanmaktadır.
Recep ve Şaban ayları değerlerini Ramazan ayına komşu olmalarından almaktadır.
Gül ağacının dibindeki toprağın gül kokması gibi, Recep ve Şaban da gül ağacının dibindeki toprağa benzerler. Ramazan gülünün toprağı…
Bu aylar Ramazan’a hazırlık aylarıdır. Peygamberimiz, Ramazan öncesinde Recep ve Şaban aylarını, Ramazan ayının rahmet ve bereketinden azami istifadeyi temin etmek için ruhen, kalben, aklen, fikren, bedenen bir hazırlık devresi olarak değerlendirmiştir.
“Ya Rabbi! Muhammed de bir insandır. Her insan gibi o da kızıp öfkelenebilir. Kime kızmış veya beddua etmiş isem, onu o kişi hakkında bir ecir, bir rahmet, bir dua kıl!”
“Allahümme hasıbnîy hisaben yesîyra (Allah’ım hesabımı kolay eyle!”
Biz, bize yapılanlar karşısında kin ve intikam duyguları ile hareket etmez, affedici olursak Allah da bizi affeder.
Biz, zorda ve darda kalanların zorluğuna ve darlığına yardım edersek, Allah da bizim zorluklarımızı ve darlıklarımızı ortadan kaldırır.
Biz, kendimiz için istediğimiz güzellikleri başkaları için de istersek, Allah da bize bütün güzellikleri ihsan eder.
Biz, ana-babaya iyilik eder, yakınlarımızı-akrabalarımızı, konu-komşularımızı görüp gözetirsek, Allah da bizi hiçbir iyilikten mahrum etmez, her zaman yanımızda olur.
Biz, din/dil/meslek/meşrep/mezheb ayırımı yapmadan bütün mazlumların yanında olursak, Allah da bizi, zalimlerle imtihan etmez.
Biz, yaptığımız hata/günah/isyan ve yanlış yaptığımızda pişman olur, tevbe edersek, Allah da bizi doğru yola sevk eder, affedilenler zümresine dahil oluruz İnşaallah…
Günahlarımızı küçük görmeyip, kime karşı işlediğimize bakacağız. Nimetleri küçük görmeyip, onu bize gönderenin büyüklüğünü düşüneceğiz.
Bütün mübarek gün, gece ve aylarda Rabbimizin bizlere âdeta nida ettiğini düşüneceğiz. “Affını isteyen yok mu, Affedeyim.
Rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım.
Dertli yok mu, istesin ona derman vereyim.
Hasta olan yok mu, istesin ona şifa vereyim.
Sıkıntısı olan yok mu, istesin sıkıntısını gidereyim.”
Şu âyetin mealini de unutmayacağız. “Rasulüm de ki: Kulluk ve yalvarmanız, dua etmeniz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin.” (25 Furkan 77)
Üç aylarda üç hususun da vurgulandığını görmekteyiz. Bunlar gece/Peygamber/ Kur’an…
Gecelerimizi değerlendireceğiz. Peygamberimize nazil olan Leyl sûresi geceye yeminle başlıyor. İnen gece gecelerin sultanı Kadir Gecesi…
Büyük hadiselerin vuku gecelerdir.
Peygamber Efendimize risaletin ilk yıllarında Rabbimizin:
“Ya eyyühel Müzzemmil!
Ya eyyühel Müddessir!” Hitapları Onu uyarıp yatağından kaldıran, uykusunu bölen, sorumluluklarını hatırlatan, bu âyetler Rasulüllahın şahsında bizlere de hitap etmiyor mu?
O izi sürmeye çalışan biz Ümmetini de Recep ayı ile başlayan inşirah, Şaban ve Ramazan ayları ile devam edip, ömrümüzü de bu vesile ile bereketlendirir İnşaallah…







