• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Demirel
Serdar Demirel
TÜM YAZILARI
26 Şubat 2017

Fars milliyetçiliği mi, Şiî refleksler mi?

İran, maalesef Irak, Suriye ve Yemen’de agresif ön cephe savaşları vermektedir. Afganistan, Azerbaycan, Bahreyn gibi diğer birçok coğrafyalara da direkt ve dolaylı olarak müdahale etmektedir. İran, “İslâm Cumhuriyeti” unvanını taşıdığı için de bu savaşı ne adına yaptığı hem Sünnîler hem de Şiîler arasında yoğun tartışma konusu olmaktadır.  

İran’a beyat etmiş Şiîler bu savaşın İslâm adına yapıldığına inanmaktalar. Zira onlara göre hakiki İslâm, İran’ın temsil ettiği siyasi ve ideolojik İslâm’dır. Bu savaşın İran ulus devlet çıkarları uğruna yapıldığını söyleyen az sayıda Şiî alim ve toplumlar da vardır. Şia mezhebine mensup ama dindar olmayan geniş toplum kesimlerinin aklı ise karışıktır. Bunların çoğunluğunun duruşunu ise pragmatizm, yani kazanma ve kaybetme ihtimalleri belirlemektedir.  

Başta Körfez ülkeleri olmak üzere Arap ülkeleri halkları İran’ın mezhep savaşı yaptığına kânidirler. Bu kanaat Arap olmayan Sünni coğrafyada da İran’ın Suriye’de oynadığı yıkıcı rol sebebiyle epey kabul gördü. Ancak siyasiler ve akademisyenlerin çoğunluğu bunun bir mezhep savaşı olmadığını, İran’ın Fars milliyetçiliği ekseninde emperyal niyetlerle hareket ettiğini iddia etmektedirler.

Bölgede bir mezhep savaşı istemeyenler böyle görmek istemekte ve bu tehlikeyi bertaraf etmek için adını böyle koymaktadırlar. Bütün Şiîleri İran’ın yanına iterek yanlış siyasetinin kurbanı olmasını istememektedirler. Bunların bir kısmı da İran’ın ulus devlet siyasetini tamamen seküler amaçlarla benimsediğini, dünya Şiîlerinin ve Batılı devletlerin desteğini yanına almak için de birçok ülkedeki savaşına din sosu kattığını ileri sürmektedirler.  

Batı’nın İslâm karşıtı siyasi, askeri ve kültürel politikaları, kendisinin ürettiği “Sünnî dinci terör”e karşı içeriden müttefik arayışı İran’ın kaldıraç gücüne dönüşmektedir.  

Sözün özü birçok siyasetçi, akademisyen ve araştırmacı Fars milliyetçiliğini gerçek sebep olarak görmektedir. Bize göre de bu önemli bir faktördür ama yapılanları salt buna bağlamak ve İran dış politikasının özünde mezhebin rolünün olmadığını yahut silik olduğunu söylemek gerçekleri tam yansıtmamaktadır. Neden mi?

İran’ın Fars milliyetçiliği üzerinden büyük stratejik hamleler yapması kolay değildir. Çünkü İran’ın etnik nüfus haritası bunu zorlaştırmaktadır. İran’da etnik nüfus dağılımına kabaca bir bakalım:

Farslar, % 40, Azeriler % 30, Türkmenler % 3, Kürtler % 10, Beluciler % 3, Araplar % 3, Tavalişler % 2, Larlar % 1 ve diğerleri. Etnik nüfus dağılımı yaklaşık olarak bu nisbetlerde olan bir ülkenin nüfusun yüzde 40’ını esas alarak açıktan salt Fars milliyetçiliği yapması, bölge ülkelerinde fiili savaşlara girmesi gayet risklidir. Farsların yaklaşık yüzde 10’nun da Sünnî Farslardan oluştuğunu göz önünde tutarsak mesele biraz daha netleşecektir. 

Bu farklı kavimlerin geleceklerini ve çocuklarının hayatlarını Fars milliyeçiliği adına tehlikeye atmaları kolay olmasa gerek. Bu etnik yapısıyla İran’ın epey kırılgan olduğu gerçeği de ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla İran’ın bu etnik yapıları daha bir üst kimlik ve hedef üzerinden bir arada tutması gerekmektedir. 

Bu üst kimlik de İran nüfusunun yüzde 85’inin bağlı bulunduğu Şiîliktir. İran’da soydaşımız Azerilerin Şiîliğe Farslardan daha fazla bağlı olması bize çok şey anlatmaktadır. İran’ın farklı ülkelerdeki Şiî gençliği İran dışındaki savaşlarında kolayca cephelere sürebilmesi de bu sebepledir. 

Bizim kanaatimiz şudur: İran ulus devleti Şiîlikle özdeşleşmiş, mezhebin geleceğini devletin geleceği olarak kurgulamıştır. Mezhep devletin, devlet de mezhebin çıkarlarının kaldıraç gücü olmuştur. 

Irak ve Suriye’de ele geçirilen Sünnî şehirlerin nüfusunun tehcire zorlanıp yerlerine Şiîlerin yerleştirilmesi, nüfuz edilen Şam gibi şehirlerde eğitim sistemine mezhep hassasiyetlerinin mutlaka yerleştirilmesi, İran’a yakın ve uzak ülkelere Şiî davetçilerin gönderilmesi bunu göstermektedir. 

İran’a coğrafî olarak çok uzak Sünnî Nijerya ile Endonezya’da yürütülen Şiîleştirme çabalarına biraz yakından bakmak bile meramı anlatmaya kâfi gelecektir. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23