--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Alevileri tanımak için Kerbela’yı bilmek gerek

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
24

İslam coğrafyasında M.S. 680 yılının sonlarına doğru vuku bulan “Kerbela olayında” Hz. Muhammed Resulullah Efendimiz Aleyhisselam’ın soyundan gelen Ehl-i Beyt’in varis evladını şehit eden Muaviye oğlu Yezid arasındaki ilişkiler bilinmektedir. Bu hadiseyle birlikte Ehl-i Beyt arasına fitne tohumlarının ekilmesine sebep olunduğu da tarihe yansıyanlar arasındadır.

Asırlardır İmâm Hüseyin aşkıyla yanıp tutuşan cânlar, Maktel-i Hüseyin, Kenzü’l- Mesâib (Kumru), Matemiyye, Muharremiyye, Sakînâme (Kerbela’da Ehl-i Beyt’in çektiği susuzluk anlatılmaktadır) ve Mersiye’lerin beyitlerini, onun katledilmesinden dolayı duydukları acı nedeniyle gözyaşı içerisinde okumuş ve dinlemişlerdir. Bugün Alevi diye adlandırdığımız Bektaşî geleneği, şu isimler üzerinden tanımlanmaktadır; Hölmek, Kızılbaş, Şadiyan, Şia, Loliyan…

Bektaşî geleneği, Türkistan coğrafyasında Hoca Ahmet Yesevi, Anadolu’da Tapduk Emre, Yunus Emre ve Mevlana Celaleddin Rumi gibi isimler ile yaşatılmaktadır. Yine Anadolu coğrafyasında ise tekkeler, zaviyeler, “derviş” olarak adlandırılan dini önderler eşliğinde tasavvuf anlayışıyla İslamiyet’in yayılmasında önemli bir rol oynamıştı.

İslamiyeti Ehl-i Beyt’ten öğrenen ve uygulayan Türkler, İslami öğretilerini ve bilgi birikimlerini Ehl-i Beyt imamlarından almıştır. İmam Caferi Sadık’tan dersler alan Büyük İmam İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam Maturidi Es Semerkandi ve Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi gibi İslam ulularının görüşleri ile pişmiş ve 11-13. yüzyıllar arasında “Urum Diyarı” olarak adlandırdıkları Anadolu’ya geldiklerinde de Büyük Türk Mutasavvıfları olarak bilinen Mevlana Celaleddin Rumi, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Hacı Bayram Veli, Sarı Saltuk, Güvenç Abdal ve adını burada sayamadığımız İslam alimlerinin öğretileriyle Urum Diyarını “insanlaştırarak” ve İslamlaştırarak” Anadolu’ya dönüştürmüşlerdir.

Bugün ülkemizde “Alevilik” olarak bilinen “İslam’ın Büyük Türk Mutasavvıfları tarafından tanımlanan tasavvufi yorumu ve uygulaması”, “dinsel” olarak İslam’ın özünü teşkil eden Hz. Muhammed Resulullah Efendimiz Aleyhisselam’ın Ehl-i Beyti’ni merkez kabul etmekle birlikte kısmen Orta Asya’daki yaşam dönemlerinden kalma “Şaman” kalıntılar içerdiği de ileri sürülebilir.

Anadolu’da, İslam’ın, “Allah-Muhammed-Ali Yolu” olarak tanımlanan Alevi yorumda; Allah’ın Varlığı, Birliği, Alemlerin yaratıcısı olduğu, Hz. Muhammed Mustafa’nın (SAV) Allah’ın Son Peygamberi olduğu, Kur’an-ı Kerim’in Allah tarafından Hz. Muhammed’e (SAV) gönderilen son Kutsal Kitap olduğu ve Hz. Muhammed’in Pak ve Temiz neslinden gelen Ehl-i Beyt ve Oniki İmamlar temel referanstır (Ahzab Suresi 33. Ayet: Ey Ehl-i Beyt, Yüce Allah sizden, her türlü günahı, haramı, fenalığı, çirkinliği ve basitliği uzaklaştırmak ve sizi tertemiz yapmak istiyor; Şûra Suresi 23. Ayet: De ki (Muhammedim), Ben Peygamberliğimi tebliğime karşılık sizden, akraba sevgisinden başka hiçbir ücret istemiyorum).

Günümüzde Anadolu’da sayıları hemen hemen 100 civarında olan Alevi Ocakları’nın Ocakzadeleri, Ehl-i Beyt’in Anadolu’daki temsilcileri olarak kabul edilir ve “Dede” makamı olarak kabul edilen ocakzadelik ve ocaklar eliyle Anadolu’da Alevi-İslam inanç ritüellerini cemler ile sürdürmektedir.

Görgü cemlerinde 6 değişik Sure’den 10 Ayet okunur. Örneğin Cem başlanırken Nur Suresi 35. Ayet okunur; Görgüye çıkan Taliplerin Rehberi A’raf Suresi 23. Ayeti okur; Dede’nin tövbe duasından önce Dede tarafından Tevbe Suresi 119. Ayet okunur; Görgüsü yapılanlar için Dede tarafından Fetih Suresi 10. ayeti okunur; Kurbanların tekbirlenmesinden önce Dede tarafından Saffat Suresi 103, 106, 107 ve 111. ayetleri okunur ve Sofra kurulduktan sonra Dede tarafından Nisa Suresi 8 ve 9. Ayetleri okunur.

Toplumsal yaşamda “Allah-Muhammed-Ali” yolunun yol ehli olan ve Resulullahın (SAV) Temiz ve Pak nesli Ehl-i Beyt Katarının yolcusu olan “İman-İkrar” sahibi bir “can” ile günümüzde bu kültür ve inançtan tamamen yoksun kalan ve hatta “yoksun” bırakılmak zorunda kalan bir “can” arasındaki farkı hiç düşünebiliyor musunuz? 

Bektaşî geleneğinin unutulmaması adına, Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan, Kültür Bakanımız Mehmet Ersoy ve Kültür Bakan Yardımcımız Ahmet Misbah Demircan, Hacı Bektaş-ı Veli’nin Hakk’a Yürüyüşünün 751. Yıl Dönümü Anma Programı’nın yapılması takdire şayan bir çalışmadır, millettin mayasını Horasan geleneğine bağlı kılmak için daha çok çalışıp canları kucaklama zamanıdır. Şahsım adına devlet büyüklerime şükranlarımı sunarım.

Resulullah’ın (s.a.v) Temiz ve Pak Nesli Ehl-i Beyt’i, onların Anadolu’daki temsilcileri, ocakları ve ocakzadeleri bilmeyen yeni nesillere Alevileri nasıl tanımlayacağız. Alevi Bektaşî geleneğini bilmek, önce canları okuyup ruh dünyalarında bulunmaktan geçer. 2002 öncesinde Bektaşîlerin horlandığı ve dışlandığı Türkiye’de canların bir olduğu, diri olduğu, Matem-i Muharrem’de yek olduğu sayfada buluşalım. 

Vesselam.

 

Yorumlar

(24)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Saban

16 Ağustos 2022 23:30

Koca yaziyi okudum bir sey anlamadim aleviler hz muhammedi tasdikliyorsa neden camiye gelmiyorlar cami islamiyetin merkezidir islamin diregi namaz ken alevi kardeslerim neden camiye gelmiyor onca alim sayildi bu alimlerdemi camiye gelmiyordu nasil bir yazi anlayamadim amacim ayrimcilik degil anlamak diyanet cem evlerini ibadethane olarak gormuyor

Hüseyin

16 Ağustos 2022 17:36

Bilgi eksikliği nedeniyle yanlı ve yanlış yorum yapılmakta.Kerbela olayı 10 ekim 680 (10 MUHARREM 61) tarihinde meydana gelmiştir.TÜRKLER ; 1.Bireysel olarak 642-751 tarihlerinde 2.Grup halinde 751-868 tarihlerinde müslüman olmuşlar, 3.İlk Müslüman Türk devleti 868-940 tarihlerinde kurulmuştur. Kelbela olayında Türklerin taraf olması sözkonusu değil.Hz.HÜSEYİN’ de,yezit’de Arap kökenlidir.Burada HAK ve BATIL mücadelesi ,yönetme istegi var.

Aismail

16 Ağustos 2022 15:57

muaviye,yezit,ibnimulcem ve taraftarlarının yapıp uyguladıkları biat ve sorgulamama inancının tapinanlari Aleviliği,Ehlibeyti anliyamazlar.Sayin yazara yazdıkları için teşekkür ederim.Ulkemizin birlik ve beraberliği ihtiyacı var.Ayrik otları kurumaya layıktır.

Antikemalist Akpartili

16 Ağustos 2022 15:02

Alevilerin ne olmadığını bilmek için Hz. Ali'nin ne olduğunu bilmek gerek!

GEREKİYOR

16 Ağustos 2022 11:53

AKLI BİLMİ BİLMEK GEREK

Muhammet

16 Ağustos 2022 11:40

Alevileri anlamak için 1915 olaylarını da anlamak gerekirmi

Hubeydullah

16 Ağustos 2022 11:29

arap milliyetçisi, islam dinini yozlaştıran emevi - vahabi zihniyetli yezitin, efendimizin soyunu devam ettiren hz. ali'nin 14 erkek çocuğundan 11 tanesini şehit ettirdiği vahşettir. ilk olarak hz. hasan efendimizi zehirletmiş, sonra hz. hüseyin efendimiz ve 70 civarından arkadaşını hunharca katletmiştir. hz. hüseyin efendimiz önce bire bir karşılıklı yapılan savaşlarda rakiplerini öldürmüş, daha sonra savaşta oklarla şehit edilmiştir. yezitin başını getirin emri olduğundan mübarek bedeninden başı kesilerek yezide sunulmuştur.

Tarihte Kerbela Olayı

16 Ağustos 2022 11:28

hazreti ali nin ölümünden sonra halifeliği ele geçiren muaviye, ve muaviye nin ölümünden sonra kendisini halife ilan eden yezit, hz. hüseyin den kendisine biat etmesini istemiştir. hazreti muhammed in torunu, hazreti ali nin oğlu hz. hüseyin bunu kabul etmemiş, kendi destek olacağını söyleyen küfe'lilerin yanına gitmek için 680 yılında, 70 yandaşı, ehlibeyti ile birlikte yola çıkmıştır. durumu öğren yezit, kerbela da, 4500 adamıyla birlikte hz. hüseyin e ve 70 yandaşına savaş açmış, çölde susuz bırakmış, hz. hüseyin in kafasını keserek şehit etmiştir.

Alevi olarak.

16 Ağustos 2022 11:28

Yarım hoca dinden, yarım hekim candan eder derler. Ehli sünnetim diyen arkadaşlar size şunu tavsiye edebilirim. Yüce RABBİMİN ilk emri İKRA(OKU).Okumadan ,kulaktan dolma birkaç bilgi ile burada ahkam kesiyorsunuz. Kimin doğru ibadet ettiğini hangi vasıf ile tayin edebiliriz. Ben edemem. Bir Alevi olarak yolumdan eminim. Senin sacmasapan yorumların kafamdaki kardeşlik imajına zarar verir sadece. 21. Yüzyıla gelmişiz hala 19. Asırda kalmış kafalar var der geçerim. Biz İSLAMIN özüyüz. Bunu anlaman için önce bilgin olacak ve birgün bir CEME geleceksin. Oradan utanarak çıkacaksın. Yapmayın ayıptır. YA ALLAH,YA MUHAMMET, YA ALİ

Erdi

16 Ağustos 2022 22:02

Ehli sünnetim böyle bir dava yüzünden 21 yy da kavga etmek birbirimize kin beslemek saçmaşılğın daniskasıdır. Yine ehli sünnet olarak diyoeum ki eğri oturup doğru konusursak suç emevilerindir.

Kerbela Olayı Nedir, Nasıl Olmuştur?

16 Ağustos 2022 11:26

kerb bela. hüzün ve bela yeri anlamına gelmektedir kerbela. hz.ali ile muaviye arasında başlayan hilafet mücadelesi hz. ali’nin katliyle muaviye lehine döner. muaviye bin süfyan daha hayatta iken halifeliğin veraset yoluyla oğlu yezide geçmesi kararını alır. bu kararı bütün şehirlere yollar. hemen bütün şehir ileri gelenleri bu kararı kabul eder ancak medine’de bulunan 4 kişi bu kararı kabul etmez. bunlar hz.hüseyin, abdurrahman bin ebu bekir, abdullah bin ömer ve abdullah bin zübeyr’dir. muaviye bu 4 kişiyi iknaya çalışsa da muvaffak olmaz ve öldükten sonra hilafet yezid bin muaviye’ye geçer. yezid bu 4 kişiden bilhassa hüseyin’in kendisine biat etmesini aksi halde kendisini öldüreceğini söyler. hüseyin bu kararı kabul etmez ve mekke’ye gider. mekke’de iken kufe’nin ileri gelenleri hüseyin’e mektuplar yollayarak kufe’ye gelmesini ve kendisine biat edeceklerini söylerler. hüseyin ilk olarak müslim bin akiyl’i kufe’ye yollar. müslim şehit edilir ama ilk başta kendisine biat eden binlerce kişi olduğuna ilişkin mektubu hüseyin’e yollamıştır bile. hüseyin mekke’den kerbela’ya doğru yola çıkar ve kerbela denilen yerde yezid’in askerlerinden olan sinan ismindeki bir mel’un tarafından başı kesilerek katledilir. rivayet odur ki hz hüseyin ve taraftarlarının sayısı 70-80 civarı, yezid’in asker sayısı ise 10.000 civarıdır. savaştan evvel yezid taraftarları fırat’ın sularından içilmesini engellediği için hüseyin ve evlatları susuz olarak katledilmiştir. gelmiş geçmiş en büyük katliamlardan biridir kerbela katliamı.

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle