AK Parti’nin “Terörsüz Türkiye Sürecindeki Zorlu Sınavı”
AK Parti’nin “Terörsüz Türkiye Sürecindeki Zorlu Sınavı”
RAMAZAN TOPDEMİR
Bir yılı geçmiş olan "Terörsüz Türkiye" sürecinde olması gerekenleri paylaşmanın önemli bir durum olduğunu düşünüyorum. İşte konu başlıkları:
Terörsüz Türkiye sürecine çoğunluk “Evet” diyor. Ancak sürecin yol haritası nedir? Atılacak adımların içeriği hakkında fazla bir bilgilendirme yapılmadığı gibi net bir strateji de gözükmüyor. Bu konuda kamuoyuna sıkça bilgi verilmeli ve sürecin bir teşkilatı olmalı. Geçmişteki deneyimlerden yola çıkan bazı kesimler, “Başımıza bir iş gelir” endişesiyle konu hakkında suskun kalmayı tercih ediyorlar. Ne yazık ki resim bu şekilde.
Süreçte Bölge Aydınlarına ve Bölge Akademisyenlerine Neden Yer Yok? Meclisteki süreç komisyonu; bölge aydınlarından, kanaat önderlerinden ve bölge akademisyenlerinden uzak bir rapor hazırladı. Bu rapor, geçmişte yaşanmış olayların bir tekrarı niteliğindedir. Raporda sosyal, kültürel ve siyasal bir muhteva yok ne yazık ki...
Rapordan sonra atılacak adımların Meclise gelmesi ile AK Parti zorlu bir sınav verecek: Öcalan ve Kandil; elli yıllık süreçte uyguladıkları strateji ve taktikler ile Turgut Özal’dan günümüze uzanan süreçte birçok hükümetin yıkılmasına tanıklık etmiş, devlet ile bölge halkı arasına bir duvar örme gayreti içine girmişlerdi. Dönemin HDP’si, 2012’li yıllarda başlayan birinci çözüm sürecinde kamuoyuna “mağduriyet” politikaları uygulayarak yüzde on üç bandına yakın bir oy almıştı. Bu dönemde AK Parti’nin oy oranında düşüş olmuştu.
Süreç DEM Parti’ye Yarıyor: Günümüzde de benzer politikalar uygulanmaya çalışılmakta ve kamuoyunda “DEM Parti” ön plana çıkarak kabul edilemeyecek haklar talep etmektedir. Bir dayatma haline getirilecek olan bu talepler, 1921’deki Koçgiri İsyanı'nda da vardı. Bu dayatmalar arasında milli birliği ve devlet yapısını sarsıcı maddeler bulunmaktaydı. Bugün de benzer taleplerin olduğunu tekrar etmek gerekir.
AK Parti’nin Birinci Gündem Maddesi: AK Parti’nin kendi bünyesinde ekipler ve komisyonlar oluşturup kamuoyunu ikna edici çalışmalarda bulunması gerekir. Hem sahada hem de masada stratejiler oluşturmak süreç için zaruri bir durumdur.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli’nin Dışında Süreci Sahiplenen Yok: Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli’nin söylemlerini kitlelere benimsetmek için kamuoyu oluşturulmalıdır. Kürtlerin ve Türklerin tarihsel kardeşliği vurgulanmalıdır. Bu konuda birileri sorumluluk almıyor, sadece Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli’nin söylemleri tekrar ediliyor. Madem Terörsüz Türkiye bir devlet sürecidir; bu sürece bölge akademisyenleri ve bölge aydınları da dâhil edilmelidir. Konu, hassas ve bilgi gerektiren bir yapı arz etmektedir. Şayet AK Parti bu süreci iyi yönetemezse oy oranı düşer.
Numan Kurtulmuş’un Terörsüz Türkiye Tespiti: Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un ifadesiyle: “Bu iş 2009’a, 2013’e ya da önceki çalışmalara benzemez. Eğer bu iş başarısız olursa, duvar yıkılırsa sivil siyaset bu duvarın altında kalır.” sözünü yabana atmamak gerekir.
Sonuç: Terörsüz Türkiye sürecini verimli ve başarılı hale getirmek için konuyu bilen uzmanlardan oluşan komisyonlar kurulup sahaya inilmelidir. Ayrıca Orta Doğu’daki siyasi dalgalanmalardan faydalanacak olan örgütler, ülkemiz aleyhine çalışmalar yapacaktır. Özellikle sınıra komşu olan vilayetlerimizde üst düzey tedbirler alınmalıdır. Dayanışma, birlik ve bütünlük temaları ön plana çıkarılmalıdır. Yani her yetkili sorumluluk almalıdır.