Trump’ın çaresizlik çırpınışları
Trump’ın çaresizlik çırpınışları
MUSTAFA CEYLAN
Yıllardır İslam coğrafyasını kan gölüne çeviren, sömürgeci zihniyetiyle doymak bilmeyen küresel eşkıya Amerika'nın başındaki tüccar zihniyetli Donald Trump, önceki gece yine o bildik kibirli ve küstah diliyle sahneye çıktı.
Kendi içindeki siyasi çöküşünü ve bölgedeki –özellikle İran cephesindeki– ardı ardına gelen tarihi hezimetlerini gizlemek isteyen Trump, "Ulusa Sesleniş" adı altında adeta bir hezeyanlar silsilesine imza attı.
Neymiş efendim?
Amerika hedeflerine ulaşmış da, 2-3 hafta içinde anlaşma olmazsa İran'a çok sert bir darbe indirip onları "Taş Devri"ne geri göndereceklermiş...
Bu ümmet sizin o bombalarınıza, o kan emici politikalarınıza boyun eğer mi sanıyorsunuz?
"Sona çok yaklaştık, işi çok hızlı şekilde bitireceğiz" diyerek aslında saplandıkları bataklıktan ne kadar korktuklarını, oradan bir an evvel kaçıp kurtulmak için nasıl çırpındıklarını tüm dünyaya kendi ağızlarıyla itiraf ediyorlar.
Eski gücünden eser kalmayan ABD, çaresizliğini tehdit ve şantaj diliyle maskelemeye çalışıyor.
Dahası, bu küstah zihniyetin "Elektrik santrallerini vururuz ama petrol tesislerine dokunmayız" demesindeki o sinsi detaya dikkatinizi çekerim.
İşte Amerikan rüyası dedikleri o vahşi kapitalizmin, Haçlı zihniyetinin gerçek yüzü tam da budur!
İnsanların karanlıkta kalması, hastanelerin elektriksiz kalıp masumların, çocukların ölmesi umurlarında bile değil; yeter ki o çok istedikleri "siyah altın" petrol akmaya devam etsin!
Hürmüz Boğazı meselesinde sarf ettiği "Bizim petrolle işimiz yok, oradan petrol alanlar korusun" sözleri ise tam bir fecaat.
Aslında bölgedeki taşeronlarına "Canınızı siper edin, bedelini siz ödeyin, benim kervanım yürüsün" mesajı veriyor.
Korkaklığın, bedavaya konmacılığın dik alası!
Fakat karşılarında artık istedikleri gibi at koşturacakları, tepesine binip ezecekleri eski bir coğrafya yok.
İran yetkilisi Muhsin Rızai’nin çıkıp "Yaptırımlar kalkmadan, o kanlı ellerinizle verdiğiniz zararların tazminatını ödemeden bu iş bitmez!" diyerek çektiği rest, zalimin yüzüne inmiş okkalı bir tokat gibidir.
Siyonist lobilerin oyuncağı olmuş bir aklın, bu dirayet karşısında diz çökmesi kaçınılmazdır.
Zaten hakikati kendi adamları bile haykırıyor artık.
Eski Pentagon yetkilisi Jasmine El-Gamal bile CNN televizyonuna çıkıp açıkça söylüyor; "Trump'ın bu saldırgan söylemleri, çatışmadan kaçmak için kıvrandığı çaresizliğinin bir göstergesidir" diyor.
Evet, maske düşmüş, kel görünmüştür!
Küresel zorba ABD, artık Orta Doğu'da kağıttan bir kaplandır.
Trump'ın o savurduğu "taş devri" tehditleri, güçlü bir devletin iradesi değil, çökmekte olan bir emperyalizmin ayak sesleri ve son çırpınışlarıdır.
Ne yaparlarsa yapsınlar, zulümle abad olunmaz!
Allah'a emanet olun...