Soykırımcı terör devleti İsrail’in kanlı maskesi düştü
Soykırımcı terör devleti İsrail’in kanlı maskesi düştü
MUSTAFA CEYLAN
Dünyanın gözü önünde bir halk sistematik şekilde yok ediliyor.
Ve bu yok edilişin başrolünde, kendini “demokrasi”, “hukuk” ve “medeniyet” şampiyonu gibi sunan soykırımcı bir terör devleti İsrail var.
Channel 4 tarafından yayımlanan "Gazze: Saldırı Altındaki Doktorlar" belgeseli, İsrail'in gerçek yüzünü bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.
Bu belgeselde konuşan İsrailli askerler ve sağlık personeli, Filistinli mahkumlara uygulanan işkenceyi ve insanlık dışı muameleyi açıkça itiraf ediyor.
Yani artık yalnızca mağdurların değil, zalimlerin kendisi de bu vahşeti tasdik ediyor.
Utanç verici ama bir o kadar da ibretlik.
Batı medyasının İsrail’in işlediği savaş suçları karşısında körleşmiş tavrı yeni değil.
İsrail, hastaneleri bombalarken;
doktorları gözaltında çıplak bırakıp döverken;
çocuklara diz çöküp saatlerce bekletirken;
Filistinli cerrahların dişini klozet fırçasıyla kırarken bu medeniyet sahnesi sessizliğe bürünüyor.
Çünkü söz konusu olan mazlum Filistin olunca, insan hakları laftan ibaret hale geliyor.
İsrail askerleri Gazzeli sağlık çalışanlarını sorgusuz sualsiz gözaltına alıyor, onlara işkence ediyor, tıbbi müdahaleyi engelliyor.
Doktor Halid Hamuda’nın çıplak halde gözaltına alınması, ailesinin katledilmesi ve hiçbir gerekçe gösterilmeden haftalarca tutulması...
Cerrah Issam Abu Ajwa’nın bir İsrail askeri tarafından klozet fırçasıyla darp edilmesi...
Bu örneklerin her biri, bir savaş suçudur.
Ve bu suçların failleri ne yazık ki hâlâ elini kolunu sallayarak dolaşıyor.
Çünkü adı İsrail.
Gazze'de sadece binalar değil, insanlık bombalanıyor.
Şifa ve Endonezya hastaneleri hedef alınıyor, doktorlar toplu mezar kazmak zorunda bırakılıyor.
Filistinliler stadyumlara çıplak şekilde dolduruluyor, işkence altında ölüme terk ediliyor.
Ve bu cinayet düzeni, yıllardır Batı'nın iki yüzlü sessizliğiyle sürdürülüyor.
İsrailli doktorların dahi işkenceye katıldığı, “acı vermek için bilerek tedavi etmediklerini” söylediği bir sistemden söz ediyoruz.
Bu bir devlet politikasıdır.
Bu, sadece birkaç sapkının bireysel sapması değil, İsrail’in işgal, asimilasyon ve imha planının parçasıdır.
Yani karşımızda sıradan bir zalimlik değil, örgütlü bir devlet terörü var.
“İsrailliler uzun zamandır Filistinlileri insan olarak görmüyor” diyor belgeselde konuşan sağlık çalışanı.
İşte özeti bu!
Bir halkı insan olarak görmeyen zihniyet, ona her türlü zulmü reva görür.
Ve bu zihniyetin adı bugün İsrail’dir.
Bunu artık daha yüksek sesle söylemek zorundayız.
İsrail bir soykırımcı terör devletidir.
Ve bu eli kanlı yapının işlediği suçlar yalnızca Gazzelilerin değil, tüm insanlığın vicdanında yargılanmalıdır.
Sessizlik artık suç ortaklığıdır.
İsrail’in kanlı ellerini aklamaya çalışan her söylem, her medya sansürü, her diplomatik kaçamak; bu suçun ortağıdır.
Filistin yanarken susmak, cinayete seyirci kalmaktır.
Allah'a emanet olun ...