• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Ceylan
Mustafa Ceylan
Mustafa Ceylan
TÜM YAZILARI

Sosyal medya dolandırıcılığı

06 Ekim 2024
A


Mustafa Ceylan İletişim:

Sosyal medyanın hayatımızdaki yeri her geçen gün daha da büyürken, bu platformlarda karşımıza çıkan dolandırıcılık vakaları da aynı hızla artıyor.

Artık neredeyse herkesin bir sosyal medya hesabı var ve insanlar günün büyük bir bölümünü bu mecralarda geçiriyor.

Ancak bu durum, dijital dolandırıcılar için adeta bir av sahası oluşturuyor.

Özellikle Türkiye'de son dönemlerde, sosyal medya üzerinden milyonlarca liralık dolandırıcılık vakalarının ortaya çıkması bu tehlikenin ne kadar büyüdüğünü gözler önüne seriyor.

Sosyal medya dolandırıcılığının en yaygın şekillerinden biri, sahte hesaplar aracılığıyla gerçekleştirilen dolandırıcılıklar.

Dolandırıcılar, genellikle ünlü isimlerin, markaların veya güvenilir hesapların taklitlerini yaparak insanları kandırıyorlar.

“Hediye çekilişi”, “bedava ürün” veya “yatırım fırsatları” gibi cazip vaatlerle kullanıcıların güvenini kazanıyorlar.

Dolandırıcılar, genellikle güvenilir bir imaj oluşturmak için tanınmış markaların logolarını ve görsellerini kullanıyorlar.

Bu dolandırıcılık türünün en kritik noktası, insanların "kolay kazanç" vaadiyle kandırılmaları.

Yüksek getiri vaat eden sahte yatırım fırsatlarıyla insanlardan para toplayan dolandırıcılar, bir anda ortadan kaybolarak mağdurları çaresiz bırakıyorlar.

Ne yazık ki, birçok kişi bu tür vaatlerin cazibesine kapılıp, büyük miktarda parayı bu dolandırıcılara kaptırıyor.

Bir başka yaygın dolandırıcılık yöntemi de kimlik hırsızlığı ve hesap ele geçirme olayları.

Dolandırıcılar, sosyal medya hesaplarını ele geçirip kullanıcının arkadaşlarından veya takipçilerinden para isteyebiliyor.

Sonrasında ise hesap sahibine geri dönüş yok.

Hesabın kurtarılması haftalar sürebiliyor ve birçok insan bu süreçte dolandırıcının kurbanı oluyor.

İşin ilginç yanı, bu tür dolandırıcılıklar sadece bireysel hesaplarla sınırlı değil.

Büyük markalar, influencerlar ve hatta devlet kurumlarının bile sosyal medya hesapları hedef olabiliyor.

Ele geçirilen hesaplar üzerinden yayılan sahte kampanyalar, takipçi sayısı milyonları bulan profilleri bile çaresiz bırakabiliyor.

Dolandırıcıların kullandığı yöntemler ne kadar sofistike olursa olsun, bir dizi basit önlem alarak bu tuzaklardan kaçınmak mümkün.

İlk olarak, bilinmeyen kaynaklardan gelen bağlantılara tıklamamak en temel güvenlik kuralı.

Ayrıca, sosyal medya hesaplarını iki aşamalı doğrulama sistemiyle korumak, dolandırıcıların hesapları ele geçirmesini zorlaştıracaktır.

İnsanların karşılaştığı dolandırıcılık olaylarında genellikle ortak bir yanılgı vardır: “Bana bir şey olmaz.”

Ancak unutulmamalıdır ki dolandırıcılar, herkesin zaafını kullanabilir.

Bu yüzden internet üzerinde her zaman bir şüphe payı bırakmak en sağlıklı yol olacaktır.

Allah'a emanet olun ...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Pilot

Haklısın dolandırıcılık zamanımızda sanki meslek haline gelmiş,işin enteresan tarafıysa resmi kurumların bile bu tuzağa düşüyor olmaları!Bazılarımız malesef kolay para derdine düşmüş,mevzuattaki yasal boşluklardan da yararlanan bu tipler ellerindeki her imkanları sonuna kadar kullanıyorlar!

Kanber

Selamlar. Çok önemli, çok acı, yıkım ve intiharlara sebep olan bir konuya değindiniz. Bunun boyutları sizin anlattığınızdan çok çok daha büyük. Bunun asıl sebebi bizim Allah'ın kanunlarını bırakıp Vatikan şeriatına göre. Yani batının bataklığına saplanmamızdan kaynaklanıyor. Bu milletin yarısını diğer yarısı sırtında taşımaktadır. Çalanın çırpanın yanına kalıyor. Mahkemenin ve cezaevinin bu kapısından girip öteki kapısından çıkıyorlar. Bir kişinin 20-30-40 tane suçla ortalıkta dolandığını izliyoruz. dinliyoruz. Diğer taraftan yıkılan yuvalar çaresizlikten intiharlara kadar varan olaylar gerçekleşmektedir. İslâmi inanca, İslâmi yaşantıya ve İslâmi hukuka göre hayatımız dizayn edilmiş olsa, çalanın, yalancının ve talancının yanına kalmaz insanlar da bu kadar ızdırap içerisine düşmez. Ama biz toplum olarak o kadar uyuşturulmuş, narkozlanmışız ki; Adeta celladımıza aşık olmuşuz. Yani feryat ettikçe Allah'ın ipine değil. Batının bataklığına sarılmaktayız. Bu konuda: Diyanet, Milli Eğitim, aile, devlet ve millet el ele verip İslâmi düzene dönüp sarılıp dünyamızı ve ahiretimizi kurtarmaktan başka çaremiz yok.  Adeta çöller suya nasıl muhtaçsa bugünkü insanlar ve insanlık İslâmi kurtuluşa o kadar muhtaç.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23