• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Zafer ve Mayıs’ın sağlık durumları

26 Mayıs 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Zafer ve Mayıs’ın sağlık durumları

ALİ KARAHASANOĞLU

“Zafer kim, Mayıs neci” diyeceksiniz.

Türkiye çalkalanıyor, “devleti kuran parti” diye tanıttıkları CHP çalkalanıyor.

Bir yandan da Avrupa’yı ayağa kaldırmaya çalışıyorlar.

Ama Ekrem İmamoğlu’nun fonladığı internet sitesi, Zafer ve Mayıs’ın sağlık durumları üzerinden algı operasyonları yapıyorlar.

Görseli de size aktarayım da, merakınınızı birazcık dindireyim.


Haberin görselinde yan üstü yatmış ve kafayı kaldırmış bir beyaz kedi. Yeni başında da biraz daha kafayı yukarıda tutan bir köpek. Mutlak butlan kararı ne zaman verildi, şimdi niye açıklandı tartışmasından başlayın.

CHP; yolsuzluklarla anılan bir parti olmaktan arınmalı mı, Cumhur İttifakına alternatif bir muhalefet partisi olarak kendisini göstermeli mi?

Yoksa bu partinin yolsuzluklarla anılması, partiye mensup belediye başkanlarının milleti haraca kesip, topladıkları paralarla Ekrem İmamoğlu’nu cumhurbaşkanlığına hazırlaması, bu arada gayrimeşru ilişki yaşadıkları metreslerine lüks hayat yaşatmaları; kısacası siyasetin kirlenmesi engellenmeli mi?

Derin konulara dalmışız.


Devlet-millet özelinde, idealler peşinde koşan, bu uğurda kafa yoran ne gereksiz (!) konulara odaklanmışız.

Adamlar, “CHP Erdoğan’ın partisi olmayacak” diye ahkam keserken, “demokrasiye vurulmak istenen darbe halkın direnişiyle önlenecek” iddialı cümlelerini kurarlarken.


Ben size Zafer ile Mayıs’ı tanıtayım.

Zafer, eşi dışında birer ikişer metres tutan belediye başkanlarını bir türlü partiden ihraç edemeyen CHP’nin genel merkezinde beslediği kedi..

Mayıs’ta, Kemal Kılıçdaroğlu taraftarı olduğu gerekçesiyle parti genel merkezine sokulmayan CHP’li milletvekillerine eşlik eden bazı vatandaşlara yumruklu saldırıları düzenleyen Özgür Özel ekibinin beslediği bir köpek imiş.

Ekrem İmamoğlu’nun fonladığı internet sitesi yolsuzlukları anlatacağına, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “parti arınmalı” çağrısına kulak vereceğine, CHP Genel Merkezinde beslenen Zafer isimli kedi ile Mayıs isimli köpeğin, son gelişmeler ışığında sağlık durumlarını haberleştirmişler.


Haberde deniliyor ki, “polisin biber gazıyla müdahale ederek tahliye ettiği CHP Genel Merkezinin kedisi Zafer ve köpeği Mayıs’ın sağlık durumları hakkında veteriner hekim Tarkan Özçetin açıklama yaptı. Özçetin iki hayvanın da genel sağlık durumlarının iyi olduğunu ve düzenli veteriner kontrollerinin sürdüğünü belirtti.”

İşte böyle.

107 yıllık partinin kapısına kilit vurulduğu, demokrasiye darbe yapıldığı, siyasi partilerin içişlerine yargı eliyle karışıldığı iddialarının hepsi fasa fiso.

Önemli olan kedi Zafer ile köpek Mayıs’ın sağlık durumları. Hayvan düşmanlığı yapmıyorum.

Ama insan düşmanlığı yapanların da ahlaksızlıklarını yüzlerine vurmak zorundayım.

Sadece insan düşmanlığı değil polis üzerinden devlete düşmanlık sergileyenlerin gerçek yüzlerini ortaya koymak zorundayım.

Gözlerimizle gördük, CHP’nin giriş kapısına koltuklarla, sandalyelerle, masalarla barikat kurulduğu için ve bu yığınak devam ettirilmek istendiği için, elindeki mahkeme kararını infaz etmek üzere polis biber gazı sıkarak topluluğu dağıtmak istedi.

Bunu kimsenin inkar ettiği yok.


Ama biz aynı gözlerle, mahkeme kararını takmayan, ona karşı çıkan, uygulamamak isteyen, sonuçta da devletin polisinin vazife yapmasını engellemek isteyen bir avuç eşkıyanın, polislere yönelik yangın tüpü sıktığını da gördük.

CHP’nin kedisi Zafer, partinin köpeği Mayıs, acaba biber gazından mı etkilenmiştir yoksa CHP’li bir avuç eşkıyanın polise direnmek için devletin memuruna karşı sıktığı yangın tüpünden mi etkilenmiştir?

Ahlaksızsanız, yalancıysanız, sahtekarsanız, rüşvet paralarıyla beslenen gazetecilerseniz, direkt polisi suçlar ve polisin biber gazından etkilendiler önyargılı tespitini yaparsınız.

Ama dürüst gazetecilerseniz, yolsuzluk yapan hangi partiden belediye başkanı olursa olsun hepsine karşıyız, aramıza mesafe koyarız dik duruşunu gösterebilen insanlarsanız, hayvanları da önemsersiniz ama, “biber gazı mı etkiledi, yoksa CHP Genel Merkezindeki direnenlerin sıktığı yangın tüpü mü zarar verdi” diye sorgulayan bir tespiti yaparsınız.

Şu açıdan olaya bakalım.

Polisi gereksiz yere biber gazı sıkmakla suçlayan ve bu konuda adeta mahkum eden sözde gazeteciler, bu cesaretlerini CHP’li belediye başkanlarında niye sergilemiyorlar?

Baklava kutularının görüntüleri ortaya çıktığı halde niçin, “acaba onun içindeki eurolar rüşvet parası mı yoksa daha önce alınan borç paranın ödemesi mi” gibisinden aklımızla alay edercesine yapılan savunmaları ciddi ciddi niye dillendirebiliyorlar?

Üçer dörder beşer metres tutan ve onlara belediye imkanlarıyla sağladığı zenginliklerden paralar saçan belediye başkanlarının lekelenme hakkı var da..

İstanbul Boğazı’na nazır, Sarıyer’de iki villayı, ihale verdiği müteahhitten bedavaya kapan belediye başkanının “masumiyet karinesi”nden yararlanma hakkı var da, devletin polisinin “lekelenme hakkı” veya “masumiyet karinesi”nden yararlanma hakkı yok mu?

Direkt; “polisin sıktığı biber gazından etkilenen” diyerek, niye devletin memurunu suçluyorsunuz?

Hırsızlık yapan belediye başkanlarına sağladığınız avantajlardan, devletin polisini niye mahrum ediyorsunuz?


Mahkeme karar vermiş, o kararın infazı için CHP Genel Merkezindeki görevden el çektirilen Özgür Özel ve ekibinin binadaki yönetim katlarından çıkarılması gerekiyor.

Mahkeme kararının içeriği, bunu emrediyor.

Kemal Kılıçdaroğlu istese de istemese de, Özgür Özel genel başkanlık odasından çıkması gerekiyor.

İki gün beklenmiş, Özgür Özel mahkemenin kararını tanımadığını, uygulamayacağını ilan ettikten sonra, “boru değil, bu Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin uygulanması zorunlu kararı” denilerek, genel başkanlık odası boşaltmak istendiğinde.

Ekrem İmamoğlu’nun fonladığı internet sitesi niye, “Kılıçdaroğlu tahliye istedi polis CHP Genel Merkezi binasına girdi” ahlaksız başlığını atıyor!

Rüşvet paralarıyla beslenmiyorsanız, Ekrem İmamoğlu’ndan yana olup, ondan daha önceki tarihten bu yana CHP’li olduğundan kimsenin şüphesi bulunmayan Kemal Kılıçdaroğlu’na niye ahlaksızca saldırıyorsunuz?

Zafer ve Mayıs; öyle mi?

Biri sizin kediniz, diğeri de köpeğiniz; değil mi?

İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da ve daha birçok ilimizde, mahkemenin verdiği mutlak butlan kararını Yargıtay’da itiraz yoluyla, eğer mümkün ise kendi lehinize çevirmek yerine, insanları sokağa çıkarıp, devletin polisine karşı saldırmalarını planlarken; insan canına değer vermeyenler, kedi ve köpek üzerinden bize algı yapmaya çalışıyorlar, değil mi?

Batsın sizin hayvanseverliğiniz.

Polise göstermediğiniz saygıyı kediye köpeğe göstererek kendinize itibar kazandıracağınızı mı zannediyorsunuz? İnsana saygısı olmayanın, hayvana sevgisi de olamaz.

Devletin polisine ellerindeki soda şişelerini fırlatanların, yangın tüpünü sıkanların, taş atanların, kedi ve köpek üzerinden topluma verebilecekleri hiçbir mesaj yoktur.

Sahtekarlıklarını, ahlaksızlıklarını, rezilliklerini ispat etmiş oluyorlar.

Ne yazıktır ki; veteriner hekimleri de, kendileri gibi fanatik bir partizanlık peşinde..


Veteriner hekimleri Özçetin diyor ki:

“CHP Genel Merkezinde yaşanan gerginlik sırasında uzun süredir sağlık takibini yaptığım Zafer ve Mayıs’ta maalesef yoğun biber gazi ve yaşanan kaosun ortasında kaldı.”

Ben de diyorum ki, veteriner Özçetin, “polis” ifadesini kullanmamış da olsa, yangın tüpünün sıkıldığını gizleyip, polisin kullandığı biber gazını dillendirmesi sebebiyle, devletin savcısı tarafından hesaba çekilmelidir.

“Hayvanların sağlığından sorumlu isen, otur onlarla ilgilen. Kimseye iftira atma. Biz önce, 85 milyon insanımızın sağlığını, huzurunu, can güvenliğini düşünmek zorundayız. Devletin polisinin itibarını korumak zorundayız. Üç tane müfteriye de, kedi-köpek üzerinden polise yaptıkları ahlaksızca nitelemelere eyvallah edecek değiliz” hatırlatmasını yapmalıdır.

Zafer ve Mayıs zarar görmesin, eyvallah. Hiçbir canlı zarar görmesin.

Ama 2023 yılında bu ülkenin cumhurbaşkanı olmasını istedikleri Kemal Kılıçdaroğlu’na, bir kedi ve bir köpek kadar değer vermeyen, saygı göstermeyen ahlaksızlara da sergiledikleri rezaleti hatırlatmak boynumuzun borcudur.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23