Kumar belası
Kumar, toplumlar üzerinde ciddi zararlara yol açan kötü alışkanlıktır. Dinimizde kumarın zararlı ve haram olduğu açıkça belirtilmiştir.
Kumar, malın veya paraya dayalı olarak yapılan şans oyunları veya bahislerdir.
İnsanları hızlı bir şekilde zenginleşme hayaliyle kandırırken, aslında onları maddi ve manevi açıdan büyük zararlara sürükler.
Dinimizde kumarın haram olduğu açıkça belirtilmiştir.
Kur'an-ı Kerim'de, kumarın şeytanın işi olduğu ve insanları aralarında düşmanlık ve kin uyanmasına yol açtığı ifade edilir.
Kumar, insanları hırs ve açgözlülüğe sürüklerken, kazanma umuduyla birçok kişinin malını, ailesini ve itibarını kaybetmesine neden olur.
Bu da toplumda sosyal sorunların artmasına ve ailelerin dağılmasına sebep olur.
Dinimizde adalet, merhamet, yardımlaşma ve sorumluluk duygusu ön plandadır. Kumar ise tamamen bireysel çıkara odaklanan bir eylemdir.
Dinimiz, insanları toplumun huzurunu ve refahını sağlayan değerlere yönlendirirken, kumar gibi zararlı faaliyetlerden uzak durmayı öğütler.
Kumarın zararları sadece maddi kayıplarla sınırlı değildir.
Bağımlılık, ahlaki değerlerin kaybı, hırsızlık, yalan söyleme gibi negatif davranışlar da kumarla ilişkilidir.
Dinimiz, insanları bu tür zararlı alışkanlıklardan korumak ve ahlaki değerleri güçlendirmek için çaba gösterir.
Allah'ın rahmeti sonsuzdur ve tövbe edenleri kabul eder.
Bu nedenle, hatalarımızdan dönüp doğru yolu seçmek için samimi bir şekilde tövbe etmeli ve Allah’tan af isteyerek bir daha kumar oynanmamalı.
Kur’an-ı Kerim’de yer alan kumar ile ilgili bazı ayetler şöyle;
Rasûlüm! Sana içki ve kumarın hükmünü soruyorlar. Şöyle de: “Onlarda büyük bir günah ve zarar, bununla birlikte insanlar için birtakım faydalar da vardır; fakat günah ve zararları faydalarından daha büyüktür.” Yine sana Allah yolunda neyi harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İhtiyaç fazlası olup kolayınıza geleni verin.” Allah, etraflıca düşünesiniz diye size âyetleri böylece açıklıyor. (Bakara 219. ayet)
Allah, hem dünyada hem de âhirette faydanıza olan şeyleri düşünesiniz diye âyetlerini size işte böyle açıklamaktadır. Sana yetimleri de soruyorlar. De ki: “Onları ve mallarını koruyup gözetmek onları kendi hallerine bırakmaktan daha hayırlıdır. Şâyet kendileriyle bir arada yaşar, mallarını mallarınıza katarsanız, zâten onlar sizin kardeşlerinizdir; kardeşliğin gereğini yapın.” Kaldı ki Allah, haksızlık yapanla koruyup gözeteni pek iyi bilir. Allah dileseydi, işinizi sarpa sardırır, altından kalkamayacağınız sorumluluklarla sizi zahmete sokardı. Şüphesiz Allah, kudreti dâimâ üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olandır. (Bakara 220. Ayet)
Ey iman edenler! İçki, kumar, tapınmak ve putlara kurban kesmek için dikilen taşlar, fal ve şans okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. (Mâide / 90. Ayet)
Hiç şüphesiz şeytan içki ve kumar yoluyla sizin aranıza ancak düşmanlık ve kin bırakmak, sizi Allah’ı zikretmekten ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz, değil mi? (Mâide / 91. Ayet)
Allah’a emanet olun…







