• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Ceylan
Mustafa Ceylan
Mustafa Ceylan
TÜM YAZILARI

Kaosu önleyen Türkiye, bölgeye umut oldu

19 Temmuz 2025
A


Mustafa Ceylan İletişim:

Suriye yine bir uçurumun kenarından döndü.

Bir kez daha bir halkın kaderi birkaç saat içinde topyekûn felakete sürüklenebilirdi.

Dürzi gruplar üzerinden kurgulanan provokasyon, İsrail'in hava saldırılarıyla birleşince, Ortadoğu yeniden bir iç savaşın eşiğine geldi.

Ancak tam bu noktada Türkiye devreye girdi.

Diplomatik akıl, soğukkanlı müdahale ve kararlı diplomasi sayesinde bir ülke daha haritadan silinmekten, bir halk daha dağılmaktan kurtuldu.

İsrail’in yıllardır uyguladığı yıkım politikası, sadece Filistin’le sınırlı değil.

Şimdi gözünü kuzeye çevirmiş, Suriye’yi de parçalara ayırmanın hesabını yapıyor.

Süveyda’daki etnik ve mezhebi ayrılıkları kaşıyarak, bir yandan da hava saldırılarıyla rejimi kışkırtarak yeni bir iç savaş zemini oluşturmaya çalıştı.

Amaç çok açık.

Direnme gücünü yok etmek, bölmek, parçalamak ve kendine bağlı küçük yönetimler üretmek.

Ancak bu defa oyun tutmadı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yürüttüğü çok yönlü diplomasi, işte bu noktada kilit rol oynadı.

Fidan sadece Şam’la değil, Washington, Amman ve Riyad’la da yoğun temaslara girerek, İsrail’e baskı kurulmasını sağladı.

ABD'yi masaya çekti, Tel Aviv'e istihbarat kanallarından uyarılar gönderildi.

Netice?

İsrail durmak zorunda kaldı.

Tel Aviv’in kibri, ilk kez bu kadar doğrudan diplomatik duvarla karşılaştı.

Şam yönetimi de doğru bir hamle yaparak ılımlı Dürzilerle anlaşma yoluna gitti.

Süveyda’da silah yerine diyalog kazandı.

Yeni bir iç savaşın eşiğindeki ülke, bu sefer karanlığa değil, istikrara doğru bir adım attı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın yaptığı açıklamalar ise hem dikkat çekici hem de samimi.

“Bu ülkeyi bilinmeyen bir geleceğin karanlığından Türkiye çıkardı.”

Evet, doğru.

Türkiye bugün sadece kendi sınırlarını değil, aynı zamanda bölgenin vicdanını da koruyor.

Suriye yönetimi, yıllardır diplomasi alanında kurduğu köprüleri bu krizde yeniden keşfetti.

Şara’nın, “Büyük güce sahip olmak mutlaka zafer getirmez” sözleri, özellikle İsrail’e bir cevaptır.

İsrail'in askeri teknolojisi, istihbarat ağı ve yıkım kapasitesi bir halkın iradesini kırmaya yetmiyor.

Çünkü güç, sadece silahla ölçülmez.

Direnç, birlik, ve kararlılıkla birleşmeyen hiçbir güç uzun ömürlü olamaz.

İsrail’in Ortadoğu’daki saldırgan politikaları artık rutin haline geldi.

Gazze, Batı Şeria, Lübnan, şimdi de Suriye.

Her coğrafyada benzer bir taktik.

Böl, karıştır, vur.

Ama artık bu döngüyü kırmanın vakti geldi.

Türkiye’nin bu son müdahalesi, bu zincirin kırılabileceğini gösterdi.

İsrail’e karşı sadece ahlaki değil, diplomatik, siyasi ve gerektiğinde askeri caydırıcılık da oluşturmak gerekiyor.

Bugün Suriye bir felaketten döndüyse, bunun arkasında Türkiye'nin stratejik aklı, kararlılığı ve barışa olan inancı vardır.

Bu sadece Suriye için değil, tüm bölge için bir umut ışığıdır.

Ahmed Şara’nın ifade ettiği gibi, Türkiye bu kez gerçekten bir ülkeyi “bilinmeyen bir geleceğin karanlığından” çıkarmıştır.

İsrail’e karşı dik duran her ülke, bu coğrafyanın direniş haritasına bir iz bırakacaktır.

Artık mesele sadece diplomasi değil; bu toprakların geleceği, halkların kaderi ve ortak hafızamızdır.

Allah'a emanet olun ...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tenakuz

Ermeni halkı, Kürt halkı vs. haklarını savunmak özgürlük oluyor peki sözkonusu Türk halkı hakkını savunmak neden faşistlik olmaktadır. Her halk kendi menfaati ve idealini ister. İslamı temsil etmek neden "yoz " bir algı olarak deklare ediliyor. Bu benzeri karşılaştırma neden çifte standart taşıyor.

Okur

İsraile yaptırımlara imza attık mi
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23