• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Akgün
Mustafa Akgün
TÜM YAZILARI
24 Nisan 2016

Ermeniler ve Türk Sanat Müziği

24 Nisan 1915 tarihinde Osmanlı idaresi Ermeni Komitelerini kapatmıştır. Çünkü bu komiteler devlete karşı büyük isyanlarda bulunmuştur. 2345 kişi devlete karşı eylemlerde bulunmak suçundan tutuklanmıştır. İşte o gün bugün Ermeniler bu tarihin yıldönümünde anma programları yapmaktadır.

Ancak bu işin içinde Ermenilerin hepsi yoktur. Bunu ancak Rus, Fransız, Kanada ve ABD gibi batılı devletlerin kışkırtmasıyla Ermenilerin bir kısmı yapmaktadır. Geçmişte Osmanlı devletine şimdi de Türkiye Cumhuriyeti devletine ellerinden geldiğince zarar vermeye çalışmaktadırlar.

Halbuki Ermeniler Osmanlı’nın ‘millet-i sadıkası’ydı. Asırlarca barış içinde yaşamışlardı. Ne zaman dış güçler işin içine girdi Ermeniler bize düşman olmaya başladı. 

Düşmanlığın ilk belirtilerden biri 1830’lu yıllarda Harput’ta başlatılan misyoner çalışmalarıydı. 1770’li yıllarda kurulan güdük tarihli ABD ilk misyonerleri o tarihlerde Harput’a gönderdi. Yani daha altmış yıllık bir devletken bu hainliği yapmaya başladı ABD. Demek ki mayası öylesine bozukmuş. 

Ermenilerin ilk karşı gelişlerden sonra isyanlar birbirini takip etti.

1895’te Sason İsyanını yaptı bozguncu Ermeniler. Abdülhamid Han isyanı bastırttı. Ancak arkasından trajikomik bir hadise oldu. İsyanın elebaşı Hamparsum Boyacıyan asılacağı yerde İttihatçıların marifetiyle 1908 Osmanlı Mebuslar Meclisine girdi. İsyancı başı isyan ettiği devletin meclisinde mebus oldu.  

Osmanlı’nın son zamanlarında Hariciye Vekili olan Ermeni kökenli Mihail Noradükyan Lozan görüşmeleri sırasında batılı devletleri yönlendirmiştir. Türkiye aleyhine bazı maddeleri yazdırmıştır.

İşin bir de güzel yönü vardır. İnsanlık değerini kaybetmemiş, bizim milletimizin âlicenaplığını kabul eden nice Ermeni kökenli vatandaşımız vardır. Bunlar kültürümüze katkıda bulunmuştur. 

Bilhassa Türk Sanat Müziği (TSM) alanında pek çok Ermeni vatandaşımızın çalışmaları vardır. TSM sadece Türk-ler veya Müslümanlar arasında yaygın değildir. İstanbul’da yaşa-yan azınlıklardan bazıları da bu müzik türüyle iştigal etmişlerdir. Rumlardan, Ermenilerden TSM ile iştigal eden çok kimse vardır. Hele Ermenilerden çok vardır. TSM’nde güfte yazan, beste yapan, söyleyen, çalan pek çok Ermeni TSM’nde literatüre girmiştir. 

Kemanî Sarkis Efendi bunlardan biridir.

Ermeni Aliksan Efendi TSM’nin Ermeniler arasında yayılmasını sağlamıştır. Kendisi İstan-bul ve Türk kültürünün hayranıdır. 

Yine Artaki Efendi de TSM’ye pek çok eser kazandırmıştır. 

Astik Efendi bir Ermeni bestekârdır. 

Bimen Şen çok meşhur bir Ermeni müzisyendir. Yaptığı yüzlerce besteyle beste sayısı yönünden adetâ rekora gitmiştir. 

Kemanî Tatyos Efendi TSM’de çok ince manâlı ça-lışmalar yapmıştır. 

Ermeni müzisyenlerin hepsini saymak çok zor. Akla şu isimler de gelmektedir: Hanende Manol Ağa, İsak Varan, Lemi Atlı, Nubar Teleyay, Hamparsum Limonciyan, Udî Hırant Kenkiloğlu, Leon Hancı.

Âşıklık geleneğine bağlı Ermeni şairi Kenziyâ’nın Türk halk şairi Zülalî’yle atışmala-rı sırasında söylediği çok manâlı bir dörtlüğü şöyledir: 

‘Bir anadan bir babadan gelmişiz 

Biz buna etmişiz iman Zülâlî 

Eğer böyle ise niçin olmuşuz? 

Biz size, siz bize düşman Zülâlî?’

Dış güçler işin içinde olmasa bu düşmanlık elbette biter. 

Bugün PKK’yı bütün güçleriyle destek verenler de onlar değil midir?

Ermeni lobiciler bütün güçleriyle 24 Nisan gününü “Ermeni soykırımı” adını verdikleri Büyük Yalan’ı anma günü olarak yaymaya ve kabul ettirmeye çalışıyorlar.  

Neden 24 Nisan?   

Ermeni lobicilerce yeni bir anlam yüklenmeye çalışılan 24 Nisan’da aslında ne oldu?

Rus ve İngilizlerce kışkırtılan ve silahlanan Ermeniler ayaklanmışlardır. Bu ayaklanmacılar “Komiteciler” olarak örgütlenip, Müslümanlara ve savaşta olan Osmanlı ordusuna arkadan saldırmaya başlamışlardır. özellikle köylerde erkeklerin hepsi askerde olduğu için savunmasız kadın, çocuk ve yaşlılar Ermenilerce öldürülmüştür.

 Bunun üzerine Osmanlı yönetimi, herhangi bir önleme başvurmadan önce, Ermeni ileri gelenleri ile görüşmüştür. Ermeni Patriği, Ermeni milletvekilleri ve Ermeni toplumunun ileri gelenlerine ‘Ermenilerin Müslümanları arkadan vurmayı ve öldürmeyi sürdürmeleri durumunda gerekli önlemlerin alınacağı’ bildirilmiştir.

Ancak, olaylar durmak yerine giderek yoğunlaşınca, ordunun birçok cephede savaşta olması nedeniyle cephe gerisinin güvenceye alınması gereği doğmuştur.

Bu amaçla, 24 Nisan 1915 tarihinde Ermeni Komiteleri kapatılarak, yöneticilerinden 2345 kişi devlete karşı eylemlerde bulunmak suçundan tutuklanmıştır. Osmanlı Yönetimi’nin bu kararı uzerine hareket geçen Ecmiyazin Katalikosu Kevork, ABD Cumhurbaşkanı’na şu telgrafı göndermiştir: “Sayın Başkan, Türk Ermenistanı’ndan aldığımız son duyumlara göre, orada kırım başlamış ve örgütlü bir terör Ermeni halkının varlığını tehlikeye sokmuştur. Bu duyarlı anda Ekselanslarının ve büyük Amerikan ulusunun soylu duygularına sesleniyor, insanlık ve Hıristiyanlık inancı adına, büyük Cumhuriyetinizin diplomatik temsilcilikleri aracılığı ile hemen araya girerek, Türk fanatizminin şiddetine terk edilmiş Türkiye’deki halkımın korunmasını istiyorum.”

Başpiskopos Kevork’un telgrafını, Rusya’nın Washington Büyükelçisi’nin ABD’deki görüşmeleri izlemiştir. Olayları “kırım” gibi göstermeye çalışan Ermeniler, başta ABD ve Rusya olmak üzere, çeşitli sömürgeci devletleri kendi saflarına çekmeye çalışmışlardır.

Ermenilerin her yıl sözde “Ermeni soykırımının yıldönümü” diye andıkları 24 Nisan, devlete karşı eylemde bulunan ve suçsuz, korumasız insanları öldüren 2345 komitecinin tutuklandığı gündür. Görüldügü gibi bu gün, sözde soykırım şöyle dursun, sözde soykırım savlarına temel oluşturduğu öne sürülen yer değiştirme uygulamasıyla bile ilintili değildir.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23