--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Arsamıza sahip çıkmak zorundayız

Mustafa Akgün
Mustafa Akgün
4

 

Batı bugün pek çok ilimde büyük başarılar elde etti. Bilhassa müspet ilimlerde pek çok şey ortaya çıkardı.

Ancak insanı insan olarak masaya yatırmadı batı.

Nedir insan?

Malum insanın bir maddî yapısı vardır. Gördüğümüz vücut, baş, kollar ve bacaklar. Bir de dışardan göremediğimiz iç organları vardır. Kemikler, kaslar, kan ve diğerleri...

İnsan vücudunun yapısı %25-30 kadar kimyasal elementten ibarettir. Oksijen, karbon, hidrojen, azot ve kalsiyum gibi elementler insan vücudunun %95’ini meydana getirmektedir. Geri kalan %5’lik kısmını diğer elementler, mineral maddeler teşkil etmektedir.

Burası işin kimyasal ve biyolojik yönüdür.

Ama insanın bir de görünmeyen yönü vardır. Yani duygu dünyası vardır. İman ve inkar, aşk ve nefret, nifak ve samimiyet, sadakat ve ihanet, kibir ve tevazu, vefa ve nankörlük bunlardan ilk akla gelenlerdir. Batı dünyası bu duygular dünyasına pek inememiştir. 

Mutlaka kötülüğü emreden nefis nedir, araştırmamıştır batı.

İnsana apaçık bir düşman olan şeytanın üzerinde durmamıştır batı.

İnsanın görünmeyen yönünü ele almamıştır batı. 

Sigmund Freud, Emile Durkheim gibi sözüm ona filozof, psikolog, psikyatri uzmanı kişiler nefis ve şeytan üzerinde durmamışlardır. Birtakım vehimler, safsatalar, yalanlar, komik şeyler söyleyip gitmişlerdir. Bu kişileri her şeyden önce kendi yetiştirdiği kişiler yalanlamıştır.

Işe bir başka yönden bakalım.

Bozguncu, terör teşkilatlarını yönetenler boş kafalara ve boş kalplere çökmüşlerdir. Komünist gençlik yetiştirenler, PKK’ya militan hazırlayanlar bu noktaları iyi değerlendirmişlerdir. 

Çünkü bu adayların duyguları ve bilhassa güzel duyguları dumura uğramıştır. Bunlarda insanı insan yapan duygular kalmamıştır.

Bu kabil kimselerin şahsiyetleri oturmamıştır. Cahildirler. Kültür seviyeleri çok düşüktür.

Bunları bazı çevreler alırlar. Kendi açılarından eğitirler. Beyinlerini yıkarlar bunların. 

Bozguncu teşkilatlar adam kazanmada, militan kazanmada bazı noktalardan hareket ederler. 

Adayın  suyundan  giderek  kendilerine  bağlamaya,  bende  etmeye  çalışırlar.

Adam kazanmada para çoğu zaman kullanılan vasıtalardan biridir. Adayları parayla elde etmeye çalışırlar ve ederler.

Adayları makam sahibi yapmak, onlara paye ikram etmek onların iknasında çok işe yaramaktadır. Makamın tadı adayı adeta kendinden geçirmektedir.

Kadın, şehvete düşkün adayların avlanmasında tarih boyu hep kullanılmıştır.  Pek çok devlet kadın casus kullanarak pek çok insanı avlamıştır. Şantajlarla pek çok işler gerçekleştirilmiştir. Terör teşkilatlarının yöneticileri de bu yoldan çok faydalanmıştır.

Şöhret sahibi yapmak, pohpohlamak da bir diğer adam kazanma yoludur bunlar için. ‘Bu işi en iyi sen yaparsın, ancak bu işi sen başarabilirisn’ gibi sözler.adayın nefsini okşar. Ona bir enaniyet duygusu verir. Aday kendini yükseklerde görmeye başlar. O artık pek çok işi başaracaktır. 

Ne yazık ki tarihî ve dinî yönden eğitilmemiş pek çok gencimiz vardır.

Burası “beyin” pazarı, istediğin beyni seç al.

Bozguncu çevreler bu durumdaki gençleri hedef seçiyorlar. Kazanacakları insanın beynini ipotek altına alıyorlar. Beyinleri yıkıyorlar. Pelte haline getiriyorlar. Sonra bu beyne istedikleri formatı atıyorlar. Istedikleri şekli veriyorlar. Her işi yaptırabilecekleri bir robot haline getiriyorlar. Sonra da bu beyinlere.kendi fikirlerini yerleştiriyorlar. 

Beyin yıkandıktan, boşaltıldıktan sonra buraya her fikir yerleştirilebilir. Boş kalplere, boş gönüllere insanı sapıttıran inanç ve sevgiler yerleştirmek kolaydır artık. Her gönle bir put dikilebilir.

Böylece bir beyin pazarı kurulmuş oluyor. Çeşit çeşit beyin vardır bu pazarda. Hemen her teşkilat istedikleri beyni alıyor, tepe tepe kullanıyor.

Bunlara cinayet işletiyorlar. Bunları canlı bomba yapıyorlar. Adam öldürürken hiç vicdanları sızlamaz bunların. Kendilerini patlatan canlı bombalar bu işi yaparken kendilerinde değildir.

Uyuşturucu haplar ve cesaret hapları, özel haplar verildiği zaman iş tamamdır. O gayrı tam bir robot olmuştur. Denileni rahatça yapar. 

Emniyet güçleri yakaladıkları terör suçlularının kanlarını tahlil ettiklerinde bu ilaçları kullandıklarını hep tespit etmişlerdir.

Bu usüllerle pek çok Marksist ortaya çıkmıştı. Karl Marx’ı, Lenin’i taparcasına seven milyonlarca komünist böyle ortaya çıkmıştı. 

Bu usüllerle pek çok PKK’lı ortaya çıkarılmıştır. ‘Türkler sizi asırlardan beri sömürdüler. İşte silah, işte para. Türklerden öcünüzü alın.’ Derin güçler PKK’lı militanları böyle ortaya çıkardılar.

Moskoflar bazı Türk çevrelerinde robotlaştırılacak kişilerin kafalarını traşlıyor. Bu kafaya deve derisinden yapılmış bir başlık geçiriliyor. Bu insanlar güneşte bırakılıyorlar. Zamanla kuruyan deve derisi kafaya sıkıca yapışıyor, Dolayısıyla kafayı sıkmaya başlıyor. Bu arada yeniden uzayan saçlar çıkacak yer bulamıyor. Büyük bir acı veriyor.

Bu kişi, zamanla hafızasını kaybediyor. Tam bir robot oluyor. İstedikleri şekilde kullanıma hazırdır. Bunlar gayrı tam bir mankurt olmuşlardır. O şimdi bir Moskof askeridir, Komünisttir.

Yeni yetişen çocuk ve gençlerimizin kalpleri ve beyinleri bizim arsamızdır. Bu arsaya kendi binamızı dikmezsek, başkaları bu boş arsaya kendi binalarını dikerler, dikiyorlar.

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hakan

25 Haziran 2024 13:48

Türkiye Cumhuriyeti devletimizde kuruluşundan bu yana fikri hür vicdani hür nesilller yetişti ABD yeşil kuşak projesi ile ülkemizde Arap kültürünü hakim kılmak için devletimize düşman nesiller yetiştirdi yani lailkliğe aykırı fiiilerin odağı devlet düşmanı kişiler birde devleti tanımayan PKK yetiştirildi yobaz ve PKK ikiside Türkiye Cumhuriyeti devletimize ve onun ilkelerine düşmanlar

Durmuş aga

25 Haziran 2024 11:28

Gidin batıya, insanlar huzurlu, insanlarda geçim sıkıntısı yok, çocuğunun eğitimi sorun olmaktan çıkmış.Avrupa ülkeleri kapılarını açsınlar..

okur

25 Haziran 2024 11:15

sahip cik arsana yoksa apartmani dikerler

Abudllah

25 Haziran 2024 07:04

Her yıl yapılan huzur ve mutluluk endeksinde her sene batı ülkeleri birinci çıkıyor. Yani senin iddianın aksine batı insanın duygularına da manevi huzuruna da yatırım yaptı. Dünyanın her ülkesinden insanlar batıdaki huzura ulaşmak için ölümü göze alıyor. 

Mustafa Akgün Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle