• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Murat Alan
Murat Alan
TÜM YAZILARI

Sessiz olun, TGC uyuyor..

27 Mart 2026
A


Murat Alan İletişim: [email protected]

Sessiz olun, TGC uyuyor..

MURAT ALAN

Bir önceki yazıda soruyu net sorduk..

Biz AK taraftayız Özgür ya sen?

Bugün o sorunun muhatapları daha da netleşip çeşitlendi. Çünkü mesele artık sadece Özgür Özel’in Meclis kürsüsünden Akit’e yönelik savurduğu hakaret değil. Mesele, o hakaret karşısında susanların kim olduğu.

Şimdi açık konuşalım.


Bu ülkede kendini “basın özgürlüğünün temsilcisi” olarak pazarlayan yapılar var..


Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, “illegal” Basın Konseyi.. 

Normal şartlarda ne yapar bu arkadaşlar?


Bir gazeteci hakkında soruşturma açıldığında…

Bir dosya gündeme geldiğinde…


Bir gözaltı haberi düştüğünde…


Anında refleks gösterirler. Açıklama yaparlar.

“Gazetecilik suç değildir” derler. Uluslararası kamuoyuna mesaj gönderirler. Sosyal medyada kampanya başlatırlar.

Peki kimler için?

Somut konuşalım!..


Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, MİT mensubunun ifşa edilmesi dosyasında yargılanan isimler için açık destek açıklamaları yaptı. “Gazetecilik terör ya da casusluk faaliyeti değildir” diyerek net bir pozisyon aldı.


Yetmedi.

Yargılanan isimler için “serbest bırakılsınlar” çağrısı yaptı.

Adliye önlerinde açıklamalar yapıldı. Dayanışma mesajları yayımlandı.


Aynı refleksi Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Basın Konseyi de defalarca gösterdi.

Bu yapılar devlete karşı faaliyetten yargılananlarla ilgili anında devreye giriyor.

Şimdi soruyorum..

Aynı refleksi neden gerçekten gazetecilik yapan kurumlar ya da insanlar için göstermiyorlar?


Ana muhalefet lideri çıkıp Meclis kürsüsünden Akit gibi ulusal bir gazeteye açıkça hakaret ettiğinde…

Neredesiniz? Niye susuyorsunuz? Niye tek bir cümle kurmuyorsunuz?

Niye “Bu dil kabul edilemez” demiyorsunuz? Niye “Basın hedef gösterilemez” diyemiyorsunuz?


Niye Meclis kürsüsünden yapılan bu saldırıyı görmezden geliyorsunuz?

Bu nasıl bir refleks?

Bakın mesele artık gri değil. Son derece net.

Siz gazeteciliği savunmuyorsunuz. Siz, kendi mahallenizi savunuyorsunuz. 


Bu, açık bir çifte standarttır. Ve daha da ötesi…

Adeta siyasetin maşası gibi hareket ediyorsunuz. 

Şimdi daha net soruyorum.. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği

Basın Konseyi.. Bunlar gerçekten sivil toplum kuruluşu mu?


Yoksa bir siyasi hattın medya uzantısı mı? 

Ortaya çıkan tabloyu süslemeye gerek yok..

Size yakın olana “gazeteci”

Size uzak olana “hedef”

Size yakın olana “özgürlük”


Size uzak olana “linç”

Size yakın olana “dayanışma”

Size uzak olana “sessizlik”

Bunun adı gazetecilik değildir.

Bunun adı tarafsızlık hiç değildir.


Bu, doğrudan doğruya ideolojik pozisyon almaktır.

Bu, mesleği araçsallaştırmaktır.

Bu, meslek ilkesini siyasi konfora feda etmektir.

Önceki gün Özgür Özel’e sorduk.

Bugün size soruyoruz.. Biz o seviyenin hecelediği meselede, AK taraftayız, peki siz?


Gerçekten gazeteciliğin mi tarafındasınız…

Yoksa CHP’nin arka bahçesi misiniz?

Cevap vermenize gerek yok. Çünkü konuştuğunuzda değil…

Sustuğunuzda daha anlaşılır oluyorsunuz..


Rahmetli Mustafa bey olsaydı, “Helal olsun adamlara, davasının adamı bunlar, sen bizimkilere bak onlar ne yapıyor” derdi. 

Bizim taraf ne yapıyor.. Sorulardan biri de o aslında..  

Sessizlik yemini edenlerin bir kısmı da maalesef AK Parti’de ama, onu da bir başka güne saklayalım..

Not edelim.. Selametle..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Her meslekte, her siyasi-dini-ideolojik giruste AHLAKLI VE DURUST OLANKAR VARDIR, BIR DE OLMAYANLAR VARDIR...

Tek olçü budur ...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23