• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Murat Alan
Murat Alan
TÜM YAZILARI

Al sana istibdat.. Meteoroloji haberine bile yasak!

14 Ekim 2022
A


Murat Alan İletişim: [email protected]

 

Mecliste sosyal medya ve yalan habere ilişkin kanun görüşülüyor. 

Cep telefonunu çekiçle kıran vekiller, kürsüyü yumruklayan parti sözcüleri..

Bir sürü tantana.

Dezenformasyonla mücadele amacıyla hazırlanan yasa ile ilgili CHP, İP ve medyası, hep bir ağızdan “istibdat yasası” naraları atıyor.

E tabii, “yalan söyleme hürriyetimizi elimizden alamazsınız” diyecek halleri yok ya..

AK Parti Hükümeti seçim öncesi medyayı baskı altına alıp, gazetecileri susturmak istiyormuş!

Geçim sıkıntısı, yolsuzluk yazmak yasak olacakmış!

Çüşşş..

Oldu olacak meteoroloji haberlerini bile yasaklasınlar.

O kadar da olmaz değil mi? Dünyanın neresinde, hangi tarihte böyle bir rezalete imza atılmıştır ki?

Ben size medyaya baskı çığlıkları atan CHP’nin geçmişini anlatayım da, istibdat neymiş görün.. 

Meteoroloji haberleri bile nasıl yasaklanmış duyun..

Kendi adamları bile nasıl yaka silkmiş okuyun.. 

1925’te Takriri Sükun, 1931’deki Matbuat Kanunu, 1940’da Başbakanlık bünyesinde kurulan Matbuat Umum Müdürlüğü (Basın Genel Müdürlüğü) eliyle gazetelere doğrudan müdahale eden CHP..

1923–1949 arasında 26 yılda 321 gazete ve dergiyi kapatan yine CHP!..

Aynı dönemde çıkarılan Matbuat (Basın) Kanunu 38. Maddesi: “İntihar vakalarını mahallinin en büyük zabıta memurundan izin almaksızın yayınlamak yasaktır. Bu madde hükmüne uymayanlar bir haftadan bir seneye kadar hapis cezasına mahkum olurlar.” 

4 Kasım 1940’ta Başbakanlık Müsteşarı Vehbi Demirel’den Valiliklere gönderilen yazı: “Geçmiş, hali hazır ve geleceğe dair meteorolojik tahminlerin neşredilmemesinin bütün gazetelere tebliğini rica ederim.” 

10 Ocak 1942 Basın Genel Müdürlüğü’nün gazetelere gönderdiği talimat, “Ekmekten, odundan, kömürden, etten şikâyet kılıklı neşriyat yapılmayacaktır.”

Ne diyelim Sözcü, Cumhuriyet, Birgün’e selam olsun!..

Devam edelim..

Matbuat Kanunu – Madde 38’e ek, “Okul, fakülte ve enstitülerde disiplini bozacak nitelikteki olayların yayını en büyük mülkiye amirinin iznine tâbidir” 

Boğaziçi’nde bilmem kaç aydır her Allahın günü dikilen “özgürlükçü!” akademisyenlere de selam olsun..

Sadece bununla da sınırlı değil..

CHP’nin ebedi başkanı milli şef İsmet İnönü’nün damadı Metin Toker’in ağzından dinleyin bir de istibdadı..

Tek Partiden Çok Partiye 1944–1950 kitabının 21 ve 22. sayfası, “Gün geçmezdi ki Birinci Şubeden bir memur gelip yeni bir yasak kararını getirmesin ve dosyayı şişirmesin. Sonradan bu dosyayı gözden geçirmek fırsatını bulmuşumdur. Neler yoktu ki… Hangi haberin kaçıncı sayfada kaç sütun üzerine hangi puntolu harflerle gösterilmesi gerektiğinden, hava durumunun yazılmaması emrine kadar.”  

Zekeriya Sertel..

Bu adam, Yunus Nadi ile birlikte Cumhuriyet Gazetesini kuran isim!..

Remzi Kitabevi’nden çıkan Hatırladıklarım isimli kitabının 191 ve 192. sayfalarından..

“Basın sıkı bir baskı altında yaşıyordu. Telefonla gazete başyazarlarına verilen emirlerin dışına çıkılamazdı. En ufak bir hata yüzünden, gazete haftalarca kapatılır, sorumlular mahkemeye verilirdi. Yani tek kelimeyle halk nefes alamıyordu. Havasızlıktan ve hürriyetsizlikten boğuluyordu.”

Gazeteci Niyazi Berkes..

Unutulan Yıllar, İletişim Yayınları, sayfa 268.. “Sırası gelince şefin keyfine göre Cumhuriyet gibi bir gazete bile şıp diye kapatılabilirdi. Kapatılma tehlikesinden kaçınabilmek için gazeteler kendi kendilerinin sansürlüğü ödevini yapmak zorundaydı. Bir dik kafalılık edip de dinlemeyen olursa onu yola getirecek çok basit bir yol vardı: Bir telefonla kapatmak. Basın Kanununa konan 50. madde giyotin satırı gibi inerdi. Gazeteler böyle bir riski göze alamazlardı.”

CHP’de milletvekilliği de yapan Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Yalman ve dahası..

Merak edenler Akit Gazetesinde Faruk Arslan’ın haberinden devamını okuyabilir..

İşte bu CHP, şimdi kalkmış istibdat diyor..

“Canım bu CHP, o CHP değil” diyenler de vardır tabii..

Onlara da CHP İstanbul Milletvekili Güsel Tekin’in, “8-9 Haziran’da ilk işimiz bu kirli gazetelerin tamamına el koymak olacaktır” sözlerini hatırlatayım..

CHP’nin dünü neyse bugünü de odur.. Hatta yarını da..

Selametle.. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

MUSTAFA

Dünden daha beterini yaparlar.

csn

tabii 1942 savas yillari ve nazi fasist yillar ile yil 2022 esittir senin icin. AB ülkeler refah özgür anayasal kisisel haklara saygili bizde ise AB raporundaki kitik dökük notlar ortaya cikti yine. bakalim alamanya da raflar bos asi 130 euro ile anca medya yayinlari da mi 3 yillik ceza getirir mi.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23