• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
TÜM YAZILARI

Hekimlere “Hipokrat Yemini” ettirirseniz olacağı budur!

21 Ekim 2024
A


Muhammet Kutlu İletişim:

Türkiye, özellikle son aylarda toplumu derin kaygı ve üzüntüye düşürecek, “biz ne ara böyle olduk?”, “bizden adam olmaz”, “böyle devlet mi olur” dedirtecek korkunç olaylar silsilesiyle sarsılıyor. Bu tür olayların ardı ardına gelmesi, küresel siyonist çevrelerin, sözde “Büyük İsrail” çılgınlığına ve gerçekleştirdikleri soykırıma engel olabilecek tek devlet olan Türkiye’ye karşı “yumuşatma” ya da “psikolojik harp” saldırılarına işaret ediyor. Bu bir kenarda dursun. Çünkü konumuz başka…

Son patlayan “Yenidoğan Çetesi” skandalı kapsamında başlatılan soruşturmada, onlarca özel hastanenin işin içinde olduğu tespit edilerek çok sayıda doktor, hemşire gözaltına alındı. Bir kısmı tutuklandı, bir kısmı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olay, insanlıktan nasibini almamış ve gözünü para hırsı bürümüş beyaz önlük giyen bazı mahlukların, dışarıdaki çetelerle işbirliği yaparak yeni doğan bebekleri hastaymış gibi gösterip özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek günlerce tutmaları, bu sayede devletten daha fazla para sızdırmaları şeklinde özetlenebilir. Çok sayıda bebek, aşağılık mahlukların sırf daha fazla para almak için uyguladıkları türlü yöntemler sonucu hayatını kaybetti. Düşünebiliyor musunuz? İnsanların bebeğinin canını emanet ettiği doktorlar, kasten ve tasarlayarak o masum meleklerin hayatına son veriyor. Bunun insanlıkla izah edilebilir bir tarafı olabilir mi?

Hemen hepimiz biliriz. Öyle olmayanları tenzih ederim ama doktorlar en üst düzey maaş almalarına rağmen hep daha fazlasını isterler. Çoğunun işleri güçleri bir an önce “parayı bulmak”, daha fazla “parayı bulmaktır”. Böyle olunca da insanlara, insanlığa ters gelen pek çok işlerin içinde olabiliyorlar. Bu arada halka, özellikle de alt gelir düzeyindeki gariban vatandaşlara karşı son derece aşağılayıcı ve küçümseyici tavırları da dikkat çeker. Hastanelerde hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik hiç tasvip etmediğimiz şiddet olayları ve saldırılar, biraz da bu davranışlardan kaynaklanmaktadır.

Hekimlerin bu kadar maddiyata önem vermeleri ve hastalarına karşı hoş olmayan tutumlar sergilemelerini ben biraz da; hekimlik andını çok tanrılı ve eşcinselliğin, sapkın ilişkilerin doğal karşılandığı antik Yunan dönemi hekimlerinden Hipokrat adına edilen yemine bağlıyorum.

Öyle ya, Türk İslam tarihinde o kadar büyük hekim varken neden sapkın eşcinsel Yunanlıların hekiminin adına yemin ettiriliyor hekimlerimize? Lokman Hekim, İbni Sina gibi tarihe mal olmuş büyük hekimlerimiz adına yemin edilemez mi? Bir insanın çok önemli bir konuda yemin etmesini isteseniz ve “kargalar adına” ya da “bisikletler adına” gibi kutsal olmayan şeyler üzerine yemin ettirseniz, kendisini o yemine sadık hisseder mi?

Şu anda edilen yeminde bulunmamakla birlikte Hipokrat yemininin orijinalinde geçen ifadelere bakalım: “Hekim Apollon, Asklepios, Higiya, Panacea üzerine ve bütün Tanrı ve Tanrıçaların huzurunda yemin ederim ki…” diye başlayan yemin, “yeteneğim ve gücüm elverdiğince bu ant ve sözleri tutacağım: Bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım, ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim, çocuklarına kardeşim gibi bakacağım ve öğrenmek isterlerse bu sanatı ücretsiz öğreteceğim; ilaç reçetelerini, şifai bilgileri ve diğer bilgileri sadece ve sadece kendi evlâtlarıma, hocamın çocuklarına ve hekimlik kurallarına uygun sözleşmeyle bağlı ve ant içmişlere öğreteceğim. Gerek sanatımın icrası sırasında gerekse insanlarla gündelik ilişkideyken edindiğim bilgileri ortalığa saçmayacağım, bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım…” diye devam ediyor…

Dikkat ederseniz Hipokrat’ın yemininde bile “Hocamı babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım, ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim…” şeklinde, para pul işleri en önde geliyor. Genç hekimler belki de yeminin ruhundan etkileniyor.

Hipokrat’ın sapkın, çok tanrılı Yunan antik döneminden bir isim olduğu eleştirisini yaptım ya, inanmayanlar internetten araştırabilir. Ben de araştırdım ve şu kısa bilgileri derledim:

Antik Yunanistan'da seçkin çevreler arasında eşcinsel ilişkilerin en yaygın ve sosyal açıdan en önemli biçimi, yetişkin erkekler ile ergenlik çağındaki veya ergenlik çağına yaklaşmış erkekler arasındaki cinsel ilişkilerdi. Buna “paiderastia”, yani “oğlancılık” denirdi. Bu tür bir ilişkide yetişkin bir erkek ve ergen bir genç bulunurdu. Bir erkek sakalı tamamen çıkmayana kadar bir oğlan olarak görülürdü. Atina'da yaşlı adama erastes denilirdi. Erastes, yani yetişkin birey sevgilisi (eromones) olan genci eğitmeli, sevmeli ve onun için bir rol model olmalıydı, bunun karşılığında ise aldığı ödül gencin güzelliği, gençliği ve sadakati olurdu. Erkek aşıklardan oluşan ayrı bir askerî birlik olan Thebailerin Kutsal Grubu eski Yunanların askerler arasındaki aşkı kullanarak askerlerin savaşçı ruhlarını geliştirdiğine olan inançlarıyla ortaya çıkmıştı. Aristoteles’e göre, Yunan kültürünün en temel isimlerinden olan Girit Kralı Minos (MÖ. 3500), Girit’te nüfus artışını önlemek adına eşcinselliği yasalarla koruma altına almıştır. Sparta’nın efsanevi yasa koyucusu Lycurgus, koyduğu pek çok yasayla bilinir. Onlardan biri ise şöyledir: “Kim ki yatağında bir erkek arkadaşı yoktur o iyi vatandaş olamaz” Atinalı devlet adamı Solon, eşcinselliği düzenleyen pek çok kuralı yürürlüğe koymuş bir isim olarak bilinir. Köle olmayan yani özgür her erkekle yapılacak her türlü ilişkiye izin vermiştir.  Klasik Çağ’ın en önemli yazarlarından biri Sophokles, dönemin güzellik anlayışında “erkeklerin cazibesini en iyi betimleyen kişilerden biri” olarak bilinirken, “Achilleus’un Aşıkları” oyununda Achilleus’in erkeklerle yaşadığı aşkları ballandıra ballandıra anlatmıştır. Günümüz felsefesini derinden etkilemiş Aristoteles’in pek çok öğrencisiyle aşk yaşadığı bilinmektedir. Atina’da 10 sene kadar devleti yönetmiş ünlü bir devlet adamı olan Demetrius (MÖ. 317-307), hakkında anlatılan hikayelerden birinde, Demetrius genç sevgilisi Diognis’in tüm Atinalı genç erkekler tarafından kıskanıldığı anlatılmaktadır. Bu sapkın döneme ilişkin örnekler çoğaltılabilir ama okurlarımın midesini daha fazla bulandırmadan bu kadarıyla yetiniyorum…

Gördüğünüz gibi, diğer alanlarda alınması gereken pek çok tedbirin yanında, hekimlerimizin mesleğe ilk adımını attığı yeminin bir an önce Türk İslam anlayışına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

İsimleri sağlık ve hastahane olsada İşin içine ekonomi, para girince sağlık olmaz kâr elde etme olur. Yaşadığımız AB ülkelerindede özel kurulmuş sağlık kurumları devletten para almak için çokça hileler yapmaktadırlar. "Hiç tedavi olmamış insanlar tedavi edildi diye devlet kasasından paralar alındığı basın ve TV'lerde bazen okuruz.

Sait

Sayın yazar , herşey yeminle olsa , her milletvekili yemin ediyor, ama terorle baglantisi çıkıyor .
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23