Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan El-Abadi’ye Osmanlı tokadı!
Hakkâri’deki mağarada PKK’ya ait cephanelikte, (BM logolu) çuvallar dolusu silah bulundu!
Malum, Türkiye’nin Suriye’deki Fırat Kalkanı operasyonunda inlerinde kıstırılan PKK-PYD militanları da ABD bayrağı sallıyordu!
E, DAEŞ de FBI laboratuvarlarında geliştirilen bir POTUS projesi olduğuna göre...
Eeeee?
E’si şu... Amerika, Ortadoğu’daki terörist örgütleri, kendi kara gücü olarak kullanıyor. Ellerini kirletmeden, bölgedeki demografik yapıyı “FETÖ-PKK-PYD-DAEŞ” maşasıyla dizayn ediyor!
Böylece hem Amerikan askerleri telef olmuyor, hem de askeri amaçlarına “sıfır” risk ve “sıfır” maliyetle ulaşıyor!
Oradaki yeraltı kaynaklarından DAEŞ’e, uyuşturucu trafiğinden ise PKK-PYD’ye “sus payı” vererek, ABD kesesinden tek kuruş ödemeden, çıkarları doğrultusunda Ortadoğu’yu dizayn ediyor.
Yani ABD’nin ve Suriye’de, Irak’ta fink atan AB ülkeleri silahlı kuvvetlerinin DAEŞ’le mücadele ettiği falan bildiğiniz “algı operasyonu”, hikâye!
Zira hiç inkâr etmesin! ABD, bir POTUS projesi olan DAEŞ üslerinin tüm koordinatlarını biliyor! Yani DAEŞ, ABD’nin avucunun içinde! Eğer ABD isterse, tek operasyonda DAEŞ’i felç edebileceğini DAEŞ de biliyor.
ABD istemezse, DAEŞ bırakın Holliwood simülasyonlarıyla kelle almayı, canlı bomba eylemleri yapmayı, kılını dahi kıpırdatamayacak kadar kontrol altında olduğunu biliyor ve ona göre hareket ediyor.
ABD de, İngiltere de, Fransa da, Almanya da asla DAEŞ’le mücadele falan etmiyor! Sadece DAEŞ’le mücadele “perdesi” altında, petrol ve doğalgaz yataklarını kontrol etmeye çalışıyorlar! Suriye, Irak ve Türkiye gibi ülkelerde, terör sopasıyla siyaseti, dış politikayı dizayn etmeye çalışıyorlar! Bu coğrafyadan pay almak için leş kuşları gibi Ortadoğu’nun üstüne üşüşmüş durumdalar!
Tek sıkıntıları, oradaki demografik yapı... Ortadoğu toplumunun, bu istilaya mukavemet etmesini, hakları için mücadele etmesini istemiyorlar! Bunu da, Müslüman ülkelerdeki siyaseti, istihbarat entrikalarıyla dizayn ederek, El Abadi ve Mahmut Abbas çapsızlığında kukla siyasetçileri başa getirerek kontrol ediyorlar!
Emperyalist devletlerin Ortadoğu projelerine “birebir uyumlu” bu tasmalı, kukla liderler eliyle Ortadoğu halklarını pasifize ederek, onları “itaatkâr” sömürgeleri haline getirmeye çalışıyorlar!
Ne yazık ki İran da, Irak da, şu Aşure gününde, yeni Kerbela vakalarına zemin hazırlayan bu “Ortadoğu projesinin” tek kullanımlık aparatı olmaya namzet bir diplomasi izliyorlar!
Mesela İran ve Irak, diplomatik girişimlere alan bırakmamak için son dakikada Dünya Enerji zirvesini taca attı! Bu taktik de herhalde bir üst akıl” stratejisi olarak planlandı.
İran ve Irak düşünmüyorlar mı?
Yıllar süren İran-Irak savaşında da bir Kerbela vakası yaşanmadı mı? Her iki taraf da Allah, Allah diyerek birbirini kırmadı mı? Üst akıl, İran’ı da, Irak’ı da bu sayede eksiltmedi mi? Ekonomilerini çökertmedi mi? Zarara uğratmadı mı?
İşte şimdi de İran’ın mezhepsel hassasiyetlerini kaşıyarak, Irak’taki Müslüman Şii milisleri, Başika’daki Türk askerine karşı kışkırtıyorlar!
Musul’daki demografik yapıyı CIA yöntemleriyle dizayn ederek, sosyolojik dengeyle oynuyorlar!
Batının, Ortadoğu’da yeni bir terör devleti, yeni bir İsrail kurması için, kendi ülkelerinin geleceklerini de riske atarak zemin hazırlıyorlar!
Şayet ABD, Marksist PKK’ya bir devlet armağan ederse, PKK yalnız Türkiye’nin başına mı musallat olacak sanıyorlar?
Soruyorum! Batı, bunlara verdiği hangi sözünde durdu? Yine durmayacağını biliyorum!
Çünkü... Sözde, terörle mücadelede bize destek vereceklerdi...
Sözde, Katil Esed zulmüne son vereceklerdi...
Sözde, FETÖ darbesine karşı idilerdi...
Bakın! İnlerinde kıstırılan PYD teröristleri ABD bayrağı sallıyor! Ele geçirilen PKK cephaneliklerindeki silahlar, BM logolo çuvallardan çıkıyor!
Sur’daki çukur savaşında, askerin dahi panzerle girdiği sokaklarda, İngiliz milletvekilleri elini kolunu sallaya, sallaya dolaşıyor!
Hani Demirtaş, Kobani eylemlerinde “YPG’li gençleri biz bile kontrol edemiyoruz” diye üfürüyordu ya ! Niyeyse o bölgede bir tek BND ajanlarının, MI5 ajanlarının, CIA ajanlarının, FETÖ ajanlarının tırnağı taşa değmiyor!
Bizi Musul operasyonunun dışında tutmak isteyen Batı bu işte!
Irak da, İran da bunu bile bile bu “üst akıl” projesi doğrultusunda bir dış politika izliyor!
Elin İngilizinin, Fransızının, İsveçlisinin Irak’taki askeri unsurlarına çıt çıkarmazken, Türkiye’yi Musul operasyonunun dışında tutmaya çalışıyor.
Müslüman Türk askerine alerji olurken, Haçlı ordularına itiraz etmiyor!
İşte sırf bu son cümle üzerinden bile konuşulursa El-Abadi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o sille-tokat ifadelerini fazlasıyla hakediyor!
Erdoğan, “sen benim karatımda değilsin” derken dibine kadar haklı!
“Sen benim çapımda değilsin” derken, bu yüzden alkışlandı!
Zira Erdoğan dik, Abadi ezik...
Erdoğan, yedi düvele kafa tutan bir dünya lideri iken...
Abadi, Müslüman Türk askerine tu-kaka diyerek Haçlı ordularının tasmasını takan bir kukla!
Erdoğan Milli, Abadi İran ve ABD ile kafa kafaya vermiş biri..
Erdoğan milletinin, Abadi Haçlı emperyalistlerin çıkarlarını gözetiyor.
Ya İran’a ne demeli?
Düne kadar Amerika düşmanı görüntüsü veren “dik duruşlu” İran, bu gün Şii milislerin ağzıyla Müslüman Türk askerine racon kesen, sefil bir Amerikan projesi olmuş durumda!
Ne diyor şair? “Yükseldik sanıyorlar/ Alçaldıkça çukura!”