İran’ın devlet varlığı ve egemenliği tehdit altında…
İran’ın devlet varlığı ve egemenliği tehdit altında…
Mehmet Koçak
Ortadoğu’nun en önemli ülkelerinden İran ağır saldırılara maruz kaldı, nükleer tesisler hedef alındı, binalar vuruldu ve İran’ın askeri, siyasi ve bilim adamlarının da aralarında olduğu üst düzey yetkililerin katledildiği cinayet saldırılarıyla sabaha uyandık.
İsrail›in de bu saldırıları tek başına gerçekleştirdiğini iddia etmesi, ABD yönetimi, İsrail’in İran’a saldırılarıyla kendilerinin bir ilgisi olmadığı şeklindeki iddiaları asla inandırıcı değildir.
Zira ABD, İsrail’in İran hazırlıklarına askeri, teknolojik ve istihbarat bilgi desteğiyle dolaylı olsa da saldırı planlarına dâhil olduğu gibi saldırıların gerçekleşmesinde de İsrail-ABD ile koordinasyon halinde olduğu inkârı mümkün olmayan bir gerçektir.
ABD öncülüğündeki ‘Batı ittifak Güçleri’nin desteğindekiİsrail’in İran’ın nükleer tesislerine ve askeri komuta merkezlerine yönelik saldırıları sonucu, İran Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri, Devrim Muhafızları Genel Komutanı Tuğgeneral Hüseyin Selami, Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tuğgeneral Gulamali Raşid, Nükleer Bilim İnsanları Mehdi Tehrançi ve Feridun Abbasi de dâhil olmak üzere 6 nükleer bilimci ile çok sayıda silahlı kuvvetler komutanı, siyaset ve hükümetin önemli kademelerinde görevliler öldürüldü.
Kısacası bu sadece bir saldırı değil, aynı zamanda İran, rejim ve yönetim kadrolarının topyekûn yok edilme adına hedef alındığı anlaşılmaktadır.
İran’ın egemenliğini ve güvenliğini ihlal eden, uluslararası hukuk ve teamülleri açıkça çiğneyen İsrail’in pervasız saldırıları karşılıksız kalmamalıdır.
Lahey Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) derhal harekete geçmeli.
Diğer bir gerçek ise şudur: İran’ın en üst düzey komutan ve yönetici ile nükleer uzmanı bilim adamlarına yönelik cinayetler, İran’da çok ciddi bir güvenlik zafiyeti var olduğu gerçeğini gösteriyor.
Trump’u aşan güç odakları devrede
Trump’ın göreve gelmesinin üzerinden beş ay geçti ve savaş durmadı. Aksine, Türkiye’de yapılan doğrudan müzakerelere kadar çeşitli dünya başkentlerinde tekrarlanan toplantılara rağmen Ukrayna krizi aşılamadı ve Rusya-Ukrayna savaşı daha da yoğunlaştı.
Dünya genelinde İsrail vahşetine karşı tepkiler artarak devam ettiği halde ‘Gazze vahşeti’ maalesef hala devam ediyor.
Yine, İran ile ABD heyetleri arasında yapılan 6’ıncı tur görüşmelerine rağmen bir arpa boyu yol alınmadı.
…Ve şimdi İsrail’in İran’a sarsıcı saldırılarıyla Ortadoğu’yu cehenneme çevirecek büyük savaşın fitilini ateşlemiş oldu.
Trump’ın başkan seçilmeden önce ve sonra çağrıda bulunduğu bir barış stratejisi formüle etme temelinde selefi Joe Biden’ın aksine bir yol izlemeye yöneldi ancak şimdiye kadar başarılı olamadığı ise bir gerçektir.
İran ile savaş yerine önce müzakere başlatmak ve anlaşmaya varmayı hedefleyen ve zaman zaman katil Netanyahu’yu uyaran Trump, her zamanki gibi (Wall Street’te TACO) yani geri adım attı veya geri adım atmaya mecbur edildi ve İsrail’e yeşil ışık yakmak zorunda kaldı.
Çünkü ABD’deki ‘Küresel Siyonist Çete’ devreye girdi ve önce Başkan Donald Trump ile yakın müttefiki Elon Musk arasındaki anlaşmazlık restleşmeye dönüştü ve devamında ise ABD’yi kasıp kavuran ve isyana dönüşen protestolar başlatıldı.
Küresel Siyonist Çetelerin devreye girmesiyle Başkan Trump, iddiaları ve projelerinden geri adım atmaya mecbur kaldı.
Gelinen noktada Siyonistlerin sadece İsrail de değil, tüm dünyada etkin ve güçlü olduklarını bir kere daha göstermiş oldular…
ABD ve İngiltere’nin koruması ve desteğiyle İsrail, tüm dünyaya meydan okuma gücüne sahip olduğunu ispatlamış oldu.
İran müzakerelerden çekildiğini açıklasa da, “ya teslimiyetçi bir yeni dönemi kabullenecek ya da hem rejimi hem de sahip olduğu tüm kazanımlarını kaybetmeyi göze alacak”.
İran, gerçekten zor bir kararla karşı karşıya olduğu gibi mevcut durumun aynı zamanda tüm bölgeyi etkileme potansiyeline sahip olduğu ayrıca diğer bir gerçektir.
Şu bir gerçek ki, İsrail bu saldırı ve cinayetleriyle hiçbir zaman güvende olmayacaktır.
Bu böyle geldi ama böyle devam etmez…