Demirtaş, kaçacak ülke arıyor...
Bir terörist kafa, bir yalan ve fitne başı, komplocu ve ikiyüzlü bir hain.
Halkı sokaklara davet ederek 50 kişinin ölümüne sebep olan, eli, sivil ve savunmasız insanların, polis ve Mehmetçiğimizin kanına bulanmış bir katil..
Ülkemiz sınırları içinde silahlı terör gruplarının başlattığı ancak hüsrana uğradığı isyanın kışkırtıcısı ve savunucusu.
Demokrasinin nimetlerinden yararlanarak elde ettiği dokunulmazlık zırhına sığınarak 1071’den bu yana bir ve beraber olan Türk-Kürt kardeşliğini yıkmak için bir yanda terör örgütünün gönüllü elçisi diğer yandan egemen güçlerin işbirlikçisi.
Ülke bütünlüğümüzün ve milli birliğimizin düşmanı olan her kesimlerle dost ve karanlık ilişkileri kuran hainlerin başı.
Kısacası; devletten maaşlı ve dokunulmazlık zırhına sahip olan bu angut aynı zamanda ülkemizde akan kanın baş sorumlularından biri.
Evet, sanırım bu anlatım ve tanıtımla kimden bahsettiğimi veya onun şahsında kimleri kastettiğim anlaşılmıştır.
Demokrasiyi içine sindiremeyen, görünürde siyasetçi, özünde ise siyaseti terör örgütünün amaçlarına alet etmeyi kendilerine temel esas alan bu işbirlikçi, Türkiye düşmanlarının şımarık çocuğu olarak da bilinir.
Bazen demokrasi ve özgürlüklerden söz eder bazen ‘öz yönetim’ naraları atar.
Bazen ona saz çaldırıp türkü söyletirler. Türk ve İslam düşmanları o malum güçler ve içimizdeki işbirlikçileri onu sahiplenir ve onu barış sever bir demokrasi havarisi olarak takdim eder...
O, dış ve iç şer güçlerin desteğiyle bir özgüven kazanır ve yumar gözünü açar ağzını.
Ağzından salyalar akıtarak tehditler savurur, meydan okur.
İşte o kişi, PKK bölücü terör örgütünün siyaset alanındaki taşeronu ve borazanı olan HDP’in eş başkanı Demirtaş’ın kendisidir.
Sadece o mu?
Elbette değil.
Kandil’in emrinde olan HDP’li birçok angut aynı ithamların muhatabıdır.
“SIĞINMA HAKKI HANGİ ÜLKE VERİR” ARAYIŞI
İhanetleriyle meşhur olan bu hain, her fırsatta ülke dışına çıkarak kendine ve terör örgütüne destek arar.
O, Türkiye düşmanı her kesime “Türkiye’yi bölmek için sizinle işbirliğine hazırız” mesajını vererek gizli açık ilişkiler, bağlantılar kurar.
Seçim öncesi ve sonrası, Washington, Moskova ve Brüksel’de idi. Şimdi Almanya’da.
Ama bu seferki seyahatinin iki önemli ayağı var.
Birincisi yarı gizli yarı açık. İkincisi ise çok özel ve çok gizli.
Türkiye’de dokunulmazlıkların kaldırılması son safhaya geldi. HDP eş başkanları, “Mahkemelerde sürünmek ve hapiste günsaymaktansa oylama öncesi şartlara göre sonrasında ortalıktan kaybolup ülke dışına çıkarak, bazı ülkelerden siyasi sığınma hakkı istenmesi” kararı çerçevesinde harekete geçildi.
Bu karar PKK’nın dış ülke temsilcilerine özel heyetlerle bildirildi ve o ülkeler nezdindeki istihbarat ve siyaset merkezlerinde yandaş parti ve örgütlerle çalışmalar başlatıldı bile.
Demirtaş’ın takip edenleri atlatarak bir süre ortalıktan kaybolması dikkati çekti.
Sızan bazı bilgilere göre işte o sürede Demirtaş, dokunulmazlıkların kaldırılması sonrası “Siyasi sığınma hakkı” konusunda önemli ve gizli görüşmeler yaptığı iddia edildi.
Anlaşılan bunlar da; “Fetullahçı Terör Örgütü” mensupları gibi kaçışa hazırlanıyorlar.
Dokunulmazlıkları kaldırılacak milletvekilleri öncelikle ABD, Rusya ve AB’yi tercih ediyor. Başka bazı ülkeler de alternatif olarak hazırlanıyor.
Önce ‘Siyasi Sığınma Hakkı’ sonrasında mağdur edildiklerini ileri sürerek Türkiye’ye karşı aktif faaliyetlerine o, ülkelerde devam etmeyi hedefliyorlar.
YİNE KİN KUSTU
Almanya’da bulunduğu süre içinde Demirtaş, o gizli görüşmelere hiç değinmeden Türkiye aleyhinde kin ve nefret içeren düşmanca açıklamalarını sürdürdü.
Alman medyası üzerinden “barış, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri” gibi değerleri dillendirerek kamuoyu oluşturmaya çalıştı.
Doğrusu bir katilin ‘Barış ve Demokrasi’den söz etmesi ağrıma gidiyor.
Bu hainlerin devletten maaşlı ve dokunulmazlık zırhına sahip olmaları onuruma dokunuyor..
Yeter artık.
Gereği yapılsın.
Milletimizin beklentisi budur.
Şimdi milli görev TBMM’de.
Elbette dokunulmazlık kalkınca milletvekillikleri son bulmayacak. Vekillik durumları mahkeme kararıyla belirlenecek. Ancak oylama öncesi veya sonrası bu hainlerin ülke dışına kaçmalarına ilgili ve yetkili kurumlar müsaade etmemeli.
Dokunulmazlıkları kaldırılıp yargı önüne çıkarılmalıdırlar.
Suçları mahkemece kesinleşmesi durumunda, maaşları kesilip, malvarlıklarına el konmalı. Gerekli yasal düzenlemeler yapılarak vatana ihanet eden hainler gerekirse vatandaşlıktan çıkarılıp ülkeden kovulsunlar.
Hatırlatmak isterim: bu kadar hain besleyen başka bir ülke yok...