C- H- P
C- H- P
LATİF ERDOĞAN
Önce Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmişteki bütün icraatını kapsayacak şekilde dillendirdiği itiraf niteliğindeki şu özrünü dinleyelim:
“Benim bu aziz millete, bu cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin geleceği için arkamızdan sinsice sızan, FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin, o nasırlı ellerinizle helal lokmalardan artırarak verdiklerinizi kendi kurdukları haram sofralarına meze yapanların hortumlarını zamanında kesmediğim için özür diliyorum. Pavyon masalarında delegeleri pazarlık yapanların maskesini vaktinde indiremediğim için özür diliyorum. Halkın belediyesinde rüşvete talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını atamadığım için tarih önünde halk deryasından özür diliyorum. Temiz siyasetimi sırtımdan hançerlemek için kullananları göremedim, beni affedin.”
Özgür Özel, İsmet İnönü’nün mezarında “Paşam hiç merak etme, namussuzlardan çok daha cesur olarak bu memleketi kurtaracağız” dedi.
Devlet istihale geçiriyor. İstihale, yani köklü değişim, dönüşüm, başkalaşım. Devleti idare eden iç dinamikler, bu tarihi dönemi kendi hesaplarına devşirme yarışında hatta kavgasında, mücadelesinde…
CHP’de gördüklerimiz bunun siyasetteki yansımaları. Hiçbir milli endişe taşımayan İnönü’cü kanat tasfiye ediliyor. Devlet büyük bir kamburdan kurtulacak. İsrail odaklı siyaset artık sadece Türkiye’de değil bütün dünyada iflas ediyor, edecek.
Bizim için tarafları temsil eden şahıslardan çok temsil edilen zihniyetin keyfiyeti önemli. Kemal Kılıçdaroğlu, butlan kararıyla eline geçirdiği inisiyatifi ne denli milletin hayrına kullanacak? Konuşmasında şimdilerde olumsuz kabul ettiği konularla ilgili olumlu ne gibi somut adımlar atacak? Mesela, FETÖ’yü CHP’den tasfiye edebilecek mi? Elindeki ciddi ve önemli belgeleri değerlendirebilecek mi? Senelerce kontrollü darbe deyip durduğu hain darbe girişimiyle ilgili yeni pozisyonu ne olacak? Gazzeli kardeşlerimizin lehinde bir çift laf edebilecek mi? İran’a, Lübnan’a uygulanan zulmün karşısında bir siyaset dili kullanabilecek mi? Özgür Özel ile arasındaki zihniyet farkını açıkça deklare edebilecek mi? Yoksa, yerini garantiledikten sonra fabrika ayarlarına dönüp ipe un serme ile mi yetinecek? Tayyip Erdoğan düşmanlığı üzerine kurgulanmış siyasetle mi vakit öldürecek? Elbette bekleyip göreceğiz.
Ne ki biz FETÖ ile ilgili özür beyanını hiç de inandırıcı bulmadık. Amerika’ya gidip FETÖ’nün ileri gelen isimleriyle gizlice görüşüp sonra da Hamburger yemeğe gittim gibi gayri ciddi beyanlarda bulunması henüz bütün müptezel görünümüyle hafızalarımızda duruyor. Gerçekleri ve elindeki belgeleri bir bir açıklayıp paylaşmadıkça da kendisiyle ilgili kuşkumuz haklı olarak devam edecektir. CHP’ye çöreklenmiş Yahudi odaklarını temizlemedikçe partiyi FETÖ’den temizlemiş olmayacağını da burada ayrıca vurgulamak durumundayız.
Kılıçdaroğlu’nun özrü kabahatinden büyük hale düşmemesi için kamuoyuyla paylaştığı her şeyi icraya dökmesi şarttır. Aksi durumda dediğimiz hale düşmesi muhakkaktır.
CHP’de siyasi etik yerlerde sürünüyor. İki yıl önce başlarına taç edindikleri kişi şimdi onların yanında hain oldu. Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafının üzerinde çılgın bir öfkeyle tepinmeler ise CHP’nin etik yanına nasıl tüy dikildiğinin göstergesi.
CHP’de gördüğümüz kavgalar, ithamlar, sürtüşmeler asıl itibariyle bir CHP klasiğidir. Daha önce nicelerini seyrettiğimiz manzaraları, figüranları değişmiş şekliyle yeniden izliyoruz. Bu yönüyle bile değişememiş CHP’den köklü değişimler beklemek biraz fazla iyimserlik olur.
CHP, çıkar ilişkileriyle birbirine bağlı heterojen bir yapıdır. Çıkar ilişkileri devre dışı kaldığında kişileri birbirine bağlayacak hiçbir hükmi değer kalmamış demektir. Böylesi durumlarda CHP’nin yaptığı en başarılı iş bölünmektir, parçalanmaktır, kavga etmektir, kaosu beslemektir.
CHP, pratikte hiçbir işlevi ve toplumda hiçbir karşılığı kalmamış zihniyetin partisi olmakla artık miladını doldurmuştur; ve siyasi kültürümüzün pek de olumlu iz bırakmayan anılarıyla arkaik olgu sürecine çoktan girmiştir. Artık CHP çok yönlü beyhude gayretin, boşa giden emeğin adıdır.