• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Menderes, Özal, Erbakan, Erdoğan bizi mi uyuttular?

03 Kasım 2025
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Menderes, Özal, Erbakan, Erdoğan bizi mi uyuttular?

İDRİS GÜNAYDIN

1950 seçimlerine kadar milletimiz cahil fakat diri idi. Üzerlerinde oynanan oyuna tepkili idiler. Giresun Merkez Çukurköy’de üç tane bataryalı radyo varmış. 1950 öncesi. Halk, evlerinden çıkar köyün öbür başından ajans dinlemeye gelirmiş. Her akşam saat 19 yani 7’de ajans okunurmuş. Halkın tüm bilgisi bu ajans... Bu ajansın içeriği yarın akşama kadar evlerde, köylerde yapılırmış. İnkılaplara ve CHP’ye tepkili olan halk dinliyor fakat tepkisini de ortaya koyuyormuş.

Eskiden saatler Ala Turka idi. 12’de akşam olur 7’de öğlen olurdu.

Ajans saati ise Ala Franga yani Türk usulü değil, Frengistan usulü idi. Saat 19’da gong vurur ve “şimdi saat 19- Ajanslara başlıyoruz” derdi. Bunu dinleyen halktan biri:” Allah belanızı versin. Saati de 19’a çıkardınız ya” diye tepkisini koyuyor. 

İşte halk oynanan oyunun farkındaydı.


Menderes iktidar olunca, Menderes’le birlikte halk, devleti biraz daha benimsedi. Onun icraatları, yapamadıkları, idamı, iyi polisi oynayanlar, kötü polisi oynayanlar...


Devrimlerin uğursuzluğu, laiklik adına bu zulümlerin yapıldığı gerçeği arada sıvışıyordu.

Demirel dönemi hamur yeniden, iyice karıldı. Özal zamanı ehveni şerden hayra doğru bir geçişti. Laiklik ve devrimler tamamen unutulmuştu. Kazanılan her yeni mevzi bir başarı idi. Alnı secdeli cumhurbaşkanı, çok şükür...

Erbakan ise tam bir hayır mevsimi idi. Erbakan’a ve Refah’a yapılanlar diğer partilerin “istemezük”çü politikalarının eseriydi.. Atlı kıtalarını sürmüşler Refah’ın üstüne...

Ya Erdoğan dönemi! Tamamen laik rejim ve yapılan devrimlerin içeriği ile hesaplaşmanın bittiği, adeta lokum gibi olup servise hazır hâle geldiğimiz bir dönem. 



Rejimin köklerinde hiç bir değişim yok. Lakin o güne kadar uyuyan taife-i kemaliyyun, artık uyanık olmak zorundayız diyerek başlarını dışarı çıkarmaya başladılar, bürokraside görevli olanlar da alışılagelmiş geldiği gibi hareket etmekten geri durmamışlar.

Yani bunca zaman aslında devrimlere tepki olsun diye iktidara getirdiklerimiz bizi rejimle tamamen kardılar.

Zerre kadar bir değişiklik yok. Sadece eşelense inkâr edecekler var.

Tarih 29 Ekim 2025... Activisit, sosyal medya fenomeni Sait Ercan, Giresun’da idi.  Bir konuşma yaptı ve konuşmasında bir miktar Doğu Türkistan’daki zulme değindi. Konuşmanın sonunda, soru sorma faslında söz aldım ve izleyicilere şunları söyledim:


“2006 yılında İstanbul’da gök bayrak ve al bayraklı bir yürüyüş oldu. En önde yürüyen Barat Hacı namında bir ihtiyardı. Ben o günlerde Almanya’ya gittim.. Orada iki Uygur Türkü ile karşılaştım. Doğu Türkistan’da çok mu zulüm var diye sordum. Anlattı: “Doğu Türkistan’da yazımız Osmanlıcadır. Anayasamız Şeriattır. Dileyen öbür anayasayı tercih eder. İslami usule göre evleniriz.”

“Peki, sıkıntı ne?”


Sıkıntı şu: “Doğu Türkistan Çin’in en zengin bölgesi. Çin o bölgeyi ele geçirmek istiyor. Biz direniyoruz. Çinlileri kasten bölgemize yerleştirip nüfus yapısıyla oynuyor. Biz de dik duruyoruz. Dik duranı götürüyorlar. Zulümler bundan.”

Döndüm ve sordum: “yazısı değiştirilmiş, anayasası değiştirilmiş, nikâh sistemi bile değiştirilmiş bir milletin ölü çocukları, Çin’deki dirilere nasıl yardım yapacak? Vay ki halimize.


Adamlara hiç bir şey anlatamıyoruz. Zerre izanları olsa sadece şu iki mesele uyanmalarına yeter.

1- İskilipli Atıf Hoca’nın; şapka kanunu çıkmazdan iki yıl önce yazdığı” Frenk mukallitliği ve İslam” adlı kitabını iki yıl geriye sararak hocayı idam etmek.

2- Mustafa Kemal’in sevgilisi Fikriye’yi arkadan vurup öldürmek.


Bu iki fiil hiç bir yere sığmıyor. Bunların yaşandığı ülke nasıl örnek ülke olabilir. 

Hiç bir izahı yok. Ama o kadar şartlanmış bir kitle ile karşı karşıyayız ki; bu kitleden daha şiddetlisini beklemek her zaman hakkımız.

Bir de Tapınma durumu var. Ne yaman çelişki.. Evim caminin yanında. Her gün bir kaç ilan dinliyorum. Hiç “çukura yuvarlanacaktır” denmiyor. Hepsi biterken “Allah rahmet eylesin” diye bitiyor. Demek bir puta tapanlar da rahmeti Allah’tan bekliyorlar. Ne kadar inandın da Allah’tan bekliyorsun? İnanması zor, vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

şizofren

alni secdeli alnı secdeli kalbi nereli ona bak sen bırakın bu işleri fetoda hocaefendi hazretleri idi  .......ALLAH APAÇIK İNDİRDİM diyor...yorum uzerine yorum..

Okur

Ölen için Allahtan rahmet dilemek te mi zorunuza gitti. Allah yalnız sizinmi
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23