Ak Parti gidici mi?
Ak Parti’nin gidici olduğuna dair piyasadan esen bir rüzgâr yok. Kamuoyu yoklamaları, Ak Parti’nin yerel seçim sonrası kendini toparlayarak yeniden yükselişe geçtiği yönünde. Ana muhalefet partisinde kendini yenileme yok. Millet çoğunluğunun oy vermekten imtina ettiği konularda bir yeni düzenleme yok, aksine belediyelerinden pis kokular gelmeye devam ediyor.
Eskiden sadece İzmir kokar ve İzmirli bu kokuyu duyardı; şimdi tüm Türkiye’yi CHP’li belediyelerin kokusu sardı. İktidarı eleştirdikleri her cihete kendileri kaşık sallar oldular. Geriye şu açıklama kaldı: İktidarın yediğini söyleyenler bile çalıştığını, hismet ettiğini de söylüyorlardı. Bunların yemediğini söyleyen yok.. Çalıştığını da söyleyen yok.
Ak Parti’nin gitmesi mümkün olursa bu, dışarının muhalefetiyle değil ama içerdeki küskünlerle olacak gibi.
Ben aciz bir kulum ve gözlemlerimi, duyumlarımı yazıyorum.
Belki faydası olur.
Herkes ama herkes şunu söylüyor. Tayyip Erdoğan samimi, ama çevresini yanlış isimler kuşatmış; yanlışları doğru diye yutturuyorlar. İçerideki gayri memnunsuzluk buradan kaynaklanıyor.
Bir eski belediye başkanımızla muhabbet ettim. Aynen şunları söylüyor: Ak Parti, ciddi anlamda rakibi olmamasına rağmen, sırf güvendiği insanların yanlışları yüzünden, kendine rakip olmayacakları rakip yaptı ve iktidara getiriyor. Bizim cenahın sandık başına gitmemesi yüzünden!
Giresun Belediyesi, başkanın başarısızlığından kaybedilmedi. Ak Partililerin gayri memnunlarının sandığa gitmemesi yüzünden kaybedildi.
Gelecek seçimde hiç hak etmediği halde Özgür Özel kazanablir.. Kazanırsa da korkunç intikam alacaklar. Her cihetten…
Ak Parti’nin kongre süreci dönemini yaşıyoruz. İl Başkanı değişecek. Değişmesi gerekir. Çünkü doğru veya yanlış hakkında laflar dolaşıyor. Ayrıca yeni, yıpranmamış yüzleri bekliyoruz. Adam aday yapılmadığı için CHP’ye çalışmış, yakınını CHP’den aday yaptırmış, hâlâ onun adı geçiyor. Şu göreve gelmeliymiş. Buna akıl tutulması denmez de ne denir? Bu parti rivayeti kendinden menkul insanlara kadar düştüyse geriye ne kaldı?
Yahu! Bu bir fırsattır; yeni bir kongre süreci, yeni bir yenilenme süreci derken eski yıpranmış dosyaları açmanın kime ne yararı var?
Allah aşkına; elinizi çekin şu partiden. İstişareyle karar verilmeyen konularda imtiyazınızı kullanmayın. İhtilaf olan her konuyu istişareye götürün. Bu parti sizin partiniz değildir. Milletin kahir ekseriyetinin partisidir.
Şöyle bir yorum getirdi eski başkanımız: Ak Parti birkaç seçimdir muhalefette olan CHP’nin hiç yanına yaklaşmaması gereken partiyle (DEM’i kastediyor) beraber hareket etmesi sonucu, zoraki iktidar oldu. Ama böyle giderse, DEM’le ittifak mı daha ülke için zararlı olur yoksa bu gidiş devam ederse mi ülke için zararlı olur sorusuna: “Aralarında fark kapandı. Fark etmez” noktasına geldiği an, Ak Parti iktidarı kaybedecek.
İki konuda rahatsızlık artmaya başladı:
1- “MHP’ye mahkûm oluş kendini hissettiriyor artık. Ayakkabı gittikçe sıkıyor.
2- İktidar, kendi muhitini çok kayırıyor. Millet menfaatine adımlar eskisi kadar atılmıyor. ”
Tabi bunlar bir iddia. Fakat herkes buna benzer şikâyette bulunuyor. Yine söylüyorum: Bir yere yazın. Kongre v.s ile yenilenme olmaz.
Tayyip Bey veliahtını tayin edecek ve kongreleri o yapacak. Erzurum uzaksa meydan yakın. Bekleyip göreceğiz.
Şuna inanıyorum. Türkiye’nin son yirmi yılını kaldırıp atamayız. Bunun da asıl mimarı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Onun yaptığı her iş iyi niyetinin mahsulüdür. Filhakika insan yanılabilir de… Ak Parti’nin iktidardan gitmesi daha yoğun bir uyanışa neden olur lakin memleket mahvolur.
Bu sefer çatışma başlar. Çünkü karşıda bilenmiş bir Kemalist blok, beride Cumhuriyet kuruldu kurulalı ilk kez iktidara gelmiş ve artık kendine güvenen bir muhafazakâr grup. Eskiden solcular gitse bile sağcı liberaller geliyordu. Onlar rakı masasında bir oluyorlardı. Fark bu kadar belirgin değildi. Şimdi durum farklı.
Ak Parti’den ricam:
Eğer kongrelerle partiyi yeni bir mihvere oturtmak istiyorsa yeni ve yıpranmamış yüzlere fırsat verilmelidir.
Bu yüzler toplumda çokça tanınan kimseler olmasa da nihayet insandır ve onların da bir hayat planları vardır. Başarılı olmak isteyeceklerdir.
Vesselam.