--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkçenin Cenaze Töreni

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
5

Bu haftaki eserimiz, “Türkçenin Cenaze Töreni 1. Türk Dil Kurultayı” ismini taşıyor. Yazar Yayınlarından çıkan kitabın müellifi D. Mehmet Doğan.

D. Mehmet Doğan, dilimiz üzerine yapılan soykırımları yazmaya-konuşmaya devam ediyor.

Bu kitabı da onlardan birisi! Dilimizin kökeniyle bağını hercümerç edenlerin niyetlerini ve yaptıklarını ortaya çıkarıyor.

İlk defa 1932 yılında yapılan Türk Dili Kurultayı hakkında bilgi vererek kitaba giriş yapan D. Mehmet Doğan şunları söylüyor:

“İlk Türk Dil Kurultayı, Osmanlı düşmanlığı, Türk ve Türkçe hamaseti yanında, Türkçenin batı dilleri ile aynı kökten olma iddiasına dayanan ‘tez’lerin okunması, konuşmaların yapılması şeklinde 10 gün sürmüştür.

Dil devrimi, gerekçeleriyle uyumlu bir hareket olarak başlamamış ve gelişmemiştir. Köklü ve zengin Türkçe tahrib edilmiş ve fakat yerine aynı güçte bir dil varlığının konulması mümkün olmamıştır. Zaten böyle bir dil yapmak imkânsızdı, fakat Türkçeye büyük hasar verdirilmiştir.

…………..

Bu hasarlara kitaptan iki örnek verelim.

“Dil inkılabının ilk işaretini kim verdi? İlk ‘öztürkçe’ konuşmayı kim yaptıysa o!

İlk öztürkçe nutuk, İsmet Paşa tarafından 18 Şubat 1929’da verilmişti. Konu lügat/sözlüktür, ilim terimlerinin tespitidir.

Haber Cumhuriyet’in 19 Şubat 1929 nüshasında şöyle sunulmaktadır:

‘İsmet Paşa’nın ilmi ıstılahatı (terimleri) tespite memur encümene (komisyona) riyaset buyurduklarını (başkanlık ettiklerini) ve bir nutuk irat ettiklerini dün yazmıştık. Ankara muhabirimiz dün bu nutkun âtideki (aşağıdaki) metnini bildirmiştir.

………………

-‘Önlü efendiler! Türkçemizin söz kitabı bizim için çok yüzlükten beri sezdiğimiz bir eksiktir. En nihayet bu eksik te tamamlanmak için cumhuriyet yaşayışına kavuşmağı bilmiştir, beklemiştir. Acı ile anmalıyız ki, şimdiye kadar dilimiz sınırları açık bir yurt kalmıştır.

Bu yurdun içine girmek suçsuz bir dalış idi. Daha fena ve acıklı olan, vatan çocuklarının bu dalışı kendilerinin arayım özlemesidir’. (Vah ki vah! HÖ)

Konuşmanın tamamında o zaman bilinmeyen, bugün de anlamını bilmemiz mümkün olmayan bir hayli kelime vardır.

‘Yuca, değimli, diyelemek, tutam, durgulamak, durgulu, erim, gidek, yarlama, dikimli, keser, hayışlı, dikim, varlamak’…

………………

Dilimizin nasıl perişan edildiğini görmek için yine kitaptan iki telgraf metni sunalım.

-“Dil bayramından ötürü, Türk Dili Araştırma Kurumu genel özeğinden, ulusal kurumlarından birçok kutun bitikler aldım, gösterilen güzel duygulardan kıvanç duydum. Ben de kamuyu kutlarım”. (26 Eylül 1934)

-“Dil bayramı münasebetiyle Türk Dil Kurumu’nun hakkımdaki duyularını bildiren telgraflarından çok mütehassis oldum. Teşekkür eder, değer çalışmalarınızda muvaffakiyetlerinizin temadisini dilerim”. (27 Eylül 1937)

Ezcümle:

Bu kitap dilimize vurulan darbeyi bilmek-anlamak ve bugün hâlâ dil çıkmazında neden süründüğümüzü görmek isteyenler için tavsiye edilir.

Kitap hakkında: Yazar Yayınları; 

0312-232 05 71 www.yazaryayinlari.com

 

Yorumlar

(5)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mefkure

19 Ekim 2020 20:21

Degerli yazar Hüseyin bey ; O yillarda 25 yil kadar Agop Dilacar isimli bir ermenin dilimizin islahi ...! ile gorevlendirildigi malumdur. Dilimizi tam islah etti amma... ! Dilimizi acayip sadelestirdi. mesela.. Gaye , maksat , emel , murad ,hedef , ülkü , Umde , istek , mefkure gibi degisik soylenişleri olan birçok kelime birtek "amaç" sözcügünde ..! özetlendi.. Anlı şanli aydinlarimiz , yazarlarimiz, Arastirmaci gazetecilerimiz vb. benzeri dil sadelestirmelerini Çok severek yazilarinda kullandi. Kullaniyor.. ne diyelim..

Ömer

19 Ekim 2020 18:56

Bugünde Türkçemiz büyük tehdit altında . Bir yabancı hayranlığı var . Her yer İngilizce levhalar site isimleri AVM’ler . Bence Türkçe olmayan levhalara yasak getirilmeli . Arapça levhalara karşı çıkanlar buna niye sesini çıkarmıyor .

Bir yesiremediniz

19 Ekim 2020 14:02

Bir yesiremediniz kendinize bu ulkede Ataturkun cumhuriyeti kurdugunu ve ana dilinin turkce oldugunu.  

islami dedikleri basın içlerinde en berbatı

19 Ekim 2020 07:02

Türkçeyi öldüren çemiş türk gazeteleri ve kazma türk televizyonlarıdır. (Flaş, flaş, flaş; şok, şok, şok) Halbuki Amerikada ve İngilterede ingilizceyi yaşatan tv ve gazetelerdir; ingilizceyi onlardan öğrenirsiniz.

Eşşeği dövemeyen semeri dövüyor

19 Ekim 2020 02:00

İnönü, M. kemalin kuklasıdır. Ondan izinsiz helaya dahi gitmemiştir.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle