Latin Amerika’da Osmanlı İzleri
Göç insanoğlunun kaderinin bir parçası. Sadece insanoğlunun değil aslında. Diğer canlılar için de göç hayatlarının bir parçası.
Göçmen kuşlardan yola çıkarsak, böyle bir kanaate varabiliriz. İnsanoğlu gibi göç kuşları da barınma ve beslenme adına taşınıp durmaktalar.
Göçün tarihi, Hz. Âdem babamız ve Hz. Havva validemizden itibaren başlar. İnsanlık tarihinin önemli kısmını göçler oluşturur.
Dünya coğrafyası, tarihi, milletlerin, toplumların yerleşik hale gelmeleri, göçlerin sonunda şekillenmiştir. Öyle bir seyrüsefer ki, yerleşilen yerlerde de göç durmamıştır.
Osmanlı dönemindeki geniş coğrafyamız ve tarihimiz ise göç hareketliliğinin en çok yaşandığı topraklardır. Hatta kuruluştan bu yana hiç durmamış desek yeridir.
•
Mesela 19. yüzyıldan itibaren, içten ve dıştan ittifaklı şekilde Osmanlı devletinin zayıflatılması sonucu meydana gelen toprak kayıplarıyla birlikte, altı yüz yıllık devlet topraklarında göç hareketleri hız kazanmıştır.
İşte bu hafta o göçlerden birini anlatan kitaptan söz etmek istiyoruz.
İTO Genel Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda belgesel yönetmeni, araştırmacı ve seyyah İsrafil Kuralay, yıllar önce bu göçlerden bir bölümünün peşine düşmüş ve Latin Amerika’ya kadar gidip çekim yapmıştı.
Belgesel yayınlandı ama görsele giremeyen duygular, düşünceler, özel röportajlar, sohbetler, Profil Kitap’tan çıktı.
Kemal Karpat’ın bir araştırmasına göre; 1860-1914 yılları arasında, 1 milyon 200 bin Osmanlı tebaasının, Latin Amerika ülkelerine göçtüğü ifade edilir. Daha çok Suriye ve Lübnan’daki Osmanlı tebaası olduğu belirtir.
•
1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılan Şam Vilayeti/Biladü’ş-Şam Vilayeti olarak adlandırılan ve bugünkü; Suriye, Lübnan, Filistin, İsrail ve Ürdün topraklarını içerisinde yaşayan halkın istisnasız hepsi, Osmanlı pasaportu taşımaktaydı ve bu sebeple, “El Turko (Türk) olarak adlandırılıyorlardı.
İsrafil Kurulay, “El Turko Günlükleri” üst ve “Latin Amerika’da Osmanlı İzleri” alt başlığıyla yayınlanan eserinde, “El Turko” adının bir lakap olduğunu belirterek şöyle diyor:
“19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı Devleti’nden Amerika kıtasına kitleler halinde göçler oldu.
Bugün bütün kıtaya yayılmış, özellikle Güney Amerika kıtasında “El Turko” kimliğiyle anılan 30 milyon civarında Osmanlı vatandaşının torunları yaşıyor”.
•
Bölgeyi dolaşan Dr. Kuralay, ellerinde pasaportlarıyla uzun ve zorlu yolculukların ardından, Amerika kıtasına varan göçmenlerin yaşadıklarını kitaplaştırdı.
Bu eserde; kuşaktan kuşağa aktardıkları dramatik göç hikâyeleri, sınıf atlamak ve toplumsal saygınlık kazanmak için verilen “var olma” mücadelesi anlatılmakta.
Ezcümle:
El Turko Günlükleri; Arjantin, Uruguay, Brezilya, Şili ve Meksika seyahatinden ilginç notlarla örülü.
İnsanlığa hizmet için kurulan bir medeniyetin, insanlık düşmanları tarafından yok edilmesi sebebiyle meydana gelen göçlerin hikâyesi ibretlik.
Eser hakkında: Profil Kitap:
(0216) 365 70 91 [email protected]