• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

İstanbul’dan Gazze’ye

02 Ocak 2024
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

‘Medeniyyet’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

Dün sabah İstanbul’da; genciyle-yaşlısıyla-erkeğiyle-kadınıyla, yüz binlerce Müslüman yürek, “İsrail’e lanet Filistin’e destek” için İstiklal Marşının bu dörtlüğünü haykırdı.

Artık şurası açıktır ki, yerkürede nefes alıp veren bütün insanlar için Amerika ve İsrail bir tehdittir, tehditten öte büyük bir bela ve musibettir.
Her ikisinin de hedefinde tüm İslam coğrafyasıyla birlikte, öncelikli olarak Türkiye vardır. Milletimiz vardır, devletimiz vardır.

İçimizdeki taşeronları olan siyasetten ekonomiye, kültürden, sanata ve bilumum terör örgütleriyle yapamadıklarını, Filistin üzerinden yaptırma mücadelesi vermektedirler.

Şükür ki bu hakikati, amentüsü sağlam milletimiz pek âlâ bilmektedir, bilmeyenler yahut aldırış etmeyenler de Amerika ve İsrail destekçisidirler.

Vicdanlı dünya milletleri, bu hakikati net şekilde görmüştür. Amerika ve Batılı ülkelerin desteğiyle İsrail’in Filistin’de yaptığı bir soykırımdır.
Yüreğinde zerre kadar insani kırıntı taşıyan bir kimse; hangi dinden-dilden-ırktan olursa olsun, Filistin’e karşı bir sorumluluk duymaktadır.
Yine dünyada bu hissiyatın çok çok üstünde bir destek ve yardımla, Elhamdülillah devletimiz vardır, devletimizin başında Müslüman bir liderimiz ve halkımız vardır.

Amerika gibi soykırımdan ve sömürgeden geçinen Haçlı Batılıların desteklediği işgalci İsrail’in öncelikli hedefinde ülkemiz ve bütün bir Ortadoğu olduğunu bilmeyen bir kimse ya doğmamış veya ölmüştür.

Gelin bu hedefi neden gerçekleştiremediklerine dair biraz geçmişe ve II. Abdülhamid Han’ın devrine gidelim.

II. Abdülhamid Han’ın İttihatçılar tarafından tahttan indirilme sebebi, Ulu Hakan’ın İsrail’e toprak vermemesi yüzündendir. Buyurun o mektubu okuyalım:

“Bu ittihatçılar, Arazi-i Mukaddese ve Filistin’de Yahudiler için bir vatan-ı kavmî kabul ve tasdik etmediğim için ısrarlarında devam ettiler. Bu ısrarlarına ve tehditlerine rağmen ben de katiyen bu teklifi kabul etmedim.

Bilâhare yüz elli milyon altun İngiliz lirası vereceklerini vaat ettiler. Bu teklifi dahi katiyen reddettim ve kendilerine şu sözle mukabelede bulundum:

‘Değil yüz elli milyon İngiliz lirası, dünya dolusu altın verseniz bu tekliflerinizi katiyen kabul etmem!

Ben otuz seneden fazla bir müddetle Millet-i İslâmiye’ye ve Ümmet-i Muhammediye’ye hizmet ettim.

Bütün Müslümanların ve salatin ve Hulefa-i İslâmiyeden aba ve ecdadımın sahifelerini karartmam ve binaenaleyh bu tekliflerinizi mutlaka kabul etmem’ diye kat’î cevap verdikten sonra hal’imde ittifak ettiler”.

Ezcümle:

İşte bütün mesele bu hakikattir. İçimizdeki İsrail’in soykırım vahşetine destek verenler yahut sessiz kalanlar veya Riyad’daki futbol karşılaşma senaryosunu üretenler, hedef saptırarak bu gerçeğin üzerini örtme peşindedirler. İsrail zulmünün ortağıdırlar.

Dün Eminönü’nde bunlara ve dünyaya gerekli cevap verilmiştir. Hamdolsun!

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23