• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

İsmet Uçma

14 Ekim 2021


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

“Eğilirsen basamak, dik durursan sığınak olursun”.

Sözün kime ait olduğunu bilmiyorum. Bu güzel tespit, yiğit her insan için biçilmiş kaftandır.

Daha çok Cumhurbaşkanımız Erdoğan için söylenmişti. Elbet ona çok uygundu. Başka uygun olanlar da vardır ve o isimlerden birisi de merhum İsmet Uçma’dır.

“Arkadaş, dost, kardeş, yaren” kavramları, insan münasebetlerinde neyi ne kadar kapsıyorsa, İsmet Uçma’da daha fazlası vardı.

Tanıdığım 1986 yılından bu tarafa böylesine sözünün eri, sözünün sahibi, sözünün takipçisi olarak gördüm ve bildim.

“Kimseden beklenti içerisine girmeden yaşayan insan nasıl olur” sorusu sorulsa, ilk on kişi arasında sayacağım isimlerden birisidir İsmet Uçma.

Kitap yayıncılığında “yüz akı” olmanın ne demek olduğunu İsmet Uçma’da gördüm. Kitaptan para kazanmayı, geçimini sağlamayı en son sıraya bile almadan, siyasi tarihimiz başta olmak üzere; fikir, düşünce ve araştırma kitapları yayınlamayı ticari gaye ile değil, kültürümüze hizmet için yapmaktaydı.

Özel hayatında nasıl sade ise yayıncılık hayatı da milletvekilliği hayatı da sadeydi. Üç dönem milletvekilli yaptı, kaç defa görüştüysek, milletvekili olduğunu hiç hatırlamadım.

Abartı gibi gelebilir ama Sirkeci’den Cağaloğlu’na çıkan Ankara Caddesi 21 nolu binadaki sahibi olduğu İşaret Yayınlarına uğradığımda, yıllar önce Hoşağası hanındaki karşılıklı iki dükkândan oluşan dükkânındaki İsmet Uçma ne ise onu bulurdum.

Milletvekilliği döneminde de siyasi ve kültürel konularda bir hayli görüş alışverişlerimiz oldu.

Bütün görüşmelerimizde eğmeyen-bükmeyen İsmet Uçma’yı buldum. Eleştirmesi gerekenleri hakikat adına eleştirmekten hiç çekinmezdi.

Milletvekilliği üzerine bir şey daha söylemem lazım. Bazı vekiller gibi önce kendi akrabaları, sonra mahalleden arkadaşları, sonra teşkilattan birileriyle araç ve insan konvoyu halinde dolaşan ve birbirlerini görmekten vatandaşı görmeyen vekillerden hiç olmadı.

Yayınevine gelirken Üsküdar’dan vapura yahut Marmara’ya biner yer bulursa oturur, bulamazsa ayakta durarak yolculuk eder, Eminönü’ne inince de yine sade vatandaş gibi yürüyerek işyerine varırdı.

Benim özlediğim vekil portresini onda görürdüm. Bu halinden dolayı da saygı duymayan, sevmeyen kimse olmazdı.

En yakın dostlarından birisi Beyan Yayınlarının sahibi Ali Kemal Temizer idi. Beyan Yayınları da aynı binadadır. Kırk yıllık dostlukları vardır.

İsmet Uçma’nın vefat haberini alınca, “Ne oldu nasıl oldu” diye Ali Kemal Bey’i aradım çok üzgündü ve anlattı.

Yine yazının başındaki alıntıya vurgu yapacağım, diklenmeden dik duruşundan dolayı hastalığı ile ilgili hiç kimseye bir şey söylememiş.

Meğer bir yıldır akciğer kanseri olarak rahatsızmış. Hastalığının ağırlaştığı son güne kadar da kimseyi rahatsız etmemek için sessizliğini korumuş.

Rabbim rahmetiyle kuşatsın. Böyle insanların sayısı gittikçe azalıyor ve yerleri doldurulmuyor maalesef.

Ruhu için el-Fatiha.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Türkiyem

EsselamuAleyküm ismet ucma kardeşimize Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun güzel komşumuzdu mudevazıydi mümin insandin
  • Yanıtla

Tırcı

Sizin satırlarunuzdan tanıdım Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun böyle güzel insanların sayısı artsın inşallah
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23