--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İnsan Bahçesi Mevlana Müzesi

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
3

“Topraktan yaratılan beden kabadır; ama cila kabul eder; cilala onu” Mevlana.

Dünyada İstanbul’dan sonra en çok bilinen şehir Konya’dır. “Mevlana Hz.’lerini duymayan insan topluluğu yok” denilir.

Mevlana müzesinin içi ve avlusu ve hatta civarı, “gönlü ferahlayan insanlar bahçesi” gibidir. Niçin böyle söylenir? Diyelim o vakit.

Mevlana Hz.’lerinin ve ailesinin medfun bulunduğu müze, devri zamanında Alaeddin Keykubad’ın gül bahçesiymiş.

Bu zaviyeden içerideki ve dışarıdaki ziyaretçilere baktığımızda, hakikaten iyi insanların toplandığı kalbi mutmainler bahçesi gibiydi.

Ülkemizin çeşitli illerinden, ilçelerinden ziyaretçi geldiği gibi esas yurtdışından da çok ziyaretçi vardı.

Her dilden-inançtan-ırktan yüzlerce insan, çiçeklerden ballarını toplayıp, arı kovanına dönen işçi arılar gibi büyük bir gönül rahatlığı ve eminliği içerisinde geziyor-izliyor ve sürekli kıpırdayan dudaklarla, sanki birbirlerini her an kucaklayacakmış samimiyetiyle hareket ediyorlardı.

Böyle insan manzaralarını her yerde görmek mümkün değildir. Hem büyük bir topluluk içerisinde birbirinize güvenecek, inanacak hem de hayatınızı muhasebe edeceksiniz.

İl Kültür Müdürü Abdüssettar Bey, müzenin günlük ziyaretçi sayısını söyleyince inanamadım. Hafta içi 5 ila 6 bin, hafta sonu 10 bini aşmaktaymış.

Çok ciddi bir rakam ve sevindirici bir hal! Hani İstanbul olsa normal denilebilir, çünkü İstanbul’a günde gelen turist sayısı yahut müzeleri gezen insan sayısı, 15 ila 20 bin arasında.

Mesela Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylara bağlı Topkapı Müzesi’nin günlük ziyaretçi sayısı 15 bin civarında, Dolmabahçe Sarayı’nın ziyaretçi sayısı 7-8 bin arasında.

Evet, dünya dönüyor ve insanlık hareket halinde.

Esas mesele; bu kadar insanın kalbini-yüreğini-dilini-düşüncesini-eylemini, “iyilik üzere” deruhte edebilmek ve iyilikleri çoğaltabilmektir!

Yeri gelmişken Konya’da müze olarak tarihin anlatılabileceği bir başka mekândan da söz etmek isterim.

TRT, Mevlana dizisi için büyük masraf yaparak yahut sponsor bularak, 55 bin metrekare alandan oluşan dev bir plato yapmış.

Burada Mevlana dizisi çekilmiş. Sanırım önümüzdeki sezon yayınlanacakmış. Yalnız burası bir plato değil, adeta 13. yüzyıl Konya’sı inşa edilmiş.

Alaeddin Keykubad Sarayı’ndan, Mevlana’nın günümüze ulaşamayan evine kadar bütün bir Konya’nın Selçuklu eserleri inşa edilmiş.

Abdüssettar Bey’in nezaretinde gezdik gördük ve sanırım plato halen TRT’nin elinde ama atıl durumda. 

TRT yetkilileri ne düşünüyor bilemeyiz fakat Selçuklu Konya’sının minyatürü olan ve kültür turizmi açısından çok büyük bir hizmete vesile olacağı ve tarihi yeniden canlandıracağı aşikâr. Böylesine büyük bir emek heba edilmemeli.

Keşke Kültür İl Müdürlüğüne yahut Konya Büyükşehir Belediyesine devredilse de ne harcanan paraya ne de tarihe ve medeniyete yazık edilmese.

………………….

Ezcümle:

Tarihini koruyamayan veya yaşatamayanlar, başkasının yaşattığı tarihi benimser ve sahiplenirler

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Okur

23 Haziran 2022 18:08

Muhyiddin Ibni Arabi Mevlana; hayatları boyunca ve İmamı Rabbani ömrünün büyük bölümününde vahdeti vücut (vahdetul vücud) doktrinini benimseyip söz konusu ögretilerde sebat etmişlerdir.İmamı Rabbani, kendi bildirdiğine göre çok sonraları bu ögretinin yanlışlığını anlayıp yüz çevirmiş. 

Mevlana türbesi

23 Haziran 2022 12:22

Müze kelimesini kaldırıp türbe denmesi gerekir. Taşa toprağa ziyaret değil, maneviyatı için ziyaret edilmeli. Eskiden açık girilmiyordu şimdi neden izin veriliyor.

Hüseyin Bey

23 Haziran 2022 03:46

Sizi okuyunca inanamadım Mevlana hz.ni öyle bir anlatmışsınızki ..keşke sizin bir bölümünü anlattığınız gibi herşey pürüzsüz olsa Hz.bulunduğu mekan sankiziyaretgâh değil anlatacak okadar çok şey varki...ne olur müzeyi dışarı alsınlar hz.i rahat bıraksınlar biz de gönül huzuru ile okuyalım ziyaretimizi yapalım içeri girenler türbe edebiyle girsinler okusunlar sükunetle çıksınlar.lo muazzez ruhuda artık rahatsız etmesinler dışarıda müze ziyaretide yapılır gerekli bilgiler alınır artık bu işe bir çözüm getirmenin zamanı geldide geçti bizim Kayseride hz.in hocası Seyyid Burhaneddin hz.nin ziyaretinden sonraki huzuru Konyada hakediyor bu işe bir çözüm lütfen

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle