• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hasan Karakaya
Hasan Karakaya
TÜM YAZILARI

Korucuları kim koruyacak?

04 Ocak 2016
A


Hasan Karakaya İletişim: [email protected]

HASAN ABİ’NİN VEFATINA  İTHAFEN...

Beklenen Vakit / 5.1.1995

 

Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Hamzalı köyü, geçtiğimiz Pazar günü kan gölüne döndü...

“Ya bitecek, ya bitecek!” diyenler, bir “manken şıklığı” içinde Kartalkaya’da 1995’e girerken, bir gün sonra 19 vatandaş beyaz kefenlerle toprağın altına giriyordu...

Toprağın altına girenlerden 3’ü de, 5 günlük korucu Halit Can’ın karısı ve 2 çocuğuydu.

Halit Can’ın “can”ları gitmişti... Canı yanıyor, bağrı yanıyordu... Ve o yanık bağırdan, Güneydoğu’nun “yanık” gerçeği fışkırıyordu...

Haberi; dün Vakit’te de okudunuz... Telsiz ve silah “tutukluk” yapınca katliam gerçekleşti!..

Gelen ilk bilgiler bu kadar... Ama, onun da ötesi var... Dünkü gazetelere özellikle baktım, olayın derinliğinden söz eden hiçbir satıra rastlamadım...

Oysa, herşey gözler önünde cereyan etmişti... Konuşulanları herkes duymuştu.. Ama, bu duyulanlar, nedense kağıda dökülmemişti...

Hamzalı köyünde yaşanan dram, “Ayna”ya şöyle yansıdı:

Olağanüstü Hal bölge Valisi Ünal Erkan, Diyarbakır Valisi Doğan Hatipoğlu ve üst rütbeli bir komutan “başsağlığı” için Hamzalı köyüne gittiler...

PKK katliamında karısı ve iki çocuğunu kaybeden Halit Can ile “başsağlığı” için gelenler arasında şu konuşma geçti:

Can- Korucu olduğumuz için PKK baskınına uğradık... Ben dedim ki, 60 yaşındayım, koruculuk yapamam.

Erkan- Korucu olman için gırtlağına zorla mı bastık?..

Can- Bana, (korucu olmazsan 3 güne kadar evini yakarız) dediler!..

Erkan- Ama, PKK senin gırtlağına basıyor, çoluğunu-çocuğunu öldürüyor.

Can- Ben korucu olmasam, PKK öldürmezdi!..

Erkan- Senin yüreğin yanmış, haklısın!..

Can- Ben, evime 2 torba un aldım.. (....) Karakol komutanı (köye kaçak erzak sokuyorsun!) diye beni dövdü... Kalbimin üstüne yumrukla vurdu.. (...)

Korucu Halit Can, bu sırada yerde ölü olarak yatan PKK’lının pantolonunu sıyırıyor ve Valiye dönüyor:

- Devlet, bunlara (sünnetsiz gâvur) diyor, işte bu sünnetsiz değil!..

Bu sözler, havayı elektriklendiriyor... Heyetteki komutan (...) 5 günlük korucuya bağırıyor:

- Sen ne demek istiyorsun (....) Devlet yalan mı söylüyor?.. Alçağa bak be!.. Utanmaz adam!.. Terbiyeni takın!.. Karakol komutanı sana az bile yapmış!..

Ve, hiddetle korucunun elindeki silâhı alıyor.

- Sen, artık korucu değilsin!..

Bu defa, Halit Can ağlayarak yalvarmaya başlıyor:

- Ne olur silahımı almayın!.. Ben, PKK’lılardan öcümü almak istiyorum.

Ünal Erkan araya giriyor... Tarafları yatıştırıyor ve silahı alıp, tekrar korucuya veriyor.

Konuşmaların finali şöyle:

- Devlet, hiç kimseye korucu olması için baskı yapmıyor... Halen 30 bin kişi korucu olmak için sırada bekliyor...

l

Bir yanda “canı yanmış’’ Halit Can’ın sözleri, bir yanda resmi açıklamalar!..

Aktardığım, sadece bir olayın fotoğrafı... Her şey, ‘’film” şeridi gibi geçiyor.

Ama Güneydoğu’da yaşananlar maalesef “film” değil, acı birer gerçek!..

 

Kaçın, Gökçek geliyor!

Eğer şu SHP’lilerde birazcık akıl, fikir, birazcık da ileriyi görme kabiliyeti varsa, bundan böyle “çaldıkları minare”nin “kılıfını” iyi hazırlarlar...

Yoksa, kılıfın dikişleri Ayşe teyzenin “cırrrrt”ından daha kolay yırtılıyor...

Hele; sakın ola Melih Gökçek’in eline düşmeyin...

Ne rüzgârdı o öyle?..

Belgelerin uçuşmasından, televizyon başında nezle oldum!..

Şimdi yatıyorum... Ama inşaallah yarına kalmaz, kalkarım!..

Ya SHP’liler ne yapsın?..

- Grozni’ye giren Ruslardan beter oldular!..

Bari, geri çekilmeyi akıl edebilseler...

Kâfirler tek millettir!

 Bağlısı olduğumuz Şeriat’ın kitabı böyle diyor:

- Kâfirler tek millettir!

İlk insandan bu yana Allah’ın “elçi” olarak gönderdiği peygamberlerin tamamı bu gerçeği dile getirdi:

- Kâfirler tek millettir!

Ve yüzyıllardır, bu gerçeği tekzip edecek hiç bir olay yaşanmadı kâinatta.

En son; kitabımız Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in 1400 yıl önce dile getirdiği bu gerçeği, bugün yine yaşıyoruz.

İşte Çeçenistan…

Müslümanlar “varolma” savaşı veriyorlar Çeçenistan’da... Grozni, ölümüne direniyor... Rus; karadaki hezimetini dengeleyebilmek için havadan ölüm yağdırıyor.

Ve insanlar ölüyor Çeçenistan’da...

Dünyanın kılının kıpırdadığı yok...

Hele, katil Rus’lara destek vermeleri yok mu, işte o kahrediyor insanı... Ve, 1400 yıl önce dile getirilen gerçeği tekrar hatırlatıyor:

- Kâfirler tek millettir!...

İşte Almanya Dışişleri Bakanı Klaus Kinkel’in 3 Ocak 1995 tarihli sözleri:

“Çeçenistan, Rusya’nın kendi iç sorunudur... Çeçenistan’ın bağımsızlık ilân etme hakkı yok! Rusya, kendine ait bir bölgenin, kendisinden ayrılmasına izin vermek istemiyorsa, bunu hiçbir ülke yadırgamasın!..”

Bu sözün anlamı şu:

- Müslüman “köle” olarak yaşamak isterse hay hay!.. Ama bağımsızlık asla!..

İşte bize örnek gösterilen Batı kafası ve işte insanlık tarihi kadar eski gerçek:

- Kâfirler tek millettir!..

Rus, Alman, Fransız, Amerikalı olması farketmez...

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23