• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hasan Karakaya
Hasan Karakaya
TÜM YAZILARI

Akit’in muhatabı “insan”lardır

10 Ocak 2016
A


Hasan Karakaya İletişim: [email protected]

 

HASAN ABİ’NİN VEFATINA 

İTHAFEN...

04.02.1997 tarihli yazısı

  

İnsan, “şöhret” olmaya karar verirse, bunu gerçekleştirmenin o kadar çok yolu vardır ki, saymakla bitmez.

Akşamdan “niyet” edip, sabah kalktığında “şöhret” olan o kadar “müzik-fizik fakiri” var ki Türkiye’de, kimi “Philip” oluyor, kimi de “klip” yapıp ekranları dolduruyor!

Dişleriyle kamyon çekenler, ipe un serenler, kulaklarıyla uçak kaldıranlar ve de Müslümanın inancına saldıranların “şöhret” oluverdiği bir Türkiye’de; Abdurrahman Güzelgün adlı vatandaş da “şöhret” olmanın yolunu bulmuş sonunda!

Ramazan mesaisi” konusundaki tavrıyla, şimdi medyanın gündeminde.

Türkiye onu konuşuyor!

Aslında, hakkı “dünyaca ünlü” olmaktır bu “sürgün rekortmeni” vatandaşın!

Eğer akıl edebilseydi, “cami duvarına siymek”yerine, gider “zemzem kuyusu”na işer ve böylece; sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da gündemine girerdi!

Kimbilir; belki de, “şöhret basamakları”nın bundan sonraki aşamasında bunu da yapar!

“Ramazan mesaisi”nin durdurulması konusunda Danıştay’a yaptığı müracattan sonra şöhreti yakalayan Abdurrahman Güzelgün; şimdi de şöhretini pekiştirebilmek için yeni bir atraksiyon peşinde!

– Akit’i kullanmak!

Diyor ki; 

Bundan sonra; kendimi RP ve Akit gazetesine zimmetledim. Başıma bir şey gelirse, sebebi onlardır!

Hay hay, buyursun gelsin!

“Zimmetli mal” yerinde olmak gerektir!

Madem ki Akit’e zimmetlemiş kendisini, gelsin Akit çatısı altında alsın yerini!

Bir masada mı, bahçede mi, yoksa “kapı önünde” mi; buluruz kendisine uygun bir yer, böylece “can güvenliği” de sağlanmış olur!

Ama;

“Mayın eşeği” gibi ortalıkta dolaşırsa, “biletinin nereye kesileceği” bizi hiç ilgilendirmez!..

Fotoğrafına bakıp, “Apo”ya benzetmiştim onu!

Buna çok kızmış!

Ama, haksız da sayılmam hani.

Ben; “Apo ile yüz beraberliği”nden söz etmiştim, meğer “cezaevi beraberliği” de varmış, iyi mi?

1979’da Apo ile birlikte yatmışlar hapiste!

Hani, Anadolu’da bir söz vardır;

“Sarı öküzün yanında duran, ya huyundan alır, ya tüyünden!..”

Abdurrahman Güzelgün de; artık huyundan mıdır, tüyünden midir bilemem, biraz “militanlık” kapmış Apo’dan!

Taaa 1979’da başlamış “militan”lığa!

İlk “sürgün” yeri Çanakkale/Bayramiç!.. 1991’de “suç işleme eğilimi” olduğunu bildiren bir “rapor”la birlikte Kayseri’ye sürülmüş... Orada da boş durmamış. “Laiklerin sembol ismi” Cumhuriyet Başsavcısı Nazmi Şarvan’ı bile “gammazcılık”la suçladığı için “Nazilli’ye tayini çıkmış. Son olarak da Bartın’a sürmüşler “Mayın eşeği”ni!

Kendisi öyle diyor; 

“Sürgünlerden mayın eşeğine döndüm” diyor!

Herhalde, bundan sonra “Geçti Bor’un pazarı” deyip, Niğde’ye sürerler kendisini!

Eğer bir “mayın”a basmazsa!

Evet; “yeni şöhret”imiz Abdurrahman Güzelgün, işte böyle biri!..

Eskiden; “rejisörler” vardı:

“Şöhretin yolu, rejisörün yatak odasından geçer!” derlerdi!

Devir değişti.

Şimdiki “şöhret”lerin yolu “Danıştay odaları”ndan geçiyor!

Abdurrahman Güzelgün de çiçeği burnunda “Danıştay şöhretleri”nden biri!

Kendisine son bir hatırlatmam olacak:

Akit’e bulaşma!..

Akit’in muhatabı “insan”lardır.

“Mayın eşekleri” değil!

 

 *************************************

 

14 Ekim 1997 - Akit

Sülün  Atilla

 Atilla Özdür ağabey, önceki günkü yazısına nasıl tepkiler geldiğini merak ediyordu... 

“Vatan mı? Müşterisini bulduğumda satmazsam nâmerdim!” satırlarının nasıl karşılandığını öğrenmek için, soran gözlerle girdi toplantı odasından içeri...

“Arayan, soran var mı?” dedi.

Ve, önceden hazırlanan senaryo sahneye konuldu:

Yalçın Turgut atıldı önce:

“Savalar aradı... Vatanı satılığa çıkardığın için!

Çok kızmışlar!.. (Bazılarının parsel parsel sattığı vatanı, ikinci defa nasıl satar?) diye hakkında dâvâ açacaklarmış.”

Mustafa ağabey devam ettirdi espriyi:

“Emniyet de arıyor!

(Boğaz Köprüsü ile Saat Kulesi’ni satan Sülün Osman’ın yerine şimdi de Atilla Bey mi talip?) diyorlar...”

Şaka bir yana, Atilla Ağabey’in bu isyanının temelinde yatan sebepleri iyi düşünmek gerek.

Bu yaşından sonra onu satın alabilecek bir babayiğit zor çıkar ama, “vatan” galiba çoktan elden çıktı!

İSKİ’ler, ASKİ’ler, İLKSAN’lar, Horzum’Iar, Babalar ve Civanlar!..

Bu durumda, Atilla Ağabeye “Sülün Atilla” diyenler, pek de haksız sayılmaz!..

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23