Zulüm, Putin’i, global dünya yolundan saptırdı
Teknoloji, ulaşım ve iletişimle doğan imkanlar, sınırları şeffaflaştırdı. Hukuk içinde, her ülkede ticaret ve iş yapma imkanları doğdu, gelişiyor. Dünya, insanlığın ortak pazarı olmayolunda. Berlin Duvarı yıkıldı. Komünist ülkeler dahi birer-ikişer bu yolda adım atmak zorundalar, başladılar.
Putin ambargosu, geçmişi de içine alıyor. Domates iadesinden başlıyor, öğrenciyi dahi sınırdışı ediyor. Devlet, kuvvetle kurulur, güven doğuran adaletle yaşar. Akıl, hukuk tanımayan öfke, güveni yok eder. Devletlerin çıkmaz sokağı budur. Global çağda, “Demir Perde Devlet” yaşamaz. Ambargo koyuyorum diye, dostken senin fuarına gelmiş işadamlarını nezarete atarsan, kendi kanun ve kararlarını çiğner, kendi hataların yüzünden, bir anda dostuna düşman olursan güven kaybolur. Global dünyada güven kaybı, risk doğuran, güç kaybettiren, en önemli güç kaybıdır.
Putin, bir süredir, “Ya tutarsa” diye akıl dışı maceralarda şöhret arıyor. Kuzey denizinde yer kapatıyor. Ukrayna’yı parça parça yutmaya kalkışıyor. Basit oyunlarla Kırım’ı ilhak ediyor. Rusya’nın bu saldırganlığı, sınır komşusu ülkeler için ciddi tehdit iken; Suriye’de Müslüman bombalaması, tehdidi sınır aşan hale getirmiştir. Zor olan dostluk kurup devam ettirmektir. Yıkımı, Hitler, Stalin de yapar.
Putin, sınırların ötesine taşmak için İran yayılmacılığı ile birleşti. DEAŞ bahanesiyle Suriye halkına soykırım uygulayıp işgal ediyorlar. DAEŞ, 70-80 Km.çaplı bir alanda.Putin Suriye’ye 400 Km. Menzilli füzeler yığdı. “Türkiye’yi pişman edeceğiz” diyor? Kavgadan kârlı çıkan olmaz. Akıl ve hukuk dışı saldırının, faturası, sahibine ağır olur.
Sınır aşmalarına, müsamaha edildi. Onlar bir yana. Sayın Cumhurbaşkanımız, “DAEŞ’i değil Türkmen ve Arap Müslümanları bombalıyorsun” diye kaç defa seni ikaz etti. Neticede bir de, “Laftan anlamıyorsa?..” demedi mi? Sadece cinayetini artırdın. Düşmanlık yolu, çıkmaz sokaktır. Moskova Camisi’ni Cumhurbaşkanımızla beraber açtın. O güzel dostluğu yenileyelim. Suriye’de Müslüman cinayetine son ver. Esat kuklasının gücü, Suriye’yi, İran ile sana pay etmeye yetmez.
Suriye’deki Müslüman soykırımı için, “Beni, Esat davet etti” derken, darbeci Babrak Karmal’ın davetiyle Afganistan’da Müslüman soykırımını örnek aldığın anlaşılıyor. Neticesi de öyle olsun? Yani Rusya bir daha çöksün ister misin?
“İnsan, ekmel-i ve eşref-i mahluktur.” İnsani yücelikte buluşma imkanı varken, kaba kuvvetle dünyaya sultan olunmaz. Komünist devlette öncü olan Rusya’nın, kendi yanlışı üzerine, hukuksuz bir ambargo inşa etmesi, güven kaybı doğurur. Rusya’yı, “Riskli ülke” haline getirmekle kalmaz, yakın dostu diktatör ve komünist ülkeler hakkında da tereddüt doğurur. Yani dostlarına da zarar verir.
Yanlış, yeni yanlışlar; düşmanlık, yeni düşmanlıklar doğurur. Marifet, barışa susamış dünyaya barış getirmek için çalışıp fedakarlıkta bulunmaktır.
Yalnız PKK ve DAEŞ gibi terör örgütleri değil, ölümsüz ahlak ve insani değerleri umursamayan, hakkından fazlasını elde etmek için kuvvet kullanmaya kalkışan her güç merkezi, sömürü ve zulmünü yaşatma ve sınırlarını genişletmek için vahşet doğurduğu sürece büyük teröristtir ve insanlık için tehdittir.
Zulüm, deniz suyu gibi içtikçe susatır. Bataklığa düşen insan çırpındıkça batar. Devletler, zulümle deniz suyu içer, bataklığa düşer. Putin, Ukranya, Kırım, Suriye işgalleriyle, zulüm iştahını azdırdı. Şimdi, ambargoyu, düşmanlığa çeviriyor. Böyle gitmez. Çare, deniz suyu içmekten, zulümden vazgeçmektir. Fırsat var, beklemez.
Ülke sorunlarının çözümsüz kalmasını çıkarda kullanmak isteyen nasipsizler, vatan müdafaasında dahi suç arayıp, sınır ihlalini savunmak istiyorlar. Türkiye’nin düşürdüğü uçak, komşu uçağı değil, savaş uçağıydı. Binlerce Km. uzaktan gelip, ikazları tınmayan, kadın-çocuk, hastahane, cami, okul demeden Müslüman bombalayan uçaklardandı. On kere de ikaz ettik. Asıl ondan önce, uçağımızın, Suriye’deki Rus füzeleriyledüşürülmesinin ardından, “Angajman kurallarını uygulayacağımızı” bütün dünyaya ilan etmedik mi!..
Müslümanlar savaş değil, barış ister. Savaş, kendi gelirse, kabul etmekten çekinmezler. Barış istiyor ve Allah’tan hayırlısını diliyoruz. Hamd Allah’a!






