--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yıkım ve düşmanlıktan hayır gelmez

Hasan Aksay
Hasan Aksay

Önümüzdeki pazartesi, seçimden önceki son yazım olacak. Nasreddin Hoca, damdan düşmüş, “Doktor değil, damdan düşen getirin” demiş. 90’nına merdiven dayayan ömrüm, “İyiliği emir; kötülüğü nehiy siyaseti” atmosferinde geçti. 1946’da ilkokulda idim. DP kuruldu. Ağabeyim ilçe başkanı oldu. 1961’de, TBMM’nin en genç milletvekili, 1962’de iktidarın büyük ortağı AP’nin, GİK üyesi oldum. MNP ve zincirinde kurucu. 28 Şubat Darbesinde Yargıtay, kazandığım davaları, “Siyasidir” deyip cezalandırdı. Yani, siyasetin damdan düşmesi devam etti. N. Hoca ifadesiyle, bu önemli geçitte doktordan fazla sorumluyum. Üstadın ifadesiyle, 24 Haziran için, “Haykırsam kollarımı makas gibi açarak” diyorum. Henüz yazmaya başlamadığım için, Hakkı güzel ifade edeceğimi hayal ediyorum. Yazınca, “Daha güzel olmalıydı” diyeceğim. Bildiğiniz şeyler olacak. Sabırla gözden geçirirseniz, belki, bir dostunuza; dolayısıyla millete ve insanlığa faydalı olur. 

24 Haziran seçimleri,milletimiz ve mazlum dünya için hayatidir. Haftaya son seçim yazımı, “SEÇİM BEYANNAMEM” diye kapsamlı bir dikkatle yazmak istiyorum. 

Önümüzdeki yazının gerekçesinin ön sözünden:    

Materyalizmin bataklığında bunalan insanlık vicdanı, çetin bir iç hesaplaşma ve maddi fedakarlıklarla, İslam kardeşliğini seçiyorlar. “Müslümanlar olarak, Saadet Asrından beri, böyle dünya çapında yaygın olarak, yeni kardeşlerimizle kucaklaşmak bahtiyarlığını yaşıyoruz. Hem de bu diriliş, Endülüs’ün İspanyası kadar karanlık 20. Asırdan doğuyor. Bu dirilişte, maddi imkan ve ikbal cazibesi yok. Propaganda gücü yok. Afganistan, Myanmar, Sudan, Yemen, Irak, Suriye, Libya, İslam diyarları yakıp, yıkılıyor. Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Trump siyasi olarak da, İslam düşmanlığını azdırıyor. Allah’ın lütfuyla, bütün olumsuzluklara, azgınlıklara rağmen, insanlık için yeni ve güçlü bir diriliş! 

Dış düşmanlar, İslam dünyasının uyanışını ve yeni katılımları görüp, emellerini, İslam korkusuyla birleştirerek, “Fırsat varken”diye acele ediyorlar. Bizim de, istikrar ve dayanışmamızı güçlendirerek, dirilişi sürdürmekte acele etmemiz gerekiyor. 

Her ülkede güçlüden yana olanlar vardır. 20. Asırda Müslümanlaradüşmanı güçlü görmek ve itaat telkin edilmiştir. Milletine ters, ümitlerini düşman emeliyle tevhit edenler, yıkımda pay kapma gayretiyle, felaketi körüklüyor. 

Suudi Arabistan, Ürdün ve Lübnan’da sahnelenen oyunlar, farklılıklarına rağmen aynı kaynak ve aktörler zinciriyle sahneleniyor.

İktidar gücünü yakalamak için, bugünlerin düşman desteği fırsatını bir daha bulamayacağını gören darbe heveslilerinden, iktidar düşkünlerine, anarşistlere, teröristlere, hainlere, maceraperestlere, kinlilere, hasetçilere kadar, akıllarının önünde koşan ne kadar kimse varsa, “Düşmanın, yıkım ve sloganlarını” kullanıyorlar. Düşman tarlasına ümit ekip, hayal biçiyorlar.

Maceraya tahammülü olmayan çok önemli bir seçim yapıyoruz. 

15 Temmuz’da vatan ve milleti kurtarmak için şehit olan, yaralanıp gazi olan; niyetleriyle şehit ve gazilik alanına giren her kardeşimiz bilmeli ki, bu geçitte, Türkiye’nin istikrarında yara açmak, denizi, ırmağı geçip milletimizi, çayda boğmaktır.

Haftaya pazartesi buluşmak dileği ve ümidiyle...

Hamd Allah’a..

 

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle