• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hasan Aksay
Hasan Aksay
TÜM YAZILARI
19 Mart 2019

Yeni Zelanda vahşeti ve Kılıçdaroğlu iftirası (2)

Kemal Kılıçdaroğlu, bir taraftan Yeni Zelanda’da İslam düşmanlarının iki camide birden Cuma namazında düzenledikleri vahşi ve insanlık dışı katliamı lanetler sözler söylüyor. Sonra da dönüp, bu vahşetin, terörün sebebinin Müslümanlar olduğunu iddia ederek, vahşetten, cinayetten Müslümanları sorumlu tutmak istiyor. Bu derece zalimce, haince bir yorumu, hiçbir düşman yapmazdı. Yapamazdı. Kılıçdaroğlu, yalnız kalmasın diye belki birkaç vicdansız çıkar ama, göreceksiniz tarafsız düşünebilen kimselerden ve Hıristiyanlardan kimsenin vicdanı Kılıçdaroğlu’nu taklide imkan vermeyecektir! Çünkü bu yorumun, ne gerçekle, ne de insanlıkla bağdaşabilir bir yanı yoktur. 

Behey müfteri, o camideki masumlardan, şehitlerden yaralı ve gazilerden ve cemaatten hangisi terörist?

Filistin diyorsan? Netanyahu’dur, Filistin’i kan gölüne çeviren. Şehit edilen, yaralanan, sakat bırakılan, insanlık dışı zulüm ve işkence gören, ülkesinden sürülen, göçe zorlanan hep Filistinli Müslümandır. Ey Kılıçdaroğlu, “İsrail bu terörü durdurmalı” bu kadar senede bir kere olsun söyledin mi? Müslümanlar durup dururken kime zulmetti? Kimi ülkesinden sürdü? Bir örnek göster. Gösteremezsen müfterisin! Müfterilik bir insanlık suçudur.

Kılıçdaroğlu, sen değil misin, ikide bir Cumhurbaşkanına yol gösterir gibi, “Esat ile anlaş, Türkiye’deki Suriyelileri Esat’a teslim et” tarzında tavsiyelerde bulunan. Esat’ın Müslümanları nasıl kırıp geçirdiğini, vatansız hale düşürdüğünü, Akdeniz’e gömdüğünü bilmeyen bir kimse misin? Esat’la vasıtalı da olsa konuşuyorsun. Bir defa olsun, “Kendi milletine böyle bir zulüm olmaz” dedin mi?  

Afganistan diyorsan? Yarım asır önce güzeller güzeli bir ülke idi. Türk deyince, misafir etmek için, paylaşamazlardı. Bir tek terörist yoktu. Hepsi dost, hepsi Müslümandı, kardeşti. 

Rusya, Babrak Karmal ile darbe yaptı. Arkadan Amerika girdi. Terörü onlar soktu. Vatanlarını kurtarmak için savaşanlar, kör dövüşüne düştü. Ama bu terör değil, vatanperverliktir. Evladını, ailesini, milletini, kısacası Hakkı korumanın gayretidir. Sadece Hakkta birleşememenin, o toz duman, kan revan içinde düşmanla kardeşi ayıramamanın felaketidir. Terör, Müslümanların işi değildir. Müslüman düşmanlarının, İslam’la savaşta kullandığıson derece korkak ve aşağılık bir kukla teşkilatıdır. 

Be vicdansız! Amerika saldırı ve yıkımından önce, Irak sömürüldüğü halde terör mü vardı Irak’ta? Başkan Bush, iftiralarla yaktı yıktı. Terör ekti. Irak’ı bugünkü hale o getirdi. İran da yardımcı oldu. Şimdi senin, Müslümanların üzerine yıkmaya çalıştığı terör, o darbelerle ekilen terörlerin mahsulüdür.

Suriye böyle miydi? Rusya, İran, Esat’ın üçlü ittifakına kadarb Halep, Şam, bizim kardeşimiz değil mi? Çanakkale’de yatan şehitlerin torunu bunlar. 

Müslümanı terörle itham etmek kadar vicdansızlık olmayacağı bu derece açık bir gerçek iken, Müslümanlara yapılan bu ağır saldırının vebalini, Müslümanların üzerine yıkmaya kalkışmak utanmazlığın da sınırını aşar.

Türkiye, teröre otuz senedir otuz bin şehit verdi. Türkiye’den mi kaynaklandı bu terör? Dışarıda İslam düşmanları tarafından tezgâhlandı, Ermeni terörü olarak başlatıldı. Yarım asırdır sömürgeciler, Türkiye’ye karşı bu başarısızlıklarını hazmedemediler. Her sene yasını tutarak acılarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Ermeni terörünü PKK’ya devrettiler.

“Görelim Mevla neyler; // Neylerse güzel eyler.”

***

Bu mahalli seçimlerin, mahalli seçimlerle kıyaslanamayacak önemde olduğu görülür ve bilinir bir duruma gelmişti. 

Hiçbir mahalli seçimin, bu seçimin önemini aşacak bir duruma gelebileceğini düşünme imkanı yoktu. O oldu. Yeni Zelanda katliamı ve manifestosuyla, bütün İslam dünyası ve insanlık için yeni sorumluluklar yüklendi milletimize. Gönül dünyamızın bütün yiğitlerine, Allah’ın bize yardım etmesi, ayağımızı, fikrimizi yanlışa kaydırmaması için dualarını rica ediyoruz.

Gözlerim müsait değil ama, bu şartların doğurduğu hizmet kervanından geri kalmamak için, 22 Mart Cuma gününden seçime kadar, inşallah okuyucularımla her gün, “Karınca kararınca” beraber olmaya çalışacağım.

Hamd Allah’a!

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23