--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yeni mali yıla ümitle, şükürle

Hasan Aksay
Hasan Aksay

“Def’i mazarrat”ın, celb-i menfaatten önceliği, yolu açıp temizlemek içindir. “Def-i mazarrat” diye batağa saplanmak değil, bataktan korunmaktır. Asıl önemli olan, nimete bakmak, iyiliği bilip görmek ve iyilik tarafında yer alıp, iyilerle beraber olmaktır. Bâtılı, temelden yok etmek için, “Hak gelince batıl yok olur” iradesiyle yola çıkıp, Hakk’ı, iyiliği, ahlakı hakim kılmaya çalışmaktır.

Her iyiliğin temeli, samimiyetle Hakk’ı hakim kılmak iradesi ve gayretiyle başlar ve başarılır. Yapmak, yıkmak gibi kolay değildir. Hakk’ı hakim kılma gereklerinin ilki ve esası ise, ahlak ve erdem sahiplerinin, iyilerin, Müslümanların vahdetidir. Münafığın yan çizmesi, ittifak sağlanmadı endişesi doğurmaz.

2016 yılına bakıldığında, terörden darbe ve ekonomik krizlere kadar, içte ve dışta doğan ve doğurulan, yani büyük güçlerle destekli engellere, sanki dağlarda kaya bırakmayıp milletin yoluna devrilmiş gibi olmasına rağmen, elhamdülillah hepsi aşılıp geçilmiş ve geçilmektedir. 

Nimete kör insanlar, sade öbür dünyayı değil, bu dünyayı da kaybederler. İyiliği, rahmeti görmeyen insan, insan değildir. “Ekmel-i ve eşref-i mahlûk olan insan”, nankörlüğe düşmeyip, sadece kendini görüp bilse, yine de, sayısız nimete sahip olduğunu görecek ve şükredecektir. 

Nimete körlük, iyiyi, kötü; kötüyü iyi gösteren bir görüş hastalığı, yani vicdan körlüğüdür.Körlüklerin en ağırıdır. Teşekkür edeceği yerde nankörlük ettirir.  Aydınlıktadır, karanlık bir hayat yaşar. Gururlanması, caka satması, hiç haddi olmayan işlerde “Müsaade etmem” gibi yüksek perdeden laf edip, kendine bakıştaki aczini gizleme gayretidir. Dediğinin tersi olur ama o hiç utanmaz. Çünkü “Huzursuz ettim, fitne tohumu ektim” diye teselli bulmaktadır. Hani, tarih boyu Müslüman olan bu ülkede, “Çankaya’ya başörtülü Müslüman çıkarmayız” diye ne çığlıklar atılmıştı. Akıl almaz bu saldırganlıklar, “Güneşi şalla örtme” haddini bilmezliğidir. 

Teşekkürü bilmek, iyiliği görmek, kalbi darlıktan, nankörlükten, hasedden, kinden kurtarıp dünyaya ve hayata doğru bakmayı sağlar. Nankörü, karanlık dünyasının girdabından kurtarıp topluma bir insan kazandırır.  

Şimdi, geçen yılın, bu yıl için doğurduğu ümitlere bakarak şükredelim. Hizmete emek veren herkese teşekkür ederek moral kazanalım ve şevkle, “İnşallah” deyip, 2017 yılının tahmin edilen hedeflerini de aşmaya çalışalım. 

Yarınki yazımızda da inşallah, 2016 yılındaki gelişmelere bakarak dünya için de ümitli olalım. Allah var, Müslüman için ümitsizlik yoktur. 

İnsan ve toplumların, inancından, geçmişten, tarihten, değerlerinden güç almasının önemi öteden beri önemle dikkat çekilen bir konudur. Bu konuda her milletten çok söz söylenmiştir. Üç güzel örnek:

Yahya Kemal Beyatlı, istikbal ümidini ifade etmek için dahi, temeli öne almadan söylememe dikkatini göstererek, “Kökü mazide bir atiyim” der. 

Mehmet Akif Ersoy, “Ahlafa döner, korkarım eslafa hücumu, / Mazisi yıkık milletin, atisi olur mu?” der.

Nureddin Topçu, “Tarihinde büyükler ve büyüklükler olmayan milletler, ister istemez küçük doğar, küçük yaşarlar. Tarihinde büyükler ve büyüklükler olduğu halde, onlardan gafil olan toplumlar, bahtsızdırlar. Tarihinde büyük ve büyüklükler olduğu halde, onları boğmaya çalışan nesiller, iki elleri kanlı canilerdir” der.

Allah’a hamdolsun imanla, ahlakla taçlanmış şerefli bir tarihimiz var. Geçen asırda bu tarihi potansiyelden korkan düşman, uzun süre ecdadı karalamak için gayret sarfetti. 20. asrın sonuna doğru, İslam korkusu ve düşmanlığına öncelik verdi.

Irmak kendi yatağını bulur. Büyük millet, tarihinde kendini büyük yapan imani, ahlaki değerlerini bulur. Genelde bu, tek millet, tek ümmettir. “Batı’dan kopamayız” feryatları olsa da, milletimiz kendi ahlakına sahiptir. Osmanlı Cihan İmparatorluğu, eşsiz bir tarih yazdı. Bu ölümsüz değerler yaşıyor. Altın, pas tutmadı. Değerlerimize yeniden ve daha kuvvetle sahipleniyoruz. 

2016 yılında olumsuzluklara rağmen güzel başarılara sahip olduk:

Milletimiz, ahlakı, insanı ve imkânlarıyla başladığı dev yatırımları hiçbirinde bir gecikmeye yer vermeden tamamladı. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, deniz altından kıt’aları bağlayan çift katlı otoban Avrasya. Ilgaz Dağı Tüneli yılın son çeyreğinin nimetlerinden sadece bir kaçı? Her biri, tek başına bir yılı taçlandırmaya yeter. Allah’a hamdediyoruz. Devlet nimetini yaşıyor, vahdetimizi pekiştiriyoruz. Milletimize ve emeği geçen herkese teşekkürler...

Yüksek Hızlı Trende de, “Yap işlet devret” uygulamasını başlatsak, demiryolu işletmeciliğinde önemli hamleler yapmak ve yarış doğuran özel sermaye işletmeciliğine geçme imkânına bir kapı aralamış oluruz.

CHP’nin, her hizmete itirazı otomatiğe bağlamış olması, hizmetin değerini düşürmez. Özellikle itiraz ettiği yol, köprü, nükleer enerji ve anayasa gibi konular ise itiraz ettiği her hizmetin önemini gösteren bir dikkat çekme niteliği kazanmakta, bu hizmetlerin, önemli birer nimet olduğunu göstermektedir. Bu eserlerin her biri bir petrol havzası gibi milli gelire katkı yapacaktır inşallah. 

2016 yılında, Osmanlı Cihan İmparatorluğu’nun parçalanıp, 1. Cihan Harbi yenilgisiyle başlayan dış müdahale ve darbelerin sonuncusu,  darbeler üstü darbe FETÖ darbesinin milletçe mağlubiyete uğratılıp tarihin çöplüğüne atılmasıyla inşallah, dış müdahaleler de tarihin çöplüğüne atılacaktır. Hayırlı, mübarek olsun.

Bir süre önce dünyanın 20 büyük ekonomisinden biri olduk. Şimdi Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 16’ncı büyük ekonomisiyiz. Allah’a hamdolsun.

Gün karanlığa bakarak, sızlanıp duracak gün değil. Öylelerinden uzak duralım. Karanlıklardan ibret alıp, değerlerimize, ahlakımıza sahiplenip ufkumuzun ne kadar aydınlık olduğunu görelim ve yürüyelim... “İbret alınırsa, bir musibet, bin nasihattan yeğdir”. Hani Üstat Necip Fazıl, “Ey düşmanım sen benim ifademsin, hızımsın; // Gündüz geceye muhtaç, sen de bana lazımsın” diyor ya? 

Elhamdülillah, millet arabamızın tekeri tümseği aşıyor. Hamd Allah’a!

Ya Rab; bizi, nimetini gören ve şükredenlerden eyle!.. 

 

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle