--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yarın seçim

Hasan Aksay
Hasan Aksay

Seçimin, milletimize, İslam dünyasına ve tüm insanlığa, hayır, refah ve iyilikler getirmesini Allah’tan niyaz ile seçimimizin, dünyaya örnek bir katılım ve olgunlukla, kardeşlik iklimini bozmayıp, güçlendirecek güzelliklerle geçmesini temenni ediyorum.

Öncelikle seçime giren partilerin, 5 ay önce millet oylarıyla değerlendirilmiş durumlarına bakarak, milletin hükmü üzerinde düşünmekte yarar vardır. 

Evrensel, görülmemiş projelerle sağlanan emanet oylarla ne kadar şişirildiği, bazı sandıkların akıl almaz bir şekilde tornadan çıkmış gibi, sanki sandık başkanı ve diğer parti müşahitleri de fikren, aklen, vicdanen özgür olarak yokmuş gibi bütün oyları istisnasız alan, böylece net ve açık bir resmi bulunmayan, görüntüsü hepten fululaşan partiyi istisna edersek, barajı aşan parti sayısı üç olarak ele alıp düşünmek mümkündür. Bu durumda, 12 senedir istikrarı temsil eden Ak Parti, diğer partilerin, yani CHP ve MHP’nin toplam oyu kadar oy almıştır.

Türkiye’nin içinde bulunduğu çevreyi, dar geçidi, dikkate alan milletimiz, barajı aşma ihtimali hiç görülmeyen partilere oylarını dağıtrak, millet iradesini tozlaştırmamak, millet iradesinin iktidar olmasını imkansızlaştırmamak için hiç birisine, hatta birleşerek oy talep edenlere dahi yüzde ikiden fazla oy vermemiştir. Seçmenin bu dikkati, bir yönüyle 5 ay önceki seçim neticelerine saygı talebi olarak da değerlendirilebilir. Bunun gereği, mensuplarının oylarının değerine inana partiler için, Genel Başkan Sayın Tarhan’ın yaptığı gibi, mensuplarını serbest bırakarak oylarının ülke yararına değerlendirilmesine imkan ve izin verilirdi. 

Bu kararlılık, “Çarıklı Erkan-ı Harp” denen Anadolu insanının İslam değerlerinden doğan yüksek idraki ve derin tarihi tecrübesinden doğan gerçek bir dehadır. Siyasi değerlenmelerde tartı imkanı olan bu bilge terazisi, genelde belli açık bir neden olmadan fazla oy hareketlerine imkan vermiyor. 

Özelde ise, milletimizin tavrı kullanımında bir katılaşma, bir bağnazlık değildir. Açık bir yanlışı cezalandırmak, başarıyı ödüllendirmek veya ülke çıkarı gördüğü yerde görevini yerine getirmek için bir anda büyük oy kaymaları yapabilmekte düşüş ve yükselişler doğurabilmektedir. Demokrat Parti’den Ak Parti’ye kadar devam eden hızlı yükselişler, neslimizin yaşadığı gerçeklerdir.

Küçük bir ikaz olsun diye yapmak istediği cezalandırmada, her zaman kantarın topuzu kaçabilir, kaçıyor. O takdirde, küçük takıntılarla bu cezalandırmayı devam ettirerek ülkeye zarar vermeye millet vicdanı müsade etmez. Kanaatım, 7 Haziran seçimlerinde, kantarın topuzu kaçmıştır. Milletimiz, 1 Kasım seçimiyle, bu topuz kaçmasının ülkeye verdiği zararı fazlasıyla telafi edecektir.

Herkes görüyor, biliyor ki, oylar fazla dağıldığı zaman, hükümetin oluşmasında da, icraatta da çoğunluğun isteyip tasavvur ettiği bir yapı değil, liderlerin pazarlık ve anlaşmaları esas olacaktır. Her millet daima istikrar istemiştir. Ama düşünce farkları, hatta kızgınlık ve kırgınlık gibi, memleket ve millet yararı yanında çok küçük kalan farklılıklarıyla, istediği istikrarda karar kılma yerine oyunu, koalisyona mecbur kalma yolunda kullanabilmektedir. 

7 Haziran seçimlerinin ortaya koyduğu bazı partilerimizin bugünkü şartlandırılmış yapıları, zıtlaşan farklılıkları, Devlet başkanının hangi binada otururacağını tayin etme hakkını kendinde görecek derecede sınır tanımayan despotizme giden bir farklılaşmaya, zıtlaşmaya kendilerini mahkûm edenler görülmektedir. Bu bağnaz zıtlaşma, sağlıklı bir uzlaşıyla koalisyon oluşturma imkanını ortadan kaldırmaktadır. Koalisyonları, oyalanma ve milleti oyalama yönüne götüren, tehlikeli bir gidişi haber vermektedir. 

Milletçe, istikrarımızı kaybetmemek için son derece dikkatli olmamız, bu dikkatimizi oy kullanırken vatan-millet, kapıya dayanan tehlike ve gelecek nesillerimizi düşünerek azami seviyeye çıkarmamız gerektiği çok net görülmektedir.

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle