--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Üretici siyaset ve engelleri

Hasan Aksay
Hasan Aksay

Siyasetin üretici olmayanı da mı olur? 

Siyaset, yönetmek, idare etmek, milletini kalkındırmak, başarıya götürmek demek olduğuna göre, millet şuuru, üretici olmayan, fitne ve darbe atmosferi besleyen engellere, ülkeyi geri bırakan siyasilere imkan vermez. Tarih boyu tabii hal budur. Fitneye imkan veren toplumlar, tarihten silinip gitmişlerdir.

Ne var ki demokrasilerde, “Herkes mecliste yerini alsın” fantazisi, meclislerde dedi-kodudan, itiraz etmekten, fitne çıkarıp dış düşmanın darbeci beslemesine davetiye çıkarmaktan başka iş bilmeyen müzmin muhalifler doğurmaktadır.

Demokratik yapıda gelişme ihtiyaç haline gelmiştir. Tenkidden, istemezükten başka iş bilmeyen partiler, yenilemeye mecbur edilmelidir. Örneğin 15-20 yıl koalisyona katılarak olsun iktidar yüzü görmemiş, hizmet kaygısı taşımamış, “Ben muhalefetim. İktidara hizmet yaptırmam ki ben iktidar olayım” kafasını, değiştirip geliştirmeye anayasayla zorlanmalıdır. 

Kralların dahi, ülkesine hizmet için çırpındığı bir  devirde, meclislerde keyf çatan, hizmet kaygısından uzak, yarım asır, bir asırdır, “Yol yaptırmam, köprü yaptırtmam, nükleer enerji istemem” diyen laf ebesi müzmin muhalife, “Devlet adamı” demek, devlete, millete hakarettir. Bunlar, milleti batırır. 

Bugün özellikle Barajlı D’Hond sistemi gibi, millete hizmetle hiç alakası olmayan, bilerek isteyerek olsun, cahillikle olsun, sadece millete zarar vermek için, “Muhalefet, sade itiraz etmektir” diyenlerden her ülkede 20-30 sene meclise demir atanlar vardır. Bunlar, milletten ziyade, sistem yanlışıyla seçiliyorlar. 

Devlet adamlığı millete hizmetle olur. Lafla peynir gemisi yürütmek isteyenleri sistemin çarpıklığına rağmen yalnız seçmenden beklemek çıkmaz sokaktır. Millete, devlete hakarettir. Millet kalkınmasına önemli bir engeldir.

Amerika Başkan adaylığında, son ikiden birinin seçilebileceği bir yarışta, bu adayların birbiri hakkında kullandıkları ifadelerin, ahlakla, edeple, insanlıkla bir alakası var mı? Dünya nereye gidiyor. Edebi olmayanda insanlık olur mu ki, devlet ve milletin kaderi teslim edilsin? Sistem tıkanıyor! Dikkat gerek!..

İstanbul Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş, TPB İstanbul Şubesinde, “İstanbul’un dünü, bugünü, yarını” konulu konferans verdi. Nüfus bakımından da dünyanın en büyük şehirlerinin başında gelen, Türkiye Nüfusunun %20’sini ifade eden İstanbul’un trafik sorunundan bahsederken, tarihe ibret klasik CHP muhalefetinden örnek verdi: “6 tane Metro Hattı yapıyoruz. CHP Grubu, 6’sına da itiraz edip, muhalefet şerhi” koymuş. “Gölge etme! Başka ihsan istemem!” demekten başka Ne denir buna!  Yüksek Hızlı Trene, Nükleer Enerjiye, Havaalanına, hangi hizmete itirazları yok ki! Gezi darbesine köprüden yaya koştu ama? 

Haset, bulaşıcı, insan yozlaştıran, özellikle siyasi iklimi zehirleyen tedavisi zor haset hastalığına dikkat etmek, milli ve insani bir sorumluluktur.

Düşük barajlı D’Hond sistemli seçimler, lafazan müzmin siyasiler üretir. Yarar değil, zarar verir. Boş laflarla milletin en verimli zamanlarını, altın çağlarını heder etmektedirler. 

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, “Anayasayı TBMM görüşsün, millete götürelim. Yolu tıkamayalım. Millet ne diyorsa o” demiş. Ana muhalefete, iktidara, yola, köprüye muhalefet yetmez oldu. Muhalefete muhalefet başlattı. Muhalefeti de mahallesinin baskısıyla kendine uydu yapacak? Sözcü bayan, MHP liderine saldırıp, “İktidar ve Saray’ın yedek lastiğine sesleniyorum” demiş. Bu hitapta fikir var mı? Yok! Edeb, irfan? Siyaset bu derece utanç çukuruna düşürülemez.

Millet, devlet ve siyaset, ayrılmaz bir bütündür ve fani dünya hayatında en değerli ve saygın makama sahiptir.  

 “Allah’ım! Bir utanmak hissi ver gaip hazinende bize!”

 

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle