• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hasan Aksay
Hasan Aksay
TÜM YAZILARI
04 Şubat 2019

Uluslararası ilişkiler ve dünyada durum

Dünya içte ve dışta sıkıntıda. Bu sadece görüntü değil. Ciddi bir sıkıntı. 1945’de bütün ülke paralarının kaderi kendi dolarına bağlamış ülkenin haline bak! Saçma bir duvar iddiası yüzünden tıkandı kaldı. Komşu fakirinden para kazanalım diye zarar. Sadece maddi bir zarar mı? O zarar kapanabilir. Bu aç gözlülük nasıl telafi edilir? Komşu münasebetleri, insanın, insanlığının özetidir. Globalleşmeyle en uzaktaki devletler de komşu haline gelmiştir.

Zengin ve dünyayı yönetmeye kalkışmış ülkelerin, kendini yönetemez hale geldiği bir devri yaşıyoruz. Sokakta kalmış işsiz, fakir insanları donarak ölüyor. Sık sık hükümetsiz kalıyorlar. Kalkınma seviyeleri düşüyor. İşsizlik artıyor. Paralıya, davet; parasıza, ölüm” der gibi, tel örgülerin arkasına atıyorlar. Bir deYunanistangibi, göçmen botlarını delip denizde boğan, sığınmacıya görülmemiş işkenceler yapan ülkeler var. İnsanlığı öldürdüler. İnsan, insanlığını kaybetmeden, insanlık anlayışını kaybetmez.

Devletler vardır, devletler arası münasebetleri, “Kuklanın, kuklacıyla münasebeti” gibidir. Emretmekten başka şey bilmeyen, Müslümanın kurbanlık kuzusunu okşaması gibi, terörist severler var. Allah’a şükür Türkiye, devletler arası münasebette, insanlığa saygılı, Hakka hukuka bağlı kalma gayretleriyle her gün daha fazla sevgi kazanmaktadır. Tabii, hasedi de?

Sözünü yaşama gayretiyle, Cumhurbaşkanımız ve ekibinin, milletimiz için olduğu gibi insanlık için de şans olmasını diliyorum. İçte-dışta, çıkar gözlüklerinin tavrı bilindiği halde, Madura desteği ile Hakka bağlılığını tavrını bozmadan bir kere daha göstermiştir. Sisi’de de tavır aynı. Rahatsız olanlar da belliydi. ABD’nin, elçiliğini, Kudüs’e taşıma yanlışını, dünyanın, BM’den sonraki en büyük, “Devletler Birliği” olan “İslam İşbirliği Konferansı” kararı olarak BM’ye götürmesi, dünya barışına hizmet gayretlerinin unutulmazlarından biridir. 

İmkansızmış gibi görünen şartlara rağmen Suriye’de vahşeti önleyip, barışa ve insanlığa yol açma gayretiyle, Ana Muhalefetin, Batı’daki tavırla şekillenip tehdide dönüşebilen karşıtlığına dönüp bakmadan, Hakta ısrar zannedildiğinden de önemlidir.

Gerçek siyaset, zamanında ve yerinde risk alma sanatıdır. Sanatı, eksik ve fazlasının olmamasındadır. Yola devamda görülür. Özellikle diriliş dönemi risksiz siyaset, oyalanarak ve millet fırsatlarını harcayarak, gününü gün etmeye çalışmaktır. 

Cumhurbaşkanımız, 2 Şubat 2019 Cumartesi günü İsrail Parlamentosundaki Arap Milletvekillerini kabul ederek 1,5 saat görüşmüştür. Bu kabul, gönül dünyamız başta, dünyanın neresinde Hakk-Hukuk çiğneniyorsa, kimsenin görmediği, görmek istemediği, zulme uğrayanları görmek, devlet adamı için en önemli erdemdir.

Maalesef İslam ülkeleri arasında, gönüller bir. İrtibatlar kopuktur.Ticaret, turizm, olması gerekenin çok gerisindedir. Geliştirmek için, düne kadar bir gayret yok. Özellikle siyasette, Müslümanlar arası görünmez demir perdelerle ayrılmış gibidir. 1980 Yılında Tebriz’de, Vali Nureddin Beyin misafiriyim. “Türkiye’ye kaç kere gittin?” dedim. “Hiç” dedi. “Paris’e kaç kere?” soruma, “Çok” dedi. “Nasıl olur? Türkçe konuşan Müslüman bir sınır ilimizin valisi, Paris’e çok, Türkiye’ye hiç gitmemiş. Ben en az İran’a beş kere geldim.” Valinin gerekçesi,“Vesile olmadı” oldu. Gelince, Konya valimizden, “Davet etmesini” rica ettim. Evren darbesiyle noktalandı.

Kabil’de, Karaçi’de, Lahor’da, Keşmir’de, kısacası Doğu’daki her yerdeki Müslümanlar, “Türkiye” denince, yolunu gözledikleri insanla aniden karşılaşmış kadar sevinip coşuyorlar. Ama, Mehmet Akif’in, “Osmanlı denince” ceketine sarılıp ağlayan Çinli kadın gibi, %99’u Türkiye’yi görmemişti. 1961’de milletvekili olup bu hasreti karşılıklı yaşadıktan sonra, hiç olmazsa Ankara veya İstanbul’da, İİB üyesi devletlerden davetsiz gelen diplomatik pasaportlu kimseler için bir misafir ağırlama yerimiz olsa diye düşünürdüm. 

Şimdi daha kuvvetle ümit ediyorum. Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf El Karadavi, birliğin 5. Genel Kurul Toplantısında, “Tarihte önemli rol oynayan Türkiye’nin, yeniden İslam dünyasının yönetim merkezi olması için dua ediyoruz” buyuruyordu. Her ihtiyacı görmek için gayreti, icraatında açık görülen Cumhurbaşkanımız, bu ihtiyacı da görecek ve tasavvurumdan güzel, bir misafirhane, İstanbul havaalanı civarında olabilir hayalimi, Muhterem Karadavi’nin duasıyla da bütünleştirerek güçlendiriyorum. 

Allah’ın lütfu ve birlik, beraberliğimiz devam ettikçe, inşallah, iyiye, güzele, hakka, hukuka giden yolumuz genişleyerek devam edecektir.

Hamd Allah’a!

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23