Ülke ve dünya siyasetinde istikrar ana konudur

26 Mart 2019 Salı

Devlet, istikrarla hayat bulur.

Dünya dengelerinde ağırlık sahibi olmuş ve ağırlık kazanmak isteyen milletler, siyasi istikrarın önemini bilir ve korurlar. 

Globalleşen dünya demek, milletler yarışının, aynı koşu kulvarına inme mecburiyeti demektir. Geri kalmak olmaz. İstikrarsızlık, yarış dışı kalmaktır. Hollanda 225 gün hükumet kuramadı. 365 günün 225 günü yarış dışı kaldı. 

Globalleşmeyle dünya, tek okyanus haline geliyor. Devlet olmak, bu okyanusta, sürat yarışına katılmak ve dev Atlantik dalgalarına dayanacak vasıtalara sahip olmakla mümkündür. Hepsinden önemlisi, planlı programlı devlet kadrosu gerekir. Lastik botla, okyanus felakettir. Her partiden bir kişiyle hükümet ve devlet kadrosu oluşamaz. Oluşsa yarışamaz. Üç günlük devlet, yok hükmündedir. 

Devlet, siyasette güvenli liman, sağlam yapı ister. Deniz kumuyla saray, zıt partiler yığınıyla devlet olmaz. Hata, yıkıcıdır. Yıkmak kolay, yapmak zordur.

Siyasetin ruhu güvendir. Denemeden güven olmaz. Denenmişi denemek ahmaklıktır. Güvenmediği, zıtlar yumağı siyasi ekiplere, bir çıkar, bir pay kapmak için katılarak, milletin oluşturduğu, millet dışındaki dost insan ve devletlerin desteklediği, hizmet üreten bir iktidarı yıkmaya çalışmak, insanlık vicdanının kabul edemeyeceği bir utançtır. 

Ülke ve dünya şartları bakımından, iktidar ve millet dar bir geçitte ise,mesela, darbeleri ters çevirmiş. Yaraları sarıyor. Düşman, sınıra dayanmış. İçeride terörle savaşılıyor.Bu savaşlar kadar zaruri olarak, başlattığı kalkınma hareketini hedefine ulaştırma mecburiyetinde olan iktidar ve istikrarı, dar geçitte devirerek, sele vermek isteniyorsa bu vatan hainliğidir.

Özellikle şimdi Trump’la beraber, Golan Tepelerini, İsrail’e vermek isteyenlerin, Siyonist planların, “İlk etapta Kapadokya’ya kadar” dediği bilinen gerçeklerdendir. 

Bu şartlar altında, FETO darbecileriyle, PKK, komünist, solcu fraksiyonlarla, ahlak dışı eylemcilerle, Türkiye’de millet tabanını çökertmek isteyenlerin çalışmalarını görüp biliyoruz. Aynı cephede yer alıyor, tanımıyoruz.

Bir de, “İktidara bir ders verelim” diyenler varmış. “Aday yanlış seçildi” diyenler varmış. “Kul kusursuz olmaz”. Delikanlı, ana-baba hısım akrabasıyla. Kız tarafı da öyle. Senelerce araştırıyorlar. Yine de, ne kadar yanlış çıkıyor. Siyasette çare var. Yanlışı şikâyet edersin devlet, araştırıp, faturasını keser. İstikrar ve kalkınmamızı devam ettirebilirsek inşallah, hak, yerini daha hızlı bulur. 

Benim hesap edeceğim şey, sinekle, fili tartmamaktır. Böyle hareketle, değirmeni sele verirsem, devlet, millet, ümmet ve insanlığın zararı ne? Öbüründe ne?

Rahat insanı sokarsa, hayal, gelecek nesillere kalır. Tabii nesil kalırsa. Beş asırlık Endülüs devletinden; asrının öncü medeniyetinden, turist çekici bir kaç yapı dışında, nesiller de, değerler de yıkılıp-yakılıp yok edilmiştir.

İnşallah, yarınlar, bu günlerden güzel olacak.

Hamd Allah’a!

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer3 ay önce
    Amin.
  • xxxxxx3 ay önce
    bu hikayelerle bu güne kadar gelebildiniz. her seçim öncesi aynı muhabbet, seçimden sonra abd ve siyonizmle anlaşmaya devam...
  • Kaan CihanbilirKaan Cihanbilir3 ay önce
    Hasan Aksay Hocam ağzınıza elinize ilminize yüreğinize sağlık. Muhteşem bir yazı olmuş. İmkan olsa da bu yazdıklarınızı ön yargısız karşıt düşünenlere okutabilsek. Rabbim ilminizi arttırsın. Hayrınızı çoğaltsın. Teşekkürler.

Günün Özeti