Üç yazı özeti
Zamanında dikkat çekilmesi gereken 3 önemli konu bir araya gelince ve ben, yalnız pazartesi günleri yazınca, birleştirme zaruret oldu.
1) ÇANAKKALE SAVAŞLARI:
İlk dünya savaşının düğüm noktası Çanakkale Savaşı, tarihin en önemli savaşlarından biridir. Güç dengesi, saldıranlarda; Çanakkale zaferi savunanlarındır. Akif’imizin tasvirinden birkaç mısra ile:
“Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya,
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
.......
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer
Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklimi cihanın, duruyor karşında:
Ostralya’yla beraber, bakıyorsun: Kanada!”
Savunma cephesinde lise öğrencisi askerler dahil, fiilen katılma imkanı bulanmayanların yardım ve dualarıyla katılan bütün İslam dünyası var:
“Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
......
Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın... Heyhat!..
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.”
1. Cihan Harbi, masa başı çizilen hudutlar, kopya politikalarla, sosyal ve siyasi dünya dengelerini sömürü ve tahakküm istikametinde bozmuştur. İslam’a, Cahiliye ruhuyla saldırılmıştır. Çanakkale, insanın, bütün silahların üstündeki yerini gösteren önemli bir ışıktır. Fiilen, manen ve maddeten Ümmetin, Osmanlı’nın vahdetini, ümidin Allah’tan olduğunu ve bu ışığın, hiç sönmeyeceğini göstermiştir.
100. Yıldaki bu görkemli anma, anmayı aşan bir hayat oldu. Çanakkale ruhunun bütün tazeliğiyle devam ettiğini, asli çizgileriyle muhafaza edildiğini gösterdi. Hazırlayan, fiilen ve gönülden katılan herkese teşekkürler.
B) ERMENİYE SAHİPLENDİRİLEN SOYKIRIM, İSLAMOFOBİA TÜRÜ BATI İCADI BİR DÜŞMANLIK İNŞASIDIR:
Soykırım yok. 15 Asırlık İslam tarihinde, savaş var, soykırım yok. Cihan harbi öncesi, Batı, PKK gibi Ermeni çeteleri oluşturdu ve savaşta, Osmanlı’nın tebaa-i sadıkası Ermenileri, Osmanlı’ya karşı, kendi cephesinde savaştırdı.
Bugün bazı parlamentolar, Türkiye’nin istikrar ve kalkınmasına bir fren daha eklemek için Ermenileri koruyup kollama görüntüsüyle, en önemli komşusuyla düşmanlığa iterek, Ermeni’ye yeni bir kötülük yapmaktadır.
Yok hükmündeki siyasi karar ve propagandalarla ekilen Türkiye düşmanlığı, hakikatın ışığı, Yeni Türkiye’nin gayreti, Allah’ın yardımıyla hayra dönüşecektir. Şimdiden, İspanya ve Obama üzerindeki baskılar, ters görüntü vermeye başlamıştır.
C) İÇTE, DÜŞMAN SEVİNDİREN GAYRETLER:
Düşman sevindirenlerin en bahtsızı, farkında olsun olmasınlar, fikirle değil, dayatmalarla, “O olmasın da” gibi saplantılarla, milletinin istikrar ve kalkınmasına karşı çıkarak, emellerini düşman emelleriyle tevhid edenlerdir.
Kanun, usul tanımayıp, dayatma ve terörle, milletinden ayrı, farklı bir imtiyaz elde etmeye kalkışmak, bahtsız bir ilkelliktir. Huzur bozuculuktur. Dosta zarar verip, düşman sevindirmektir. Gençlik ve halkı, kanun ve ahlak dışına iten örnekler, düşman sevindirmekle de kalmaz, hastalığı, istikbale taşır.
Şimdi önümüzde 1 Mayıs bayramı var. Bayram, gönül açan, çiçeklerle bezenmiş yer demektir. Umarız ,1 Mayıs artık, kanunsuz acılar doğurmak, düşman sevindirmek için kullanılmaz, bayram olur. Milletten ayrılarak, dayatarak millet ve kanun üstü imtiyaz isteme yanlışı son bulur, müzmin hastalık haline getirilmez.
Düşman sevindirme, çirkin ve çıkmaz lekeler bırakan bir şöhrettir. Şöhret olsun da nasıl olursa olsun demeye gelmez. Temenni ve beklentimiz, bu pis cazibe lağımına kimse düşmesin ve düşman sevindirme bahtsızlığı yaşamasın. Zaten kötülük, bütün şubeleriyle çıkmaz sokaktır. Üstat Necip Fazıl seslenir:
“Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak,
Haykırsam kollarımı, makas gibi açarak.”






