Süleyman Arif Emre

29 Temmuz 2019 Pazartesi

Merhum Süleyman Arif Emre Beyle ilk tanışmamız, TBMM’de oldu. En kolay ve en hızlı tanışma imkanı, TBMM’de olur. Halkımız ve partisinden referanslıdır. Dört yıl, her gün, fikri, aksiyonu, eserleri, memleket, millet düşüncesi, maddi ve manevi hizmet fikri ve ahlakıyla, “Vitrin balıkları gibi göz önündedir.” Bir de, vitrinin içinde bütün şart ve imkanlarıyla beraber, değişmeleri de görüyorsunuz. 

Daha fazlası yalnız Meclis’in küçük oda mescidinde olurdu. Çünkü mesciddeki tanışıklık, ilk yaratılıştaki, “Kal-u Belâ” ile başlayan ve daha güzel olan ikinci dünya yolculuğunun kesintisiz kardeşliği de içine alır. İslam ahlakı dediğimiz, ilahi hayat nizamı, insana bilmediklerini öyle öğretir ki, insanlar arasında ne dil farkı kalır, ne renk; ne ırk çizgisi? Ne parti farkı; ne fakirlik, ne zenginlik; ne çıkar, ne dargınlık? İnsan, Mevlana’nın; Yunus’un ufkuyla hemhal olabilir? MerhumArif kardeşimizle 1965 seçimlerinin arkasından ilk tanışmamız, Meclisin bu mescidinde olmuştu.

Tekrar, daha güzel bir dünyada buluşmak üzere, son vedalaşma da, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın gayretleriyle mümkün olan İstanbul Mimar Sinan Camii’nden oldu. Yarım asır kesintisiz görüştük. Değerli  evladı Ali Emre Beye, “Ben de aileden sayılırım. Taziyeyi beraber kabul edelim” dedim. İhtiyarlığın dayanma süresini zorlayarak taziyeye gelmiş olan kardeşlerimizle de bir kere daha el sıkışmak nasip oldu. Ali Beye buradan teşekkür ediyorum.

Bu vesileyle, ikinci Cumhuriyetin, ilk (1961-65) ve ikinci dönem (1965-69) yani MNP’nin oluşumuna giden yoldaki, Meclis ve “Oda Mescid” arkadaşlarımızdanahirete uğurladığımız veya ağır hasta olan kardeşlerimizi de rahmetle anmak isterim: Arif Hikmet Güner: MNP’nin ilk iki isminden biri. Son Haccında Cenneti Baki’de kaldı. (AP) Dr. HASAN Fehmi Boztepe. Hasta (AP) Ahmet Tevfik Paksu (Senatör AP) Dr. Rasim Hancıoğlu, (MP). Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu (MP) Ahmet Bilgin (MP) İsmail Hakkı Yılanlıoğlu (MP) Mehmet Geçioğlu (CHP) Melik Fırat (AP) Ahmet Gürkan (MP)… Sağ arkadaşlarımız elbette var. MNP Seçimlere giremedi. Bu ahlak ve iman ile kurulan partiler ilk seçimde 53 Milletvekili ve senatörle parlamento ve hükümette yer aldı. Hükmet oldu. Bu iman ve ahlak kıyamete kadar var olacak!

Arif Bey ilk olarak Hürriyet Partisine girdi. 1965-69 döneminde, Yeni Türkiye Partisi Adıyaman Milletvekili oldu. Burada, MNP’den genişçe bahisle 18 kurucu arkadaşımızı da anmak isterim. Ancak o dönem, çok özel bir dönemdi. AP üzerinde yoğunlaşan ağır baskılardan; Sadettin Bilgiç’ten, Demirel’den, 72 milletvekili ile kurulan DP’den bahsetmezsek, MNP durup dururken nasıl doğdu? Anlaşılamaz. Partiler, milli ihtiyaçtan doğar. Lider, o ihtiyaca cevap veren kimsedir. 

TBMM’sinin normal tarihinde, 4 dönemde milletvekilliği kemale eriyor. CHP hariç. CHP yoğun bakımdaki en yaşlı üyesini koysa, CHP’li oy vermeye mecbur. Diğer partilerde parti veya lider, “Devam!” der. Arif Bey, 5 dönem Milletvekili oldu. 

Devlet adamıdır. Merhum, çok yönlü marifet sahibidir. Şairdir. Yazardır. Uzlaşmacıdır. Hepsini de sanat titizliğiyle ifa etmiştir. Her biri için ayrı bir makale yetmez. Şairdi. Şiirlerimde, “Esas anlam”diye, çağın modasına uyup, ölçüyü, ahengi, vezni ihmal etmedi. Şiirleri, bestelendi ve icra edildi.Bestecilerle bizzat ilgilenirdi. Meclis arkadaşlarıyla, başta Yasin Hatiboğlu olmak üzere atışmaları vardır. Yazardı. İyi bir hukukçuydu. Uzlaşmacı ve uzlaştırıcı bir dervişti. Düzenli bir hayatı vardı. Yürürdü. Çoğu zaman Etlik’ten Meclis’e yürür gelir; yürür giderdi. 

Ağırlıklı mesleği, elbette siyasetti. Politikanın kavga, gürültülü ve reklamlı tarafına hiç girmedi. Dervişlik mizacı, sanatı, hiçbir gürültü, telaş, gösteri yapmadan da siyaset yapılabileceğini ispat etti. Avukatlığı, çözüm üretme mesleğiydi.

Arif Beyle ben, yalnız Milli Nizam Partisi çalışmalarında ve ondan sonra değil, ayrı partilerde iken de müşterek çalışmalar yaptık. Kanun tekliflerimiz oldu. Örnek: Çeşitli partilerden bir grup milletvekili olarak, Mason Derneklerinin kapatılması için kanun teklifi verdik. 1974’den  2000’e; Kenan Evren darbesine kadar, aynı partinin milletvekili olmanın ötesinde sürekli mesai arkadaşı olduk. MSP’de iki tane Grup Başkan vekili vardı. Hiç değişmeden bu görevi beraber yürüttük. Bakanlık görevini beraber yürütmek mümkün değil ama, MSP TBMM’de kaldığı 6 senenin 5 senesinde hükümet ortağı olduysa bunun iki buçuk senesini aynı Devlet Bakanlığını ben yaptım. Diğer yarısında da Arif Bey, aynı bakanlıkla görevlendirildi. 

 Gayri resmi olarak bölüştüğümüz görevler de oldu. Burada bir yanlışımı gelecek siyasiler için için ifade edeyim. MNP kuruluşunda, parti teşkilat başkanı. Aynı zamanda, İstanbul İl Başkamı idim. MNP davası daha ziyade Merhum Erbakan ile ben suçlanıyordum. Onun için ikimiz kurucu listesinde olmadık. Seçimden sonra gazete ve Grup Başkan Vekilliğiyle beraber yineTeşkilat Başkanı olum. İstanbul teşkilatı ile münasebetleri il başkanlığımdan sonra, Evren darbesine kadar, MSP Kurucu Genel Başkanımız Arif Bey bey yürüttü.

MSP’nin son kongresi. Genel Başkanı değiştirmek isteyen var. Genel Başkana gözleri kesmedi. Beni düşürdüler. Parti tüzüğümüze göre, Genel İdare Kurulu 25 kişi. 20 kişisini kongre seçiyor. Beş kişisini Merhum Erbakan tayin ediyor. Kaybettiğim görülünce: Hemen bana, “Seçeceğim 5 kişiden biri sensin. G.İ.K. azasısın ve Teşkilat Başkanısın!” dedi. “Olmaz efendim” dedim. Tartışma uzadı. Merhum, “Ben Kars; Edirne teşkilatı ne durumda desem? Kim bilecek?” İlk defa çok sertti. “Git çözüm bul gel. Gecikme!” Gidip geldim. “Önemli değil. Unvan müfettiş olsundedim. Her zaman  beraber olduğumuz bir arkadaşım için, teşkilat başkanı diyelim mi? dedi. “Geçinemeyiz. Süleyman Arif Emre Bey olsun” dedim. 

Elli küsur senede Arif beyle tek ihtilafımız oldu.Parti binası apartman dairelerinden oluşuyor. Misafir  salonunda Başkan oturuyor. Ebeveyn odası teşkilatta. Diğer odalar küçük odalar. Teşkilat başkanla aynı katta olmalı. Odanı, “Teslim edeyim” diyorum. Arif Bey, “Yürütüyorsun? Devam!” diyor. Fakat, Genel İdare Kurulu toplantılarına giremediğim için, teşkilat hakkında ne deniyor? bilemiyorum. Oysa başta bilmem gereken bunlar? Parti teşkilatında vekalet olur. Asil gibidir. Fakat bir görevlinin, resmen vekaletsiz daha üst bir göreve bakması ciddi yanlıştır.

Allah mekanını cennet etsin, ailesi, milletimiz ve ümmetimizin başı sağ olsun. Allah hiçbir millete darbeler dönemi yaşatmasın. Özellikle, 1960 darbesinde CHP’nin yaptığı gibi, darbecilerin üst bağlantıları arasına girip, darbecileri tamamen dışlayan, iktidar hasreti çeken bir muhalefetin eline hiçbir milleti, hiçbir zaman düşürmesin

Hamd Allah’a!

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

    Günün Özeti