--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Seçimimiz, dost ve düşman dünyada yankı yaptı. Ufukta ne var?

Hasan Aksay
Hasan Aksay

Önemli bir seçim yaptık. Önemini, ilk günden milletçe gördük. Seçimin, Türkiye, İslam dünyası ve mazlum dünya için önemini takdirde yalnız değildik.  Bütün dünyadaki dostlarımız da, düşmanlarımız da, baştan beri, katkıları ne olabilecekse onunla katıldılar. Dua ile katılabilen dua ile; beddua ile katılabilen beddua ile katıldı. Sömürgeci devletler, Sayın Erdoğan ve AK Partinin kazanmaması için, devlet protokol ve dostluklarını çiğneyerek, Avrupa, Bakanı muhasara etti. Amerika, teröristleri korudu. Cumhurbaşkanı korumalarına saldırdı. 

Yetindiler mi? Yetinmezler! Gezi ve 15 Temmuz yangınlarını, milletimiz iman dolu göğsünde söndürdü. Darbelerin olmazsa olmazı olan, dış ve  iç destekleri her an canlı tutulmaya çalışılıyor. Bu kez iktidarı ve istikrarı, millet oyuyla devirmek istediler. Dış destek ve ihanet projeleri devam etti. Her darbe ve hainlikte dış ve iç olmak üzere iki ayak şart. Darbe, terör, sabotaj propaganda ve eğitim merkezi; dış ayağının genel ismi, “Kuklacı”; içteki ayak ise, “Kukla”. Sömürgeci, terörist ve Sisi, birbirini peşrevleriyle bulur. Mahsulü, Kuklacı derer. 

Bu seçimde, medyası, siyaseti, ekonomisi, partiler arası oy ticaretiyle kuklacı ne istedi? Millet, bir oyunu zayi etmemek için şehirler arası; ülkeler arası yol gidiyor. Onlar proje ve emirle, borsalarından on binlerce oy ve bütçeden para aktarıyorlar. Millet iradesini çarpıtan bu hukuksuzluklar, hukuk içine alınmalıdır. 

Kuklacı ve kuklalar ne istiyor? Yol, köprü, hava alanı, nükleer enerji, kalkınma durdurulsun. Tank yapmak niye? İsrail’e tamir ettiririz. İHA’ları İsrail’den kiralarız diyorlar. “Yanlış!” diyemezsin. Linç ederler. Geçmişte kuklalar, nasıl saldırdı? “Tankları İsrail’e tamir ettirmek, çok isabetli. Bunu tenkit edenler anadan doğma Yahudi düşmanlarıdır” diye saldırdılar. 

 3. Hava Alanı yıkımını CHP, İstanbul belediye başkan adayı programına da koymuştu. İnşaatında 35.000 kişi; bitince 250.000 kişi çalışacak. Aselsan’a kadar bütün kalkınmaya karşı olduğunuza göre yine trenle Almanya’ya işçi mi ihraç edeceğiz. Artık Almanya işsiz. İş Türkiye’de.  

Yapma konusunda tek projeniz? Suriyelileri Esad’a teslim edip, onlara harcanan parayı dağıtmayı vadediyorsunuz? O pınar, o mazlumların hürmetine. Sömürücüde kurur. Cami çeşmesini, evin musluğunu da kurutmadınız mı? 

Bu seçim iş ve ekmekti. Kalkınmaydı, adaletti, izzetti, tarihine sahip olmaktı, mazluma el uzatmaktı. O kadar önemliydi. 

Elhamdülillah, dünyada eşsiz bir katılımla başarılı bir seçim daha yaptık. Allah’ın lütfuyla beklenen netice alındı. Kuklacı ve kuklaların kaçıncı ümit kırıklığı bu? Seçimin yankıları, bütün dünyada müspet oldu. Kredi kurumları, “İstikrar geldi” deyip, notunu yükseltti. Kurlarda düşme başladı. Tebrikler yağdı.

“Dün, dünde kaldı.” Ufukta ne var? Hz. Ademden beri, İslam ile, yani ahlakla çıkarcılık; münafıklık savaşıyor. Fetret devirlerinde dahi kesintiye uğramayan tek savaş bu Hak ve Batıl savaşı! Yani Türkiye, Büyük Selçuklu Devleti ve devamı olan Osmanlı’dan beri İslam’la kaynaşmış bütünleşmiştir. İslam’ın dost ve düşmanlarıyla da bütünleşmiştir. Bu öyle bir kaynaktır ki, ne bin zaferle biter. Ne bir yenilgiyle. Hak cephesi, dalgınlığa düşerse, felaket kapıdadır. Fetret devirleri yıkım ve zulümdür. Müslüman vahdet ve gayret halinde, “Allah’ın yardımı şah damarından daha yakın”.

Ufukta görünen, mahalli seçimlerden başlayarak, görünen görünmeyen bütün seçimler, darbelere, teröre, ahlaksızlık ve imansızlığın her türüne karşı güçlü bir vahdet ve başarı istiyor. İyilikle sorumluyuz. “Galu Bela”da, sorumluluğu kesintili yüklenmedik ki, vahdet ve gayretimizi, Hak cephesindeki başarı ufkumuzu, bir seçim veya mevsimle sınırlayalım. Bin yıl sonranın sorumluluğuna sahibiz.

Çıkarcı kuklacı projesi, ne kadar gizlemeye çalışsa da, ufku dar. Ömrü kısa. Görülüyor: Sayın Erdoğan’ı, bir hamlede, indiremeyeceğini görünce, “O’na oy ver. TBMM’de ders ver” fitnesine sapıyor. Hani siz, “Erdoğan olmasın da!” diyordunuz? 

Bu ne biçim bir fitne? Çatal kazık yere batmaz. Siyasi irade, zıtlaşarak kendini yok edemez. Millet, hükümet olsun diye oy verdiklerine, “Yapacaksınız!; TBMM’ne, “Yıkacaksınız!” derse, bu oylardan devlet çıkmaz. 

Kemal Bey, CHP’nin değişmez Başkanı haline geldiği halde, milletvekilliğini bırakmamak için aday olamazken; CHP’ye başkan olamayan, Kemal Bey’in, “Gel bakalım Muharrem” dediği kimse mi, Cumhurbaşkanı olacağını zannederek tehditler savurabilir mi? Dünyada buna inanan bir kişi oldu mu ki, Muharrem inansın?

Bu proje, Türkiye’deki diriliş gayretlerini, zayıf gösterme, önünü kesme, İsrail’e muhtaç etme projesidir. Sabırlıdırlar. Güçleri yetmese de, yapıdan bir taş düşürmeye razılar. Millet, ümmet ve mazlum dünya olarak, bizim gayretimiz, Hakkı hakim kılıp, “Devlet ebet müddet” deyip, bu iradeyi, fani dünya ile eşitlemektir. Yani, önümüzdeki mahalli seçimde de başarı kararımızı şimdiden vermektir..

Bu başarı, inşallah bütün insanlık için hayırlara vesile olacak bir zirveye ulaşacaktır. Dünlerden bu günlere gelişte emeği geçenlere, yarınlara yürürken emeği geçeceklere Allah’tan rahmet ve başarılar niyaz ediyorum. 

Hamd Allah’a!

 

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle