--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Saldırı Diyanet mi, maskesi mi?

Hasan Aksay
Hasan Aksay

Yanlış var; üzerinde durarak gündem haline getirmek, zihinleri yanlışla meşgul etmemek gerekir. Yanlış var; fitne tohumudur. Yanıltır, tahrip eder, yol alır. Maskenin altı aydınlatılmalı ki, fitnenin önü kesilsin. 

Bütüne bakılmazsa, saldırı basit bir otomobil zannedilir. Oysa, aynı tutarsızlık her İslami konuda saldırı ve direnmeye dönüşmektedir. İslami eğitime karşılar, İstanbul’da yapılacak her camiye, malum medya ve üç-beş kişiyle direnmeye çalışıyor.

Kilise yıkıntıları, Bizans harabeleri, meydana çıkarılıp diriltilirken, Çağ kapatıp, Çağ açan, Allah Resulü’nün, görmeden sevip övdüğü üç kişiden biri olan Fatih Sultan Mehmet’in, Rumeli Hisarı içinde yaptırdığı Boğazkesen Camii’ni yeniden hizmete sokmaya çalışan Hükümetimize ve Fatih’e inat tiyatro sahnesi olarak kullanma çıkarcıları, “Direnelim” alışkanlığını devam ettiriyorlar. 

Sömürgeciler, İslam dünyasını, baskı altında tutmayı hedefliyor. İslamofobia teşvik ediliyor. Pegida ve İslam ülkelerine karşı oluşturulan terör, darbe ve bunların iç dinamikleri korunuyor. Bunlara karşı Müslümanın, özel bir dikkat kazanması hayati önem kazanmıştır.

Diyanet, Kürtçe Kur’an-ı Kerim meali yaparak, 10.000 basıp dağıtıyor. Bu hizmeti dahi ters çeviren Demirtaş, mitingte, “Yalan söyle, iftira et, tutmasa da iz bırakır” fehvasınca, “10.000 değil bir tane” diye Diyanet’i ithama kalkışıyor. HDP, İslami kavram tahribatına kadar gidiyor. Yaratma, Allah’a (c.c) mahsustur. “Yaşamın yaratıcısı kadınlarla barajı aşacağız” diye sokaklara afiş asmak, erkeği kadınıyla Müslüman olan Kürd’e hakarettir.

  Diyanet, ara hedeftir. Asıl düşmanlık İslam’a. Kâbe gibi, bütün ırk, renk, dillerden, farklı iklimlerden Müslümanların, tüm farklılıklarının üstündeki vahdetleri, cennet misalidir. Eşsiz bir kardeşlik. Hırsızlık, ahlaksızlık, kötülüğün yok edildiği bir dünya bu! Hiçbir şeye zarar verilmez. Bu sevgi seli, 3-5 saat, 3-5 günlük değil; 15 asırdır devam eden harika bir hayattır. Milyonlarca insanın meydana getirdiği bir kardeşlik ailesidir. Kavgasız, dövüşsüz bir aile.

İslam nimetine körlük, Hz. Adem’den beri devam eden ve edecek olan bu iman ve ahlak nimetine karşı, kaldırım taşlarını söküp silah yaparak, araba yakıp, insan öldürerek, Taksim’i huzur bozma “Mabedi” yapma gayreti, marazi bir hayaldir. 

Devletlerin, İslam düşmanlığının temel nedeni, İslam inanç ve ahlakının doğurduğu ölümsüz değerlere ve güce karşı haset ve korkudur. Alt tabadaki çıkar gruplarının öncelikli telaşı ise, ahlaksızlık ve yolsuzluğun zorlaşması; içki, kumar, uyuşturucu, cinsel ticaret çıkarlarının kaybıdır. Şimdi gazete, cinsel sapıklar gelecek, Ramazan’da, Zorlu Center’de kongre yapacaklar diye yazıyor. Elbette izin verilmez ama, böyle bir haberle olsun, ahlaka, dolayısıyla İslam’a saldırıyor ve iz bırakıyorlar.

Devletin başkanlık sarayını dert edinenler, bu kere de Diyanet İşleri Başkanı’nın arabasını dert edindiler. 3. Boğaz Köprüsüne, Osmanlı dönemi devlet başkanımız ve Ümmet halifemiz, 8 yılda vatan toprağımızı, 4.182.000 Km2 büyütüp, beş asır birlikte yaşadığımız ülke yapan Yavuz Sultan Selim Han’ın isminden de rahatsızdılar.

Değişmez hak ve eşitlik ölçüleri olduğu gibi, emek ve imkanla değişen ölçüler de vardır. Türkiye, 12 senedir, dünyanın en hızlı kalkınan ülkelerindendir. Günün gereklerine göre hareket etmek yanlıştır. Bu ölçü, yarına dar gelir. CHP döneminde, ekmek karneyle, şeker yalnız memura, o da karneyle, kefen bezinin muhtar belgesiyle verildiği günler gelmeyecek, Batı gibi ağırlaşma, inşallah olmayacaktır.

İslam’ın itibarı, Müslümana yeter. Görüntüde, itibar aramamak; izzete de leke düşürmemekle sorumluyuz. İmkan varsa, Allah, verdiği nimeti kulunun üzerinde görmek ister. Türkiye, eriştiği nimeti, şükür ifadesi olarak üzerinde gösterecektir. İhtiyacı karşılamada en iyiyi kullanma, Haccın hervelesi ölçeğinde, karşıtların durumuna göre ifa edilmesi zaruri bir görev dahi olabilir. İmkan ve Diyanet’e bakışın çirkinliği ortada. Başkan’ın arabası, komünist popülizmi uğruna görüntü rahatsızlığı doğurmamalıdır. Araba kullanılmalı, iade edilmemelidir.

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle