Putin nereye koşuyor?
Suriye’yi, Suriye halkına bırakmamak için, Esat’la beraber katliam yaparak, Suriye’nin %90 olan Müslüman yapısını değiştiren Putin ve İran, bir de kalkıp silahlarının gölgesinde, “Yöneticilerini, Suriye halkı seçsin” diyor. Utanarak sıkılarak da değil, sanki Hakk hukuk tanıyor da, dünyaya meydan okuduğunu zannediyor. Suriye’de Suriye halkı mı bıraktınız? Alemi kör, herkesi sersem mi zannediyorsunuz.
Ecdat boşa dememiş, “Utanmıyorsan ne yaparsan yap” diye. Çünkü utanmak hissi, vicdandan gelir. İnsan, vahşetinden biraz olsun utanır, sıkılır da, hiç olmazsa vahşetini çağrıştıran, düşündüren konulara girmez. Sen İran’la sırt sırta verip, Suriye’de Müslüman bırakmamak için her gün bilmem kaç sorti yapıp bombalıyor, soykırım yapıyorsun? İsrail’in Filistin halkını sürgün edip, Filistin’e yerleştiği gibi Suriye’ye yerleşiyorsun. Suriyeli mi bırakıyorsunuz Suriye’de?
Suriyeli, evini barkını bırakıp, yadellere düştü! Yüz binlerce Müslümanı bombalarla parçaladınız. Öldürmeye devam ediyorsunuz. Kaçarken, yüz binler, Ak Deniz’e, Ege Denizi’ne gömüldü, gömülüyor… Komşularına sığınanlar milyonları aştı. Seçim yapmak için, daha ne kadar öldürmeniz gerekiyor?
Dünya sizi, acıyla seyrediyor, siz, zulümle övünüyorsunuz. Zulmün faturası, gecikse de bir gün döner gelir. Suriye’yi binlerce yıllık tarihiyle, şehirleriyle, köyleriyle yaktınız, yıktınız, harabeye çevirdiniz. Baykuş yuvası yaptınız.
Şimdi uçağınızla, tankınızla, askerinizle siz varsınız Suriye’de? “Başkanını Suriye halkı seçsin” diyorsunuz ama, teklifinize ciddiyet kazandırmıyor, laf olsun, zaman dolsun gibi söylüyorsunuz! Hesaplarınıza göre seçim kazanmak için beş-on milyon insanın daha öldürülüp sürülmesi mi gerekiyor?
Lenin, Stalin, Hitler, Napolyon, bütün zalimleri toplasan, ne bir mazlumun gönül zenginliğini bulabilirsin ve ne de tarihte yer eden, asırları aşan sesi kalır. Bir Yunus Emre’nin sesi, asırları aşar, insana ferahlık verir de, Nemrut’ların ismi, sadece ibret için, nefret için, lanet için kalır?
Türkiye millet ve devletiyle, asırlarca saadet içinde kardeş olarak, beraber yaşadığı Suriye halkıyla, mazlumla, insanlıkla beraberdir. Suriye’de çıkardığınız zulümden, vahşetten, insanlık vicdanıyla birlikte şikayetçidir. Bu zulüm, BM’in adaletsiz beş ülke sisteminden yararlanan Rusya’nın desteğiyle kangren oldu, devam ediyor. İnsanlık vicdanına acı verdi, veriyor. İnşallah 1 Kasım seçiminin müspet sonuçları, Ortadoğu başta, bütün dünyadaki müspet gelişmelerin önemli bir imkanı olacaktır.
Rusya, Putin yönetimiyle siyasi bir obeziteyi hedefler görünmektedir. Bu dünya bir karar üzre durmaz. Padişah, adaletle olunur. Eşkıyadan padişah olmaz. Diktatörün kısa ömürlü parıltısı, sonuca eremeden kaybolur. Sosyalizmin, diktatörlükle derin bir akrabalığı, mantık yapısı, kan birliği vardır. Komünizm diktatörlüklerin en aşırısı ve henüz yeterli deneyimden geçmemiş, model veya ilkel denilebilecek dağınık ve şaşkın uygulamalardır. Rusya sosyalizminin, bir de komünist darbesiyle aşılanmış olduğunu düşünerek, diktaya karşı daha dikkatli olması gereken Putin’in kuvvet ve başarı tutkusunu frenliyememesi, dünyanın da dikkatini gerektirmektedir.






