“Kitabın başkenti İstanbul”
Akit Gazetesi, uluslararası kimliği ile 4’üncüsü düzenlenen Kitap Fuarı’nın tanıtım bültenine kapak ismi olarak, “Kitabın Başkenti İstanbul” demiş. İstanbul’a her güzellik yakışır. Ama bu sıfatlandırma çok yakışmış. Daha güzeli olabilir mi? “El elden üstündür”, birileri emek verir yeni güzellikler ortaya çıkar. Yeni güzellikler, yeni sıfatlandırmalar doğurur. O da yakışır İstanbul’a. Bu çok güzel yakıştı denir, ama en güzeli demek için hem yolu kapatmamak lazım, hem de İstanbul’u sıfatlandırma, o kadar kolay olmamalıdır.
“15 Temmuz” temasıyla projelendirilen fuara 250’nin üzerinde yayınevi, 600 marka ile katılıyor. 24 Şubat 2017 Cuma günü açıldı, 5 Mart 2017 (bugün) kapanıyor. 4 senede gelinen bu nokta güzel. Gelişme inşallah, iki gününü denk kılmadan devam edecektir. Gelişen, büyüyen, katılımcı ve ziyaretçiler için, her geçen gün hizmet ve yarar kalitesini artırmasını diliyoruz.
İnsan, düşünen canlı; kitap, düşünce ürünüdür. Kitap, yalnız ürün olarak kullanılıp kalmaz. Hem ürün, hem tohumdur. Yeni fikirler, yeni ürünler doğurur. Mevcut yanılgıları tashih eder.
Kitap, medeniyet inşasının bütün malzeme ve unsurlarında vardır. Kitapsız medeniyetten bahsetmek, insansız medeniyetten bahsetmektir. Medeniyet, insan toplumlarına özel bir güzelliktir. Yani, fert olarak dahi olamaz. İnsanlar, ahlak ve erdemlerle bir araya gelmeli ki, medeniyet doğsun? İnsanın medeniyetler kuran bir canlı olması, kitapla çok yakından ilgilidir. Vahşetle medeniyet olmaz. İnsanın, ahlak ve adalete kavuşması ise, peygamberlerledir.
İnsanın düşünen canlı olması, yaratanı Allah’ın onu yalnız bırakmayıp, ebedi risaletle öğretmesi, edebin, hayanın, ahlakın ve imanın da temelini teşkil etmektedir. Tefekkür olmadan iman, ahlakın güç kazanmasında önemli bir destektir. İnsanı, ölümsüz değerlere ulaştıran iman ve tefekkürdür. Yunus, “Sen kendini bilmezsin, bu nice okumaktır?” demiyor mu?
Dikkat gerektiren önemli nokta ise, bir şey ne kadar önemli ise, onun yanlış kullanılması da aynı derecede zarardır. Doğru haber, doğru kitap ne kadar yararlı ise; yanlış haber, fitne üreten kitaplar da o kadar tehlikelidir. Kitap ilaç gibi dikkat ister. Hastalık bulaşıcı ve kolaydır. Sağlığı muhafaza için gayret ve dikkat gerekir. Fitne, kolay yayılır. İyilik, gayret ve fedakârlık ister. Bir kuduz hayvan, şehri karantinaya aldırır. Tedavisi? Ecdadın duası, “Allah iyilerle beraber etsin. Kötülerden uzak kılsın”.
İlk yanlışı yapmamak önemli. Yeni yanlışlara sebep olur. İyi arkadaş, ilk hatadan korumakta önemli bir yardımcı, yani bulunmaz nimettir.Avarelik, içki, kumar, eroin gibi felaketlere, çoğu zaman kötü arkadaş sürükler. Kitap, bir tür arkadaştır. Kötü, ahlaksız kitaplara dikkat edip uzak durmak gerekir.
Atasözü, “El, eli yıkar; el de yüzü” der. İyilerle olanın yüzü temizdir. “Başın yok mu deyince yoklamalı?” Nasihatten ders almak, hayat okuludur. Damdan düşen Hoca, “Doktor getirelim” diyene, “Damdan düşen getirin” der. Batı ahlakı, psikolojisi çıkarcıdır. Çıkarını bilir. Bildiğini konuşur. Onun için nasihatleri yoktur. Olsa zarar verir.Ama Müslüman için iyiliği tavsiye; tavsiyeye riayet hayat kurtarır. İslam, bütün ilim yollarını temiz tutmuş, yararını korumuştur. Müslüman’ın kitabı ve öğüdü hayattır.
Müslüman tefekkür ve fehim kabiliyetini yükseltmek için, fevkalade bir destek üretmiştir. Özellikle Ramazan’ın son on günü itikaf olur. Bazı mütefekkir ve mutasavvıflarımız çilehaneler yapmışlardır.
Düşüncenin tırmanabileceği zirve, hayattan üstün değerlere ulaşabilmektir. Bunun için Bergson, metot olarak akıldan, kalp yolunu ayırır. Aklın mantık yolu, hadiseyi parçalayarak neticeye varır. Bergson kalp yolunu önemli bir imkân olarak görür. Örneğin, güneşte patlamalar oluyor. Enerjisi kayboluyor? Gide gide sistem dağılacak. İşte kıyamet! Sezgi, hesap kitap yapmadan neticeyi hissetmektir. “Kıyamet kopar” diyor. Mantık metodu, “Bu insan şunları yapıyor. Hiç aldatmadı. Dürüst insandır.” Sezgi metodu, “Bu adam dürüsttür.”
“Kitap!” denince, insanımız, öncelikle ilahi kitapları, Kur’an-ı Kerim’i hatırlar. Hatta çoğu zaman içinden, “Elhamdülillah kitapsızlardan değiliz”sözü geçer. Ayrı bir bahtiyarlık hisseder. Çünkü bu kitap, iman, ahlak, edep, hayâ gibi insana insanlığı öğreten tüm değerlerin, ne fazla ne noksan en ideal ölçüleridir. Nimetin kadrini bilmeye kadar her nimeti içerir.
Hamd Allah’a!






