--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İrade parçalanamaz, algı ile devlet iradesini tahrip hainliktir (1)

Hasan Aksay
Hasan Aksay

İnsanın iradesini, aynı zamanda ikilem haline getirmesi, parçalayıp farklı yönlere çevirmesi şaşkınlıktır. Kararsız ve iradesiz kalması demektir. Hem gideceğim, hem gitmeyeceğim şekline dönüşür. Toplum ve millet iradeleri de böyledir. Herkes farklı bir kafayla toplum adına, millet adına karar verme yetkisini görüyorsa, ora anarşiye düşmüş, toplum diye bir şey kalmamıştır. Yok hükmündedir. Ailede karar birliği bitmişse aile gücü, dolayısıyla da aile bitmiş, aynı otele girip çıkan yolculara dönmüşlerdir. Hatta bu durum bir başlarsa, otelden daha kötü durumlara düşülebilir. Çünkü otellerin kuralları vardır. Ailede kuralların yok olması, müşterek iradenin kaybedilmesidir. 

Ferdin iradesini kaybedip nereye gideceğini, ne yapacağını bilememesi, bir türlü karar verememesi, dostunu düşmanını anlayamaz hale gelmesi ne kadar büyük bir felaketse, toplumların da aileden başlayarak, müşterek iradesini kaybetmesi çok daha büyük felaketlere uzanabilir. Ailede bu iradenin korunması babanın, devlette bu iradenin korunması, devletin sorumluğundadır.

Bu irade korunmazsa ne olur?

En uzak, en absürt bir ihtimali, ifadesi, makalede daha kısa olacağı için, örnek olarak ele alalım ve bunun üzerinden düşünelim: Aile bütünlüğünün iradesi kalmamışsa, ailenin her ferdi kendi arkadaşını seçebilir mi? Seçer. Karışacak bir irade? Yok. Kadın, kocasının;koca, karısının istemediği kimselerle eve geliyorsa? Bu ev mi huzurlu, otel mi? Toplulukların müşterek iradesi, hayat kadar üstün bir değerdir. 

Kim öğretiyorsa, herkes öğrenmiş. “Toplumda mozaik” bir değermiş? İyi de, bu mozaik, bozulmuş kaldırım taşları gibi bir mozaik değil; şahane bir tablodaki; çinideki mozaikler gibi uyumlu, ahenkli bir bütünlük teşkil etmeli. Osmanlı’da Ermeniler, böyle bütünlük teşkil edince en önemli yerlere de geldi. Mozaik oluyordu. Düşman olunca mozaiklik kalır mı?Fitne, fesat, düşmanlıkla, düşmana paralel işlerle, millete ters eylemlerle; Picasso resmi gibi, gözü tabının altında mozaik mi olur? 

Devlet iradesi, monarşi, oligarşi,demokrasi, sistem ne olursa olsun, zirvede tek insan ve irade vardır. Zamanla ve sistemle değişen, makama geliş ve gidiş usulleri, istişare kadro ve imkânlarıyla, uyacağı kuralların çok geniş çerçevesidir. Devlet Başkanı, kanunlar ve devlet kurumlarının icra güçleriyle, bu iradesinin hakimiyetini sağlamaktan sorumludur. 

Anarşi, çoklu irade hiçbir devlette mümkün değildir. Şirkette dahi olamaz. Darbeci ve diktatörlük gibi cılız yönetimlerde, zirvedeki makamda oturan kimse, gerçekte, dışardaki sömürücü düşman gücün, diktatör kıyafeti giydirdiği kuklasıdır. 

Demokratik sistemde muhalefetin görevi, millete hizmette, iktidara yardımcı olarak, mevcut iktidardan daha iyi hizmet edeceğini göstererek iktidar olmaktır. Devlet iradesinde anarşi doğurmak değildir. Muhalefet, demokrasilerde önemli bir makamdır. Toplumda, ihtilaf ve fitneye yol açan bir duruma düşemez. Düşmemelidir. 

Muhalefet, millete hizmet için ehliyetli insanlar yetiştirip, hizmet yarışıyla iktidar olma okuludur. Ülkemizi, 16 yılda, 26 iktidar değiştirmeye mahkûm eden istikrarsızlıklara, Allah’ın lütfuyla istikrar ve kalkınma yolunu açan Ak Parti kadroları, tarihimizden ders alan ve Milli Nizam partisiyle başlayan, doğru muhalefet ve müspet gayretleriyle milletimizin güven ve teveccühünü kazanmış ve bu desteği daha yükseklere taşımak gayretiyle çalışmaktadırlar.

Muhalefet partileri için, halka güven verip iktidar kapısına götürecek 4 ana yol var. 

1) Hizmet projeleri ve vaatler. Kopya proje, yalan, yanlış vaatler, bu sahada güven ve değer bırakmadı. 

Halkımız, Ziya Paşa’nın, 

“Onlar ki verir, laf ile dünyaya nizamat, 

Bin türlü teseyyüp (düzensizlik, pislik) bulunur hanelerinde” 

mısralarıyla dinliyor. Diğer üç yol sağlam ama onları da fiilen göstermek gerekiyor. 

2) Dürüstlük, şahsiyet, bilgi ve ehliyet. 

3) İktidarın, doğru ve yerinde projelerine destek vererek, bunların daha mükemmel hale getirmeye çalışmak. Uygulamaya yardımcı olmak. Milletimiz, en iyi bunu anlar. “İyilik yap. At denize. Balık bilmezse, Halik bilir.” 

4) İktidara yönettiği her tenkide, insanlık vicdanın ortak etmek.

İktidarı ve muhalefetiyle, siyasi partilerin varlık nedeni, millete hizmettir. Yok yere pürüz çıkarmak. Fitne tohumları ekip, kafa karıştırarak, algı operasyonlarıyla milleti endişelendirip, rahatsız etmek particilik değildir. Değil partilerin, hiç kimsenin işi olmamalıdır. Özellikle böylesine önemli bir geçitte, zamanda millete ihanettir. 

(Devamı yarın)

 

Hasan Aksay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle