İki önemli konu
Sanayiden yüksek sanayiye geçişin depremini yaşayan çağımız, yeni ve köklü bir değişim savaşındadır. Dünya savaşının doğurduğu güç dengesizliği sömürgeciliği yaygınlaştırdı. Daha beterleri, “Güdümlü Darbecilik ve Vekalet savaşları” insan, toplum ve devletleri, medeni görüntü içinde, barbarlığın karanlığına sürüklemektedir. Kiralık cinayet ve savaşların, maskeli devlet gücüyle besleniporganizeedilmesi, insanı, insani yüceliklerden uzaklaşarak, uluslararası hukukta adalet, ahlaktan eser bırakmıyor.
Vekalet savaşları denen adilik, vatan müdafaası ve özgürlük savaşı gibi ölümsüz değerleri ve insani yücelikleri yansıtan gerçek savaşlar için en çirkin iftiralardır. Nitekim Hz. Ali, iman ve ahlakı yaşatma uğruna yapılan savaşları, dikkate alarak, “Savaş, insanın asaletini korur” der.
Türkiye, insana ve devletlere yakışmayan bu vahşeti, meşruiyet kazanmadan ininde yok etmek için en kaypak ve en imkanlı, en ileri silahlarla sahaya sürülen, kaybedeceği ücretinden başka ahlaki, hukuki ve insani bir bağlayıcılığı bulunmayan bu hareketi, DEAŞ; PKK; PYD örnekleriyle bir daha görünmemek üzere, “İbret haline getirerek” tarihe gömmek için savaşıyor. Bu yol açılmadan önünü kapatalım istiyor. Bu kadar önemli bir zamanda başka yazı yazmak doğru değilse de, son önemli bir fırsatı üç kişi de olsa kaybedilmemesi gün ile sınırlı olduğu için, bu son derece önemli konuyu burada bırakıp, öğrenci velilerimizin dikkatini çekmekte yarar vardır.
Böyle büyük ve önemli değişim zamanlarında, Batı devletlerindeki devlet adamlarının zorluklarını, böyle zor günlerden geçmiş siyasiler olarak anlamak mümkünse de, iyiliğin durdurulmasını kabullenmek mümkün değildir. O halde bazen bir süre sabır, masadan ayrılmamak, neden gerekiyor?
Yönetim zaafıyla, hukuk dışı şartlandırılmış siyaset, medya, kurumlar karmasının çıkara yönlendirilmesi, derin yapıları oluşturuyor. Bu derin yapılar, bazen dış güçlerle ilişkiler kuruyor ve asıl gücünü dışardan alanlar, “Uydu derin devlet”; sömürü çıkarları üzerine kurulan derin devletler, “Kendi organize gücüne dayanan, çıkarından başka kural tanımayan derin devletler”. Her iki yapıda da, köklü değişim zaruretlerinde ciddi zorluklar doğar. AB ve ABD gibi, ikinci gruba giren devletlerde, “Devlet adamına, rahat günlerde iç ve dış dengeleri gözetmekten başka bir kayıt yoktur”. Siyasetin bütün zorluğu, kolay kazanca alışmış kendi derin yapılarının keyfini kaçıracak ikna günleridir. İşte o zaman, yetkili devlet adamının durumu, uydu devlet adamından çok zordur. Çünkü uydu devlet adamı emir kulu. Zorluk, yanlışı düzeltmek zorunda olan mazlum tarafıdır. Başbakan Ecevit, milletvekilinin TBMM’den atılmasını işaret eder. Bütün CHP milletvekilleri, ayağa kalkarak, “Dışarı! Dışarı!” diye alkışla tempo tutarlar. Çözüm veya sabır sorumluluğu mazlum taraftadır. CHP, 15 Temmuz 2016’ya kadar, çoğu meselede itirazdan önce düşünülmesi gereken bir yapı idi. Şimdi elinde, üç şey kaldı, 1) Kanun üstü banka sahibi; 2) İçeride ve dışta CHP paraleli medya; 3) Bazı tarihi şahsiyetlerimize hakaret, bazılarını sevgi inhisarına alma!
AB ve ABD’de sömürünün bizzat sahibi grupların direnci demek olan, “Derin Devlet” daha güçlüdür. Değişimi gerçekleştirmek zorunda olan ve aslında kendinden farksız düşünen yönetimini, tenakuzlar içinde bırakmaktadır. Bu zulüm kefenini yırtacak güçlü bir lider çıkaramazlarsa devlet ömrünü tamamlamış demektir. Şimdi ABD’deki sancılar, “ABD’nin kurumlar temelindeki derin devletten” farklı hareket etmek zorunda olan, siyasi derin devletin çıkmazıdır.
Devletler ihtilafa düştüğünde, savaşın iki kademesi vardır. İlki, diplomasi savaşıdır. Masadan kalkılırsa, sıcak savaş başlama ihtimali, güç dengesizliği hesabına göre artar. Bu noktada en akıllı çözüm, iki tarafın ve dostlarının da desteğiyle, düşman ve münafık tahrikine bakmadan, masa korunabilirse, iki taraf da kazanır. Sıkıntıları tehlike sinyali veren AB için masa, çok daha önemlidir. Anlama fırsatı daralabilir.
Peygamberimiz zamanında bu süre, “Hudeybiye Masasında” sağlandı. Obama, “Guantanomo kapanacak” dedi. Netanyahu’yu, kabul etmedi. ABD derin devleti, tersini yaptı. Obama teslim oldu. ABD çok şey kaybetti. Trump’ın şartları daha ağır.
“YİĞİT YÜZ YAŞAR, FIRSAT BİR DÜŞER”
Dinsiz, ahlak olmaz. Değişmez, değiştirilmez ahlakı olmayan sistem ve inanca din denemez. Hükümlerinin bir kısmı değiştirilen, geçmişte kalan dinler, İlahi olma güç ve imkanını kaybetmiştir. Çocuklarımızı ahlaki bilgiden mahrum bırakmayalım.
Kanun, ahlakın yerini tutmaz. İlahi dinler, samimiyetle anlamak isteyenlere hitap eder. Açık, belli, değişmez hedefler verir. Kanunda, vazedenin çıkarı, hükmedenin çıkarı farklar doğurur. Ahlakın gücü ve istikrarı hiçbir metinde yoktur. Rüşvet denilen afet, dindardan başka her sistemin hastalığıdır. Hayattan üstün değerlere sahip olmak ayrı bir nasiptir. Çocuklarımızı İslam’ı öğrenmek, nasibinden mahrum etmeyelim.
İnsan ömrünün önemli bir döneminin, mecburi eğitimle bloke edildiği okullar çağında, çocuklarımızı İslami bilgilerden uzak bırakmak, ölümle veda edeceği maddi dünya telaşından, tek kanatlı, tek gözlü, ebediyetten habersiz tek yönlü, kaybedeceği, fani değerlerden başka değer tanımaz hale getirmek, ölümsüz değerlere kör bırakmak, zindan mahkûm etmek demektir. Buna rağmen kendilerini mahrum edenler olacaktır. Müslüman olarak sorumluluğumuz, iyiliği, herkese teklif etmektir.
İslami dersleri seçme fırsatını çocuklarımız kaçırmamalıdır. Bu dersleri seçme imkanı 23 Şubat Cuma gününe kadar devam ediyor.
Bir an düşünelim: Geçen asırda birçok ülkede, İslam düşmanlığı var. Öğretim yok. İslam’ı seçenleri, mahrumiyetler bekliyor. Bütün zorlukları göğüsleyerek milyonlar İslam’ı seçti. (Dünya nüfusu 3,5-4 milyardan Müslümanlar da dahil 7,5 milyara; Müslümanlar 300 milyondan 1 milyar 800 milyona çıktı) Çocuklarımız, ömür boyu huzur ve şeref duyacakları bir seçim yapacaklar.
Burada önemli bir mesele de, dersi sevdirecek öğretmen. İnşallah o konuda da şanslı olurlar. Lütfen siz de, müspet bakarak ilgilenin ki, bahar iklimi olsun.
23 Şubat 2018 Cuma gününe kadar dilekçeyle seçilmesi gereken dersler:
Kur’an-ı Kerim
Osmanlı Türkçesi
Hz. Muhammed (s.a.s.) hayatı.
Temel dini bilgiler.






