Hizmetle Geçen Bir Ömür: Fehim Adak
İnsanlar vardır, güzel ahlakı, hizmetleri ve eserleriyle tanınır, anılırlar. Ne güzel bir ömür geçirmişlerdir. Fehim Adak kardeşimiz, devletine milletine önemli hizmetler yapmış bir kardeşimizdi. Allah’tan mekanını cennet kılmasını niyaz ediyor, ailesi, dostları, sevenlerine sabr-ı cemil, ümmetimize başsağlığı diliyorum.
Siyasilerin hayatı, “akvaryum vitrinindeki balıklar gibidir.” Herkesin gözleri önündedirler. Fehim Beyin, hayatı da,hizmetleri de aşikardır. Güzel örnektir. Fehim Bey, siyasi hayatından önce de başarılı ve görünür hizmetler vermiş, siyasi hayatında da devam ettirmiş, Müslümanların duasını almış bir kardeşimizdir.
Fehim Bey, Birinci Cihan Harbi yıkıntısı altında kalan, tek cephede 250 bin şehit veren milletimizin üç kıtada istikrar, adalet, huzur sağlayan son Cihan İmparatorluğu’nun yıkılıp parçalandığı acılar döneminin neslidir.
İmparatorluğu parçalayan cihan savaşının merkezi Türkiye’dir. Tarihinden, yazısından, kıyafetinden, kanun ve medeniyet değerlerinden, düşünce paradigması ve hedeflerinden koparan,materyalizmin taklidine, kendi gayretiyle Batı’ya asimile olma, Hırıstiyan denizinde kaybolma, “Devrim”ine denek alanı oluyordu.
Kökten değişim için önce yıkım? Bu yıkımı düşüncede temellendirmek üzere İstiklal Mahkemeleri kuruluyor, görüntüyle beslemek için, ekmek bulamaz hale gelen halk için Avrupa’dan gemilerle şapka ithal ederek Avrupalı oluyorduk.
Bunların Fehim Bey’le ne alakası var? Denebilir mi? Aynı çağı yaşamış biri olarak bence denilemez. O dönem bilgisine ulaşanlar için de denilemez. Fakat yazı ve dilin değişimi, kütüphane ve mezar taşlarımızın bile, bize konuşmaz olduğu, okuyup anlayamadığımız bir devir. Kendi kendimizi, niye asimile ediyorduk?
Fehim Beyi doğru anlamak, şimdi Fehim Beyin şahsında, geçen asrımızın; Gezi maskeli darbe teşebbüslerinin; Beşşar Esat ve Putin hayranlığının; dost, hatta stratejik ortaklarımızın, bize karşı neden terör örgütleri icat edip, beslediklerinin ruhunu anlamak için, asırlık bu devrimi ve asimilasyonu anlamak gerekiyor.
Bu devrim, şapkayı, medeni kanunu ithal edip değiştirdi. “Türkiye tankını, helikopterini kendi yapmamalı” dedi. Tank tamirini, yazılımını İsrail’e ihale zorunda kaldık. Şimdi, “Türkiye, çok güçleniyor, bir daha parçalayalım” gayretinde, hainlerle bütünleşip, devlet ve istikrar düşmanlığı yapılan ara bir dönem.
“Birinci dünya Savaşı” adını alan bu büyük devirme, “Devrim”ine gelirken, Osmanlı İmparatorluğu oldukça ihtiyar ve yorgundu. Ama imanı, ahlakıyla diriydi. Abdulhamid Han’ın dirayetiyle açlık, kıtlık yok. Okullar açılıyor. Türkiye, mevcut demir yolundan uzun Hicaz Demiryolu’nu, en çetin şartlar içinde, son derece kısa zamanda inşa edip açıyordu. Devrim, şapka bile yapamıyor, ithal ediyordu.
Değiştirilemez Tek Parti CHP iktidarları, nihayet öyle bir yere geldi ki, ekmek karne ile, Sümerbank’tan alınan kefen bezi, muhtar ilm-ü haberiyle; şeker gibi lükse giren (!) ihtiyaçlar, ancak memur karnesiyle alınabiliyordu.
Üniversite, CHP gibi tek tip adam yetiştirmeye memurdu. Allah’ın rahmeti, İslam nimeti, kendi hizmet tipini doğurdu. Devrim akıntısına karşı zor bir yoldu. Ama solmayan, tıkanmayan yoldu. Çalışan, üreten, alan değil, veren elin yolu, millete hizmetişi idi. Tek parti, tek tip aydının çıkar hesaplı kolay yolu, İMF’den borç alacak; 12 ada mı isteniyor? Yunan’a verip kurtulacak. Tank tamiri İsrail’e? Ülke, 70 Cent’e muhtaç hale gelince, iş ve döviz için trenler dolusu gencimiz, işçi olarak Avrupa’ya ihraç ediliyordu. Tek tip aydın saltanatı devam ediyordu.
Bu ayrımda Fehim Bey, terleyen, hizmet için çırpınan millet çoğunluğunda. Şimdi tartışma, tek imtiyazlı partinin, tek tip aydınlarıyla, milletimiz arasında?
Millet, istikrarlı iktidarıyla, İMF’ye borçları kapattı. Tankın yenisini yaptı, satıyor. İsrail’e muhtaç değil. Marmaray, dünyada tüm dostları sevindirdi. Tek tip aydın, yasta. Boğaz Köprüsü? Yüksek Hızlı Tren? Oto yollar? Kanal İstanbul? Yeni Anayasa? Tek tip aydın direniyor!
Yeraltı madenlerimiz çıkarılsa, işsize iş, millete refah getirecek? Tek tip aydın direniyor. Ermeni, Bulgar, sınırımızda nükleer fabrika kuruyor. Biz geç kaldık. İthal doğalgazla elektrik pahalı, ne sanayi, ne ihracat olur? Tek tip aynının derdi başka? Nükleer enerji olmasın? CHP imtiyazları devam etsin istiyor.
Milletin yolu üzerinde çakılıp kalan, yolu tıkayan, tek parti devrinin, tek tip aydını, İMF ve Amerika’nın münasip görüp vereceği bize yeter. “Rahatımı bozma” diyor? Milletine hizmet için koşmak, terlemek gereğine inananlar ve milletimiz ise, yeni bir diriliş iman ve iradesiyle ufka bakıyor. Yol, burada ayrılıyor.
15 yıldır, istikrar içinde, kesintisiz hamle ve kalkınma iktidarı kuran aziz milletimiz, Fehim beyler yetiştiren yapıcı, imar edicidir. 70 Cent’e muhtaçlıktan “G 20”, Gelişmiş 20 devlete katıldık, başa doğru ilerliyoruz. Tek tip partinin tek tip aydınları, Köprü, hava alanı, Nükleer enerji istemiyor. Çaresizler. Çıkmazda olduklarını görüyorlar. Ama, sahte “Aydın” imtiyazını kaybedip, “Cahil, yobaz” diye, hakarete yeltendikleri hikmet sahibi Anadolu insanına, “Gerçek aydın sensin” demek zorunda kalacaklar, ona dayanamıyorlar.
Bütün mesele bu yol ayrımındaki doğru seçimde. Hamd Allah’a!
Fehim Adak kardeşime tekrar Allah’tan rahmet, ümmetimize başsağlığı diliyorum.






